Ekonomi25 Mart 2005 00:00

Borç Türk'ün kamçısı - Yiğit Bulut

Bir avuç adam tartışmaya katılmak ve herkes gibi fikrini beyan etmek yerine beni yargılayıp çoktan astılar. Suçum da çok açık; dokunulmayan noktalara dokunmak ve son 25 yılda hiç tartışılmayanları tartışma cüretini göstermek.Son 25 yılda tam 400 milyar dolar faiz ödedik. Bu sistem ile daha açıkçası dünyada eşi olmayan 'faiz dışı fazla' gibi önermelere dayanan bu yapı ile kalkınmamız mümkün değil. Borç çevirmecilik oynayacak ve bunu da kabulleneceksek, o zaman kimse halinden şikâyet etmesin! Ben susarım, o susar, bu susar, ülke de AB-IMF sanal rayında gider gibi yapmaya devam eder... discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena

Öncülük ettiğimi düşündüğüm ve bugün bile 'her ne pahasına olursa olsun iyi ettim, yine yaparım' sentezine vardığım 'borç sorgulaması' sonuçlar itibarıyla siyasi demeçlere kadar yansırken, bugüne kadar çok düzeyli bir tartışma olduğu da tespit edilmesi gereken bir gerçek. İşin bu yönü bir yana, görünmeyen ama sinyallerini hissettiğim için sizlere de aktaracağım bir taraf daha var: Görünmeyen tırpan... Bir avuç adam tartışmaya katılmak ve herkes gibi fikrini beyan etmek yerine beni yargılayıp çoktan astılar. Suçum da çok açık; dokunulmayan noktalara dokunmak ve son 25 yılda hiç tartışılmayanları tartışma cüretini göstermek. Eh ne de olsa ellerinde yüklü miktarda sistem malzemesi var! Allah korusun ya fikir yayılırsa, ya 'bu ