ERDEMİR Neden (Yabancılara) Satılmamalı
Atıl METE Makine Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Yani yassı ürün ihtiyacımızın tamamının karşılanabilmesi için ikinci Erdemir'in kurulması gerekmektedir. Durum böyle iken Erdemir'in satışıyla ilgili çalışmalar devam ettirilmekte, dünya demir-çelik üretimini ve ticaretini yönlendiren US Steel, Mittal, Arcelor, Corus gibi şirketler alıcı olarak ortaya çıkmış fırsat kollamaktadırlar. Doç. Dr. Sencer İmer H.Ü. Uluslararası İlişkiler Bölümü Hiçbir sanayi ülkesi, ülkenin demir-çelik sanayindeki Erdemir gibi bir tekeli başka ülkelerin şirketlerinin kontrolüne terk etmemiştir: Ne ABD, ne Almanya, ne Japonya, ne G. Kore, nede Çin veya Rusya. Ali Külebi TUSAM Ulusal Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi Başkanvekili Ayrıca askeri uzantıları da olabilecek böyle bir stratejik kuruluşun yabancı ellere geçmesi ulusal güvenliğimize ters düşer. Bu tür milli kuruluşların blok satış yöntemiyle yabancıların eline geçmesini engellemek gelecek kuşaklara borcumuz olan ulusal bir davranış olacaktır.cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer couponkamagra link kamagra gel
Atıl METE
Makine Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı
Son günlerde ülkemizin ve yöremizin en önemli kuruluşu ve sanayimizin gözbebeği, tek yassı çelik üreten fabrikamız ERDEMlR'in satışıyla ilgili süreç gittikçe hızlandırılmaktadır.
Üretimiyle Çelik Üreticisi 15 AB üyesi ülke arasında 8. sırada, dünyada 48. sırada yer alan, 2004 yılını rekor üretimle kapatan, köklü şirket kültürü, ileri teknolojik yapısı, dünya çapında ürün kalitesiyle, karlılığı ve verimiyle göz kamaştıran, önümüzdeki 3 -5 yıl içindeki yatırım hedefleriyle Avrupa'nın en üst sırasında yer almaya aday, Türk sanayisinin lokomotifi olan ERDEMlR, bir dünya şirketi olarak yurt dışındaki güçlü demir-çelik firmalarının ağızlarını sulandırmaktadır.
2004 yılı ham çelik üretimini 3 milyon 616 bin, ton olarak gerçekleştiren Erdemir, ülkemiz yassı çelik ihtiyacının ancak yarısını karşılayabilmektedir. Yani yassı ürün ihtiyacımızın tamamının karşılanabilmesi için ikinci Erdemir'in kurulması gerekmektedir. Durum böyle iken Erdemir'in satışıyla ilgili çalışmalar devam ettirilmekte, dünya demir-çelik üretimini ve ticaretini yönlendiren US Steel, Mittal, Arcelor, Corus gibi şirketler alıcı olarak ortaya çıkmış fırsat kollamaktadırlar.
Bugün bir entegre demir- çelik tesisinin kuruluş maliyeti ton başına 1500-2000 Dolar'dan kuruluş değeri 6-7 milyar Dolar olan Erdemir, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın elindeki yüzde 46,12’lik hisseleri blok satışla 1 milyar Dolar gibi düşük bir bedelle söz konusu firmalardan birinin eline geçecektir.
TTK 'YE ETKİLERİ
Erdemir' in yabancı şirketlerin eline geçmesi ile Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun ileriye dönük kömür üretim planları da olumsuz etkilenecektir. Türkiye'nin yıllık ihtiyacı olan 10,5 milyon ton taşkömürünün 5,5 milyon tonu TTK tarafından, geri kalan 5 milyon ton ise özel sektör tarafından olmak üzere, 1.3 milyar ton rezervi olan Zonguldak Kömür Havzası'ndan karşılanacağı hükümet yetkililerince birçok kez söylenmiştir. Oysa, satış sonrası Erdemir’in taşkömürü ihtiyacı yerli kaynaklar yerine tamamıyla ithalat yoluyla karşılanacaktır. Bunun gibi; demir cevheri üretimi, demir-çelik yan sanayimiz, bölgemizde yeni kurulmakta olan gemi yapım tersaneleri olumsuz etkilenecek ve bölgemizin dolayısıyla ülkemizin ekonomisi zarar görecektir.
...........
Doç. Dr. Sencer İmer
H.Ü. Uluslararası İlişkiler Bölümü
............
Erdemir başarılı bir işletmedir. Bunda özel bir Kanun ile kurulmuş olmasının büyük payı vardır. Erdemir’de devlet, halk, küçük tasarruf sahipleri, Türk özel sektörü ve yabancı sermaye ortak olmuştur. Erdemir ilk kapasitesi olan 570 bin tondan bugünkü 3 milyon tonluk sıvı çelik kapasitesine kendi kaynaklarıyla büyüyerek yükselmiştir. Erdemir'in özel kanununda, "devlet hissesine düşen karlar dağıtılmaz, yatırıma dönüştürülür" denilerek kuruluşun büyümesi için fon yaratılmıştır. Şimdi öğreniyoruz ki maalesef bu günlerde TBMM'ye sevkedilen, "imtiyazları genel olarak kaldırılacak olan" bir kanun ile Erdemir'in büyümesini sağlayan bu yatırım fonunu oluşturan mekanizmaya da son verilmek istenmektedir. Erdemir için bu yatırım fonu mutlaka korunmalıdır ki Erdemir bundan sonra da büyümeye devam etsin.
