Büyüme Sahtekârlığı Sürüyor - Selim Somçağ
Bugün Türkiye’de IMF programını savunan herkes bilerek veya bilmeyerek Türkiye’nin BOP çerçevesinde emperyalizmin maşası haline getirilmesine, bunun sonucunda parçalanıp yok olmasına hizmet etmektedir. DİE de 2002’den beri yapılan bütün eleştirilere ve bunları göğüsleyememesine rağmen hâlâ büyük bir pişkinlikle bu saçma sayıları millî gelir tahmini olarak önümüze koymaya devam ederek bu plana hizmet etmektedir. new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponscialis manufacturer coupon open drug coupon cardnaproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvatoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Grafikte görüldüğü gibi Türk ekonomisinde tam 12 dönemdir, yani üç yıldır stoklar artmaktadır. Ekonomiden biraz anlayan biri bile bunun mümkün olamayacağını bilir. Nitekim böyle bir şey yoktur; bu stok artışları hayalîdır, uydurmadır. Bu stokların asılsız olduğunu ve DİE’nin bilinçli olarak sürdürdüğü bir yöntem hatasından kaynaklandığını 2003 yılında göstermiştim (“Ekonomi 2002 Yılında Büyüdü Mü?”, İktisat, İşletme ve Finans Dergisi, Sayı 207. Bu yazı sitemizde Makaleler/Ekonomi-Siyaset bölümünde yer alıyor.) DİE, İstanbul bağımsız milletvekili Sayın Emin Şirin’in TBMM’de bu yazıdan yola çıkarak verdiği soru önergesine verdiği cevapta bu iddiamı reddedememiş, zımnen kabul etmiştir. (Bu bölümde yer alan “DİE’den Hayalî Stok İtirafı” başlıklı yazıma bakınız.) Dolayısıyla eğer bu hatayı “farkında olmadan” yapmış olsa dahi artık DİE’nin “Benim böyle bir şeyden haberim yok” bahanesine sığınması da mümkün değildir. Buna rağmen DİE hâlâ yukarıdaki grafikte görülen akla ve mantığa aykırı tabloyu üretmek pahasına Türkiye’nin millî gelir rakamlarını şişirilmiş, hormonlu olarak açıklamaya devam etmektedir. Burada bir kasıt olduğu açıktır. Kastın amacı, Türk ekonomisini bir yandan sürekli artan iç ve dış borçlara ve sürdürülemez cari açığa mahkûm ederken, bir yandan da büyümenin önünü kesen IMF programını başarılı göstermek, böylece IMF vesayetinin devamını sağlamaktır. Türkiye’nin IMF boyunduruğunda tutulmasının da Türkiye’yi zaafa düşürüp, kontrol altına alarak ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesinin bir piyonu haline getirme planının bir parçası olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Bugün Türkiye’de IMF programını savunan herkes bilerek veya bilmeyerek Türkiye’nin BOP çerçevesinde emperyalizmin maşası haline getirilmesine, bunun sonucunda parçalanıp yok olmasına hizmet etmektedir. DİE de 2002’den beri yapılan bütün eleştirilere ve bunları göğüsleyememesine rağmen hâlâ büyük bir pişkinlikle bu saçma sayıları millî gelir tahmini olarak önümüze koymaya devam ederek bu plana hizmet etmektedir. Bunun basit bir siyasî otoriteye veya IMF’deki büyüklerimize yaranma çabası mı, yoksa daha bilinçli bir operasyon mu olduğunu zaman gösterecektir. Her halükârda Türkiye’nin lehine veya aleyhine yapılan en küçük bir işin bile tarihin hükmünden kurtulamayacağı iyi bilinmelidir.