Ekonomi6 Temmuz 2005 00:00

Türk Telekom ihalesinin iptali için hukuk mücadelesi başladı

Bu satışı durdurun En az 30 milyar dolar edecek stratejik bir kurum olan Türk Telekom, 6.5 milyar dolara özelleştirilerek yabancı sermayenin eline geçti. Milli sermayeli bir telekomünikasyon şebekesinin kalmaması, Türkiye’nin güvenliğini de tehlikeye sokacak. Türk Haber-Sen, Türk Telekom’un özelleştirme ihalesinin iptali için Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açtı. İhalenin, Anayasa’nın birçok maddesi çiğnenerek gerçekleştiğine dikkat çekilen başvuru dilekçesinde; “Telekom’un yüzde 55’i yabancıların kontrolüne verildi. Bu durum bile Anayasa’nın 19. maddesine aykırı olduğunu gösteriyor” denildi. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilokamagra link kamagra geloxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

Özelleştirme değil, yabancılaştırmaTürk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut, “22 milyon sabit telefon kapasiteli, 734 bin ADSL, 250 bin TTNET, 75 bin ankesörlü telefon, 200 bin ATM abonesi bulunan dünyanın 13. büyük şebekesi, bugüne gelinmesinde bir damla alınteri olmayanlar tarafından inat uğruna yabancı sermayeye teslim edildi” diye konuştu.

ANKARA BÜROSU / Kamu-Sen’e bağlı Türk Haber-Sen, Türk Telekom’un özelleştirme ihalesinin iptali için Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açtı. İhalenin Anayasa’nın bir çok maddesi çiğnenerek gerçekleştirildiğine dikkat çeken Türk Haber-Sen, dava dilekçesinde başta ‘Haberleşme gizliliği’ olmak üzere ‘yüzde 50’den fazla hissesinin yabancılara satılması’, ‘CDMA frekans bandı imtiyazının bedelsiz olarak ihalenin hemen öncesinde Türk Telekom’a tahsis edilmesi’, ‘telekomünikasyon sektöründe milli bir sermayenin kalmaması’ ve Oger grubunun sahibinin şaibeli olmasından dolayı ihalenin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istedi. Türk Haber-Sen, Türk Telekom’un 6.5 milyar dolara Oger Konsorsiyumuna satışının durdurulması için Bölge İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması ve iptali için dava açtı. Dava dilekçelerini mahkemeye vermeden önce bir konuşma yapan Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut, Türk Telekom’un özelleştirme adı altında yabancılaştırıldığını söyledi.

22 milyon sabit telefon abone kapasiteli, 19 milyon aktif sabit telefon, 734 bin ADSL, 250 bin TT Net, 75 bin ankesörlü telefon, 200 bin ATM abonesi, 97 bin km fiber optik kablo hattı bulunan dünyanın 13’üncü büyük şebekesine sahip Türk Telekom’un, 6.550 milyon dolara, kuruluşunda ve bugünlere gelmesinde bir damla alın teri olmayanlar tarafından inat uğruna yabancı sermayeye teslim edildiğine dikkat çeken Karadavut, bu kurumun yabancılaştırılmaması için meydanlarda mücade ettiklerini ancak başarılı olamadıklarını dile getirdi. Mücadelelerinin ikinci ayağı olarak hukuk mücadelesini başlattıklarını söyleyen Karadavut, şaibeli satışın hukuktan geri döneceğini kaydetti. Özelleştirme ihale gününden bir önceki gün 30 Haziran 2005 günü mesai saatinden sonra bir geceyarısı operasyonu ile Almanya’da ve İngiltere’de on milyarlarca dolara ihale edilen 3’üncü nesil mobil telefon ssitemi CDMA frekans bandı imtiyazının bedelsiz olarak özelleştirilecek Türk Telekom’a, yani yeni alıcıya tahsis edildiğine vurgu yapan Karadavut, bu tahsis işleminden firmaların haberdar edilmesini belirtti. Bu sistemin merkezinin Romanya’da bulunduğu ve sahibinin de Oger grubu olduğunu kaydeden Karadavut, “Yani ihalenin kime verileceği önceden belirlenmiştir” tepkisinde bulundu. Türk Telekom’un yabancı sermayeye satılması ile birlikte stratejik bir sektör olan telekomünikasyon sektöründe milli sermayeli bir telekomünikasyon şebekesinin kalmadığını ifade eden Karadavut, “Türkcell’in büyük bir bölümü yabancı sermayeye geçti. Avea’nın da bu satış sonrası kontrolü yabancıya geçti. Telsim’in de muhtemelen alıcısı bir yabancı sermaye olacak. Bu hali bile Türk Telekom’un hukuka aykırı bir şekilde özelleştirildiğini gösteriyor” dedi. Avrupa ülkelerinin hiç birinde Türkiye’de olduğu gibi telekomun yüzde 55’inin yabancıların kontrolüne verilmediğine dikkat çeken İsmail Karadavut, bu durumun Anayasa’nın açık bir biçimde 19’uncu maddesine güvenlik açısından aykırı olduğunu dile getirdi.