Petrol Ofisi ve TÜPRAŞ - Tahir Şilkan
Ülkemizin en başarılı, en kârlı kamu kuruluşlarından biri olan Petrol Ofisi’nin, sadece birkaç yıllık kârı karşılığında Doğan Holding-İş Bankası Ortaklığı’na satılmasının (!) üzerinden birkaç yıl geçti. Petrol Ofisi’ni satın alanlar, satın almak için kurdukları şirketin bütün finansal borçlarını şirket birleşmeleri yoluyla Petrol Ofisi’nin borcu haline getirerek, gerçekte kasalarından tek kuruş ödemeden ülkemizin en kârlı kuruşulunun sahibi oldular. Taksit ödemelerinde ve şirket üzerinde devletin önemli söz ve karar sahibi olmasını sağlayan altın hisse devrinde Doğan Holding-İş Bankası Ortaklığı’na her türlü kolaylık fazlasıyla tanındı. Taksit ödemelerindeki sağlanan ertelemenin yasal düzenlemeye aykırı olduğu mahkeme kararıyla belirlendi ama gelinen süreçte bunların pek bir önemi olmadığı ortaya çıkmış bulunuyor. Ülkemizin en güçlü, en başarılı petrol dağıtım şirketi yılda ortalama 250 milyon USD kâr elde eden ve ortalama 80-90 milyon USD kurumlar vergisi ödeyen kuruluşu çok uzun yıllar boyunca tek kuruş kurumlar vergisi ödemeyecektir.new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardcialis walgreen coupon cialis discount cialis couponmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg
Çok kere yazılmış olmasına karşın, yinelemek pahasına ülkemizde kurumlar vergisinin çok önemli bir kısmını kamu kuruluşları ödemektedir. TÜPRAŞ, Türk Telekom, Elektrik Üretim ve Dağıtım Şirketleri, kurumlar vergisinin gerçek üstlenicileri durumundadır. Yarattıkları katma değerle, ödedikleri vergilerle devlet bütçesine önemli katkılar sağlayan, ülke ekonomisinin can damarı olan kamu kuruluşları yalnız birkaç yıllık kârları karşılığında yerli ve yabancı tekellere peşkeş çekilmeye devam edilmektedir.
Geçen yıl özelleştirilmesi yargıdan dönen ve 2004 yılında 500 milyon USD kâr elde etmiş olan TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesinde ön yeterlilik alan şirketlerden biri de Petrol Ofisi’dir.
İstanbul’da düzenlenen petrol konulu konferansın sponsoru olduğunu grup gazetelerine verdiği tüm sayfa ilanlarla duyuran Petrol Ofisi şirketi, TÜPRAŞ’ı alarak hem sektör hem de ulusal (!) açıdan bir sinerji yaratılacağını iddia ediyor. Şirket yetkilileri Petrol Ofisi ve TÜPRAŞ’ı birleştirerek uluslararası ve bölgesel alanda, ülkeye büyük güç katacaklarını söylüyorlar.
Petrol Ofisi şirketinin TÜPRAŞ özelleştirmesi ile ilgili açıklamasındaki “ulusal” ve “milli” vurguları dikkat çekicidir. Emekçiler, holdinglerin bu kavramları niçin ve hangi amaçları gizlemek için kullandığını gözden kaçırmamalıdır.
Halkın malı olan, bütçeye yük olmak bir yana önemli katkı sağlayan ekonominin sağlam dayanağı olan kuruluşların özelleştirilmesi, emekçi halkın aleyhine sonuçlar doğuracaktır.
Emekçiler işsiz kalacak, sendikal örgütlülükleri dağıtılacak, emekçilerin ücretlerinde ve sosyal haklarında önemli kayıplar yaşanacaktır. Devletin kurumlar vergisi geliri önemli ölçüde azalacak ve sosyal devlet uygulamaları daha çok zedelenecektir.