Ayrıca Erdemir'in politik müdahaleden uzak, profesyonelce çalışan bir ekibi vardır. Yönetimde kuvvetler "ayrımı ilkesi geçerlidir. Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük ayrı kişilerden oluşur. Erdemir, mevcut haliyle Kardemir dışında Türkiye çelik sanayinin demir cevheri ve kömüre dayalı entegre demir-çelik fabrikalarını bir çatı altında birleştiren ve Türkiye Çelik Sanayinin geleceğini temsil eden bir yapı ortaya koymaktadır. Türkiye'de otomotiv sanayi, gemi inşa sanayi, dayanıklı tüketim malları sanayi, makine sanayi, boru fabrikaları vb. özetle imalat sanayinin büyük bir kısmı Erdemir'in 1965'te devreye girmesinden sonra üretime başlamış ve gelişmiştir. Zira bütün bu sanayiler, Erdemir'in ürünlerini girdi olarak kullanırlar. Türkiye savunma sanayi de Erdemir ile yakından ilgilidir. 1974 'teki Kıbrıs Barış Harekatı'nda kullanılan çıkarma gemileri Erdemir'in kurulmasından sonra inşa edilmişlerdir.
Hiçbir sanayi ülkesi, ülkenin demir-çelik sanayindeki Erdemir gibi bir tekeli başka ülkelerin şirketlerinin kontrolüne terk etmemiştir: Ne ABD, ne Almanya, ne Japonya, ne G. Kore, nede Çin veya Rusya. Sonuç olarak Erdemir'in kamu hisseleri satılmayıp, Erdemir'in kamu payına düşen karları bugüne olduğu gibi yatırıma dönüşüp büyümesi için kullanılmalıdır. Ayrıca devletin Erdemir'in büyümesini desteklemesi de gerekir. Şayet bu husus 1996'da imzalanan AKÇT antlaşması ile çelişki teşkil ediyorsa AKÇT ile imzalanan antlaşmanın Türkiye'nin çıkarları açısından yeniden gözden geçirilmesi gerekir.
Erdemir'in kamu hisselerinin satışından sağlanacak 1 veya 2 milyar dolarlık gelir ile bütçe açıklarını kapatmak için yapılacak hesap, Türkiye çelik sanayinin ve Türkiye'nin sanayileşmesini yabancıların insafına terk etmek olur ki hiçbir sanayileşmiş dünya ülkesi böyle bir uygulama ile gelişmemiştir.
Şu, anda TBMM' de görüşülen Erdemir'in de imtiyazını kaldıracak kanun, yani Erdemir'de kamu hissene düşecek karların bir fonda biriktirilerek yatırımlara dönüşmesi ve böylece Erdemir'in ve İsdemir'in Türkiye'nin hedeflerine doğru bugüne kadar olduğu gibi büyümesinin sağlanmasının ortadan kalkması mutlaka durdurulmalıdır.
Erdemir'e uygulanan başarılı yönetim modeli mümkünse diğer kamu hisseli tekel konumundaki şirketlere de uygulanmalıdır.
Ali Külebi
TUSAM Ulusal Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi Başkanvekili
............
ULUSAL GURURUMUZ YABANCIYA SATILAMAZ
Bu stratejik öncelikler, özellikle Erdemir üzerinde, başta Hindistan kökenli LNM-Mittal Steel ve Arcelor gibi Avrupa kökenli dünya şirketlerinin iştahını kabartmaktadır. Balkanlar ve Orta Asya'da son sıralarda ciddi girişimlerde bulunup, büyük çelik üreticilerini satın almış olan dünya ikincisi LNM gibi bir kuruluş ve 100.000’in üzerinde çalışanıyla dünyada bir numaralı üretici olma konumunu koruyan Arcelor gibi kuruluşların, gözbebeğimiz Erdemir'in kamuya ait yüzde 46.12'lik oranındaki hissesini blok satış yoluyla almaları veya çoğunluk hisse itibarıyla kontrolü ele geçirmeleri, daha sonra kendi ekonomik stratejileri çerçevesinde bu kuruluşumuzun gelişen hızlı performansının önünü kesmelerini söz konusu edebilir. Satın almayı gerçekleştirecek firma şu veya bu düşüncelerle Erdemir ve bağlı kuruluşları pasifize edebilir. Sonuçta bunun bedelini, hem gelişmekte olan Türk sanayi ve ekonomisi ve hem de çalışanlarımız ödeyebilir. Ayrıca askeri uzantıları da olabilecek böyle bir stratejik kuruluşun yabancı ellere geçmesi ulusal güvenliğimize ters düşer. Bu tür milli kuruluşların blok satış yöntemiyle yabancıların eline geçmesini engellemek gelecek kuşaklara borcumuz olan ulusal bir davranış olacaktır.
Cumhuriyet Strateji Ekinden derlenmiştir.