Ekonomi4 Nisan 2005 00:00

Büyüme rakamları gerçekçi mi? - Yiğit Bulut

Fazla uzatmadan cevabı hemen verelim; değil. Neden mi? Yorum katılmamış objektif tespitler.; - Cari açık ve dış ticaret açığında rekorlar kıran yani parasını değerli kılarak ithal mallarını ülkesinde ucuz hale getiren, döviz kurunun sıcak para girişi ile devamlı düşen bir trend içinde kalmasını sağlayan her ülke kısa vadeli tanımlanmış bir gözlem aralığında büyür.discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisnaproxennatrium site naproxen kruidvatrenovation vejle renovation skive renova

- Evet, bu bir büyüme rekorudur ama dünyanın ilk ve tek cari açık ve dış ticaret açığı ile sağlanmış (aynı anda bu dinamiklerin de rekor kırdığı) bir büyüme rekorudur. Bu aslında büyüme değil, cari açık ve dış ticaret açığı gibi iki önemli değişkeni dibine kadar zorlayan ve ekonomiyi orta ve uzun vadede sakat bırakacak bir ilüzyondur.
- Bu büyüme Türk üreticisinin büyümesi değil, Türkiye'ye mal satan yabancı üreticilerin büyümesidir. Türkiye'ye 2003 yılında 100 birim mal satan bir yabancı üretici 2004 yılında yüzde 10 büyüyerek 110 birim mal satar hale gelmiştir. Bu denklem değişikliği o firmanın Türkiye'deki rakibin de kapanmasına, iflas etmesine yol açmıştır. Böyle büyüme olur mu? Dünya üzerinde kendi üreticisini yok ederek büyüyen bir ülke örneği daha var mı?
- Büyümeyi sağlayan 'kuru basarak' aynı anda sıcak paranın rantını maksimize eden dinamiğe, serbest dolaşamadığı için mal satamayan yerli endüstrinin günden güne ithalatçı olması gerçeğini ekleyin, ortaya çıkan sonuç çok net; ithalata dayanan kısa vadede lüks tüketim ile yerli üreticinin yok olması pahasına büyür görünen bir ekonomi.
Açıklanan verinin detaylarına gelince. Büyüme rakamının yüzde 6'ya yakını ithal ve taksitlendirilmiş yani 'bugün için karşılığı olmayan' tüketim artışından, yüzde 1'lik bölümü stok değişiminden kaynaklanıyor. Bu gerçeği dikkate alırsak gerçek büyüme denebilecek net rakam sadece en fazla yüzde 2-3 arasında değişir. Bu gerçeğe DİE'nin itiraf ettiği 'Yakında hesaplama yöntemi değişecek' tespitini ekleyin, ortaya çıkan ikincil sonuçlar da ilk bölümden farklı değil; gerçek denebilecek büyüme yüzde 2 ile 3 arasında. Bu tespit sonrası şöyle diyenler çıkabilir: Özel tüketim ile büyümedik, bu gerçek bir üretim büyümesi?' Cevap aşağıdaki tabloda.

Tüketici kredileri rekor seviyelere ulaşmış. Bu kredilerin bir kısmının dövizli olması dalgalanma anında ekonomimiz açısından önemli bir risk. Olmayan parayı harcatmışsınız ve cebinizde şu anda olmayan dövize endekslemişsiniz, yani ekonomiyi 'Aman sistem kırılmasın diyerek sıcak paracıların her istediğini yapar' şekilde örgütlemişsiniz.
Sonuç: Bu büyüme; 'ülkedeki sağlam dinamiklerin zorlanarak, 'sıcak para, düşük kur, artan dış ticaret açığı, cari açık gibi' etkenler ile sanal bir tablo oluşumudur.
Not : Siz hiç büyüyen bir ekonomide;
-Hırsızlığın arttığını, kapkacın şehirleri esir aldığını
-İşsizliğin rekorlar kırdığını
-Rekabet edemeyen üreticinin aynı malın ithalatçısı olduğunu
-Ve en önemlisi olduğu iddia edilen rekor büyümeleri yakalayan iktidar partisi milletvekillerinin (sadece samimi olanları kastediyorum) 'Ülke batıyor' diyerek istifa ettiğini gördünüz mü?
Son söz: Sebebi ne olursa olsun, yukarıda geçen 'istifa eden' vekiller ibaresi 'bütün istifacıların doğru yaptığı' anlamına gelmez. Dürüstlük siyasi rant amacıyla parti parti gezmek değil, halkın seçtiği yerde kalarak mücadeleyi o çatı altında demokratik kurallar içinde vermektir. İstifacılar özellikle yeni bir ekonomik görüşe sahip olmayan, eski tekerleği 'Ben daha iyi çeviririm' iddiası haricinde hiçbir tezi olmayanların, bu ülkede umut olamayacağını Türk milleti bilmeli. Bu ülkeye yeni bir ekonomik anlayış, yeni bir doktrin gerekli.