Siyaset19 Aralık 2004 00:00

Haftanın Ali Kemali Yarışması - Bu Hafta Kim İpi Göğüsleyecek?

Filistin kamplarında başladığı macerası; "CIA'ye ilk giren Türk" olma övüncü ile sürerken; kendisini bir kez olsun Pentagon merkezli düşünce kuruluşlarının pompaladığı düşünce sistematiklerine aykırı bir düşünceyi savunurken göremezsiniz. Daha bir kaç ay öncesine kadar Irak'taki direnişi küçümseyip, bu direnişe dikkat çekenleri "anti-amerikancılıkl" suçlayan bu zatın direnişin boyutu karşısında nasıl çark ettiğini izlemek büyük bir zevktir. Sürekli çok okuduğunu ve gezdiğini vurgular. Doğrudur. Ama bu kadar okuyup, bu kadar gezmesine rağmen; bütün düşüncelerinin aynısını, hem de bir kaç ay önceden CFR'ın yayını Foreign Policy gibi dergilerde bulabilirsiniz. O tam bir "anti-entellektüeldir". İnsanlara tek bir sistematik üzerinden düşünme propagandası yaparken; bir de utanmadan bu faaliyetlerini ticari ortaklıklarla süsler. Kendisine Kuzey Irak'ta CIA-MOSSAD-Peşmerge üçgenindeki yatırımlarında yardımı olsun diye; Havaalanı Yönetimleri ile ilgili "Airport Planning & Management" isimli kitabı hediye ediyoruz. arcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cenadiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards


  HAFTANIN ALİ KEMAL'İ YARIŞMASI
 
20 Aralık 2004 
 
 
Geçen Oylamanın Galibi Cengiz Çandar

Cengiz Çandar'ı Kutluyoruz. Aşağıdaki tablodan anlaşılacağı üzere Açık İstihbarat okuyucuları ; Telafer'deki katliam sonrasında Türkmenlere terörist iması yapan Cengiz Çandar'ı birinci seçti. Onu; AB'nin Türkiye'nin içişlerine karışmasını destekleyen Brüksel merkezli Mehmed Ali Birand izledi.

İsim
Oy
Türkmenlere terörist iması yapan Cengiz Çandar 683
AB'nin Türkiye'nin içişlerine karışmasını destekleyen Mehmed Ali Birand 634
CIA'in fonladığı Arı Hareketi'ni faydalı bir "sivil" toplum örgütü olarak sunan Yalım Eralp 254
"Verheugen'e yatıp kalkıp dua edip, Danke Schön diye bin şükran iletelim" diyen Hadi Uluengin 202
Hiçbiri 67



Küresel "vakanüvist" olma yarışında kimin önde olduğunu sizin oylarınızla belirlemeye devam edeceğiz.

BU haftanın adaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

Oylamak İçin Tıklayın




Filistin kamplarında başladığı macerası; "CIA'ye ilk giren Türk" olma övüncü ile sürerken; kendisini bir kez olsun Pentagon merkezli düşünce kuruluşlarının pompaladığı düşünce sistematiklerine aykırı bir düşünceyi savunurken göremezsiniz.

Daha bir kaç ay öncesine kadar Irak'taki direnişi küçümseyip, bu direnişe dikkat çekenleri "anti-amerikancılıkl" suçlayan bu zatın direnişin boyutu karşısında nasıl çark ettiğini izlemek büyük bir zevktir.

Sürekli çok okuduğunu ve gezdiğini vurgular. Doğrudur. Ama bu kadar okuyup, bu kadar gezmesine rağmen; bütün düşüncelerinin aynısını, hem de bir kaç ay önceden CFR'ın yayını Foreign Policy gibi dergilerde bulabilirsiniz.

O tam bir "anti-entellektüeldir". İnsanlara tek bir sistematik üzerinden düşünme propagandası yaparken; bir de utanmadan bu faaliyetlerini ticari ortaklıklarla süsler.

Kendisine Kuzey Irak'ta CIA-MOSSAD-Peşmerge üçgenindeki yatırımlarında yardımı olsun diye;

Havaalanı Yönetimleri ile ilgili "Airport Planning & Management" isimli kitabı hediye ediyoruz.

 
 

Hrant Dink

2000'li yıllarda bu tipin yaptığı kışkırtmanın boyutunu görünce; 1900'lerin başında bunun gibilerin insanları karşı karşıya getirip, birbirine boğazlatmada ne tür bir işlev oynayabileceğini çok net anlayabiliyor insan.

