Ekonomi14 Haziran 2005 00:00

Ekonomi Tıkırında..?

* BDDK'nın raporuna göre Türkiye'de 5 bin 186 gerçek kişinin, bankalarda 1 milyon YTL (1 trilyon TL ) liranın üzerinde parası bulunuyor.   * Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan edinilen  veriler vergi dağılımındaki adaletsizliği ortaya koydu. Beyan edilen aylık gelirlere göre, işadamları ve serbest meslek erbabı, devlette odacı olarak görev yapan ilkokul mezunları kadar bile para kazanamıyor.   * Türkiye, seçilmiş 28 ülke içinde gelir dağılımında Meksika'dan sonra en kötü durumda olan ülke duru­munda bulunuyor. Gelirden en fazla pay alan yüzde 10'luk dilim toplam gelirin yüzde 34.6'sına sahip olurken, gelirden en az pay alan yüzde 10'luk dilim ise toplam gelirin yalnızca yüzde 1.9'unu kullanabi­liyor.discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena

BDDK'nın raporuna göre Türkiye'de 5 bin 186 gerçek kişinin, bankalarda 1 milyon YTL (1 trilyon TL ) liranın üzerinde parası bulunuyor. 2004 yılı sonu itibarıyla, yurtiçi ve yurtdışında yerleşik gerçek kişiler ile tüzel kişilikler dahil edildiğinde ise bankalarda 1 milyon YTL üzerinde 12 bin 785 hesap bulunuyor. Bu rakam 2003 yılında ise 10 bin 140 adet seviyesindeydi. Yabancı para cinsinden mevduatın payında azalma olmakla birlikte, hem özel bankalar hem de yabancı bankaların yabancı para ağırlıklı mevduat yapısının 2004 yılında da devam ettiği görüldü. Bankacılık sisteminin kaynakları içerisinde en önemli paya sahip mevduat ''vade yönünden'' incelendiğinde, gerek Türk parası gerekse yabancı para cinsinden mevduatın vadesinde kısalma olduğu göze çarptı.
      Türk parası mevduatta İmar Bankası mevduatının etkisiyle 12 ay ve üzeri vade dilimindeki mevduatın payında gerçekleşen artış göz ardı edildiğinde, Türk parası mevduat ve DTH'nin, 1 aya kadar vade dilimi hariç olmak üzere, tüm vade dilimlerinin toplam içerisindeki payı azaldı Buna karşın, Türk Parası mevduat ve DTH yönünden 1 aya kadar vadeli mevduatın toplam içerisindeki payının arttığı görüldü.

 

Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan edinilen Gelir İdaresi Başkanlığı'dan derlenen veriler vergi dağılımındaki adaletsizliği ortaya koydu. Beyanlarına göre, eczane ve ilaç depoları, diş protez ve laboratuvarları, toprak sanayicileri, un imalatçıları ve satıcıları, mensucat sanayicileri ve konfeksiyon imalatçılarının 2004 yılı gelirleri, bir önceki yılın altına indi. Seyahat ve turizm acenteleri, otel ve moteller, deri ticareti yapanlar, deriden mamul eşya imal eden ve satanlar ile mobilyacıların kazançları aynı seviyede kaldı. Beyan edilen aylık gelirlere göre, işadamları ve serbest meslek erbabı, devlette odacı olarak görev yapan ilkokul mezunları kadar bile para kazanamıyor. Bir odacıya ayda 525 YTL maaş ödenirken bu tutar, üniversite mezunu düz bir memur için 528 YTL, işe yeni başlayan bir öğretmen için 670 YTL, 25 yıllık bir öğretmen için 836 YTL, bir hemşire için 617 YTL, bir polis memuru için 882 YTL, bir avukat için de 977 YTL olarak belirleniyor. Bu tabloya göre, şu kesimlerin aylık ortalama geliri, odacı maaşının dahi altında kalıyor:

Kuyumcular, ayakkabı imalatçıları, ayakkabı satıcıları, bakkal ve süpermarketler, otel ve moteller, deterjan sanayi ürünlerinin ticaretini yapanlar, deri imalatçıları ve satıcıları, deriden mamul eşya imal eden ve satanlar, fırınlar, diş hekimleri, diş protez ve laboratuvarları, seyahat ve turizm işletmeleri, un imalatçıları ve satıcıları, mensucat sanayicileri, mobilyacılar, lokantalar, kürk imalatçıları ve satıcıları, inşaat malzemesi satanlar, et ve etten mamul madde imalatçıları ve satıcıları ile konfeksiyon imalatı ve satışıyla uğraşanlar.

Asgari ücretin 488.7 YTL olduğu günümüzde, bir asgari ücretli 62.3 YTL gelir, 2.93 YTL de damga vergisi olmak üzere ücretinden 65 YTL vergi ödüyor. Buna karşılık diş protez ve laboratuvarlarının ödediği aylık gelir vergisi 31, deterjan sanayi ürünlerinin ticaretiyle uğraşanların 40.7, ayakkabı imalatçılarının 64, deriden mamul eşya imal edenlerin 43.6, mobilyacıların 62.7, lokantaların 55, kürkçülerinki de 50 YTL'de kalıyor.

Türkiye, seçilmiş 28 ülke içinde gelir dağılımında Meksika'dan sonra en kötü durumda olan ülke duru­munda bulunuyor. Gelirden en fazla pay alan yüzde 10'luk dilim toplam gelirin yüzde 34.6'sma sahip olurken, gelirden en az pay alan yüzde 10'luk dilim ise toplam gelirin yalnızca yüzde 1.9'unu kullanabi­liyor. Türkiye'de nüfusun en düşük ve en yüksek yüzde 10'luk dilimlerinin gelirden aldıkları pay ara­sında 17 kat fark bulunuyor.

DİE'nin hazırladığı ve yeni yayımladığı "Türkiye İstatis­tik Yıllığı 2004"te yer alan seçilmiş ülkelere göre gelir dağılımını gösteren tablo, Türkiye'nin, ABD'yi de geri­de bırakarak, Meksika'dan sonra gelir dağılımında en kö­tü ülke olduğunu ortaya koy­du.

En yoksul yüzde 10'luk dili­min gelirden yüzde 1.9 pay aldığı Türkiye'de en zengin yüzde 10'luk dilim aldığı pay ise yüzde 34.6'ya ulaşıyor. Meksika'da bu oranlar en dü­şük yüzde 10'luk dilimde yüz­de 1, en yüksek yüzde 10'luk dilimde ise yüzde 43.1 düze­yinde bulunuyor.

En düşük yüzde 10'luk dili­min gelirden aldığı payın en düşük olduğu ülkeler arasın­da Türkiye'nin ABD ile aynı

durumda görülüyor. Ancak ABD'de en yüksek yüz­de 10'luk dilimin gelirden aldığı pay yüzde 29.9'da kalırken, Türkiye'de yüzde 34.6'ya çıkıyor. Böylece ABD, en düşük yüzde 10'luk dilim ile en yüksek yüzde 10'luk dilim arasındaki 14.7 kat farkla Türki­ye'den daha iyi durumda bulunuyor. En zengin ve en yoksul yüzde 10'luk nüfus dilimlerinin gelirden aldıkları pay açısından en büyük fark ise 42 katla Meksika'da görülüyor. En düşük ile en yüksek yüz­de 10'luk nüfus dilimleri arasında gelir dağılımı adaletsizliğinde Meksika, Türkiye, ABD'den sonra 14 kat farkla Portekiz, 12.5 kat farkla İngiltere başı çekiyor.