Ekonomi8 Nisan 2005 00:00

Cari açığın finansmanı sıcak para girişine kaldı

Türkiye'nin yılın tümü için 11 milyar dolar olarak hedeflenmesine rağmen ilk iki ayda 4 milyar dolara ulaşan ve eğilim değişmezse yılın tümünde 18-19 milyar dolar arasında bir büyümlüğe erişmesi kaçınılmaz gözüken cari işlemler açığının finansmanı giderek sıcak para girişine bağımlı hale geliyor.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetessymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectscleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg

      Merkez Bankası'nın ödemeler dengesi istatistiklerinden yapılan belirlemelere göre ocak-şubat döneminde yüzde 20 büyüyerek 3.8 milyar dolara kadar yükselen cari işlemler açığının finansmanı için gereksinim duyulan tutar, net hata ve noksan kaleminin 355 milyon dolarla artı yönde hata içermesi nedeniyle 3 milyar 451 milyon dolar olarak hesaplandı.
      Bu dönemde Türkiye'ye sermaye harektleri (borçlanma, portföy yatırımı, doğrudan yatırım vb.) yoluyla net 4 milyar 521 milyon dolarlık bir giriş yaşandı.
      Söz konusu girişin 4 milyar 491 milyon dolarla büyük bölümü portföy yatırımlarıyla gerçekleşti. 1 milyar 758 milyon doları Hazine'nin uluslararası piyasalardan eurobond ihracıyla yaptığı net borçlanmalardan kaynaklanan portföy yatırımı girişlerinin 3 milyar 921 milyon doları ise yabancı yatırımcıların Türkiye'den hisse senedi ve Hazine iç borçlanma kağıtlarına yaptıkları net yatırımlardan oluştu.
      Türkiye'den yurt dışına menkul kıymet alımı için çıkan net tutar ise 838 milyon dolar olarak gerçekleşti.
      Sıcak para olarak nitelendirilen ve 1 milyar 294 milyon doları İMKB'den hisse senedi, 2 milyar 627 milyon doları da Hazine iç borçlanma kağıdı alımı için Türkiye'ye gelen portföy yatırımı aynı dönemdeki cari işlemler açığının finansman gereksiniminden daha yüksek bir rakam oluşturdu.
      Sermaye hareketlerinin portföy yatırımlarından sonraki önemli bir kalemi olan krediler kaleminden (IMF kredileri)
      ise 799 milyon dolarlık bir net ödeme gerçekleşti. Başka bir ifadeyle Türkiye ilk iki ayda kullandığı yeni orta ve uzun vadeli kredilerden daha yüksek tutarda dış kredi anapada ve borç geri ödemesi yaptı. Bu kapsamda Hazine'nin borçlanma ve yeni kredi kullanımları 265 milyon dolar, bankalarinki 183 milyon dolar diğer sektörlerinki ise 351 milyon dolarlık net ödemeyle sonuçlandı. Başka bir ifadeyle önemli ölçüde cari işlemler açığı veren Türkiye, ik iki ayda orta-uzun ve kısa vadeli olarak net borçlanmaya gidemedi. Banka mevduatı yoluyla da bu dönemde Türkiye'ye giriş yaşanmadı. Aksine bankalar ve Merkez Bankası'ndaki yurt dışı yerleşiklere ait mevduatlarda 292 milyon dolarlık bir net çıkış yaşandı. Diğer sermaye olarak nitelendirilen ve oğrudan yabancı sermaye girişi, gayrimenkul satışı ve benzeri hareketler yoluyla ise net 1 milyar 121 milyon dolarlık giriş kaydedilen bu dönemde Türkiye IMF'ye ise net 659 milyon dolarlık anapara geri ödemesi yapıldı. Türkiye yeni stand-by anlaşması imzalanmadığı için bu dönemde IMF'den yeni kredi kullanamadı.
     
      YILLIK AÇIK 16 MİLYARI AŞTI 18-22 MİLYARA GİDİYOR
      Ödemeler dengesinin finansmanıyla ilgili gelişmeler, giderek büyüyen cari işlemler açığının finansmanının, sıcak para olarak nitelendirilen yabancıların Türkiye'ye yönelik portföy yatırımları girişine bağımlılığının arttığına işaret ediyor. Bu nedenle de giderek büyüyen cari işlemler açığının finansmanı daha kritik bir noktaya doğru ilerliyor.
      Şubat sonu itibariyle son bir yıldaki toplam cari işlemler açığı 16.1 milyar dolara kadar ulaştı. Son bir yıllık dönemde yabancıların sadece hisse senedi ve Hazine iç borçlanma kağıdı alımı için Türkiye'ye getirdikleri para ise 10 milyar doları aşkın bir tutar oluşturdu.
      Bu yılın yılın ilk iki ayındaki gelişmeler, eğer bu trendi değiştirecek önemli bir değişiklik yaşanmaz ise bu yılki toplam cari işlemler açığının 18-22 milyar doları bulabileceğine gösteriyor. İlk iki ayda 1.9 milyar dolar olan ortalama aylık cari açık yıllık bazda 22 milyar doların üzerinde bir cari açığa işaret ediyor. İlk iki ayda açıktan yaşanan yüzde 20'lik büyüme hızının diğer aylarda de devam edebileceği varsayımıyla yapılan tahmin ise bu yılki açığın 18 milyar doları aşabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin 2004
      yılının ilk iki ayında verdiği cari işlemler açığı yılın tümünde verilen 15.4 milyar dolarlık açığın yüzde 20'sini oluşturmuştu. Bu yıl da aynı oranın gerçekleşeceği varsayıldığında ise açığın 19 milyar doları bulma olasılığı ortaya çıkıyor. Hükümet, 2005 Yılı Ekonomik Programında 2005 yılı için 10.5 milyar dolarlık cari işlemler açığı tahmininde bulunmuştu. Ancak bu tahmin daha sonra AB'ye verilen Katılım Öncesi Ekonomik Program'la birlikte 11.1 milar dolara çıkarılmıştı. Türkiye ilk iki ayda verdiği açcık yıllık tahminin üçte birine yakın bir büyüklük oluşturdu.