AB süreci derinleştikçe; çıkardığı gazete parçasında "Hoş Gidişler Ola" şeklinde manşetler atacak cüreti kendinde bulan bu aslan parçası; 13.02.2004 tarihli yazısında aynen şöyle yazdı :

"TÜRKTEN BOŞALACAK O ZEHİRLİ KANIN YERİNİ DOLDURACAK TEMİZ KAN,ERMENİNİN ERMENİSTANLA KURACAĞI ASİL DAMARINDA MEVCUTTUR "

AB adına; bu aslan parçasının gazetesini manşetlerine taşımaktan çekinmeyen Ertuğrul Özkök gibileri bu sözleri kamuoyuna duyurmayı cesaret edemedi ama bir Türk vatandaşı Mehmet Soykan; Dink'i Ermeni vatandaşları isyana ve teröre teşvik ettiği gerekçesi ile dava etti.

Dink'i manşet yapanlar Soykan'ın ismini satır aralarında bile geçirmedi. Dink ve onun gibilere çanak tutanları "Ali Kemal" ilan etmekle kalmak onlara yapabileceğimiz en büyük iyiliktir; şimdilik!

 
 
Aslı Aydıntaşbaş

Yasemin Çongar'la birlikte Washington-Pentagon'un en değerli güllerinden. Kadınların üniformaya olan zaafı tarihsel bir gerçektir fakat bunu stratejik bir silaha dönüştüren bir yer var ise o da Pentagon'dur. Kendilerini tebrik etmek lazım.

Yıllar önce küresel gidişata derinlemesine eleştiriler getiren yazıları ile dikkat çeken Yasemin Çongar'ı bir kaç özel davetle saflarına çekmeyi başaranlar açısından; Çongar gibi derinliği olmayan bir isim olan Aslı Aydıntaşbaş ise fazlası ile kolay bir lokmadır.

Sloganı "Promoting American Interests" olan kurumlar bünyesinde yaptığı çalışmalardan; ABD'nin Ortadoğu politikalarını eleştirenlere Washington ağzı ile savurduğu tehditlere kadar bir çok alanda görevini layıkı ile yapmaktadır.

Kendisini uzun süre ihmal ettik ama bundan sonra hakettiği ilgiyi göreceğine emin olabilir. Üniformanın sadece Pentagon'da olduğunu zannetmesi büyük hata.

 
 
Ertuğrul Özkök

Hadi Uluengin'in Türkiye'de kalmış ve ortama daha iyi uyum sağlamış halidir. Tabi geçmişinin ona sağladığı entellektüel arka planın dili ve tarzı üzerindeki olumlu etkisini de gözardı etmeyelim.

Toplumla tek etkileşimi oturduğu fildişi kuleden yolun öte tarafında görülen gecekondu semtleri ile arabasının arka koltuğunda kaykılıp giderken camdan seyrettiği kalabalıklardır. Ayağındaki ayakkabıdan, içtiği şaraba kadar bütün yaşam unsurları da böyle bir teması abes kılar zaten.

Kopukluğu sadece toplumu ile olsa iyi. Kendi ülkesinin çıkarlarını ancak bazıları ile paralel olduğu noktada savunmayı entellektüellik çıtası olarak pazarlamaya kalkan bu ismin Aydın Doğan'ın yanında konuşlandırılması; Türkiye'deki medyanın geldiği ve geleceği noktanın en temel göstergesi olarak karşımızda durur.

Bu kavram militanı; Türkiye'nin Ortadoğu'da etkin rol almasının "bölge militanlığı" olacağını savunarak bu haftanın adayları arasında kendine özgün bir yer edinmiştir.

 
 
Deniz Gökçe

"Çok para kazanıyorum, arkam sağlam" duruşu ile kalsa sorun olmayacak. Neticede; onun gibilerden sürüsü ile görüyor bu ülke insanı. Sorun; bu duruşunu, bir entellektüel saldırganlığa dönüştürüp, geçmişteki performansına bakmadan ahkam kesmeye başladığı noktada oluşuyor.

"Ekonomik geyik" kavramını topluma kazandırdığı için kendisine minnettarız. Türkiye'deki rant çarkının dönmesi için şart olan "kontrollü iyimserlik" politikasında üstlendiği rol de bazıları için paha biçilmez. Kulak kabartan gençlere ekonomik teori diye liberalizm masalları anlatmasını da gözardı edebiliriz. Anlayamadığımız; "asla devalüasyon olmayacak" demesinin ardından yaşanan ekonomik kriz ertesinde hala nasıl yüzü kızarmadan ekonomik tahmin yaptığı.

Bir akademisyen olan Erinç Yeldan'ın Türkiye'nin Arjantin'e dönüşebileceği uyarısını içeren bir yazısına ; entellektüel bir agresiflikle saldırıp; "solcu Baykuş, 17 Aralık öncesi böyle yazılır mı" diyen Deniz Gökçe şartlanmış ve hesaplı iyimserliği ile bu haftanın dördüncü adayı.

 
 

"Ali Kemal" önerilerinizi, nedenleri ile birlikte bekliyoruz.

www.acikistihbarat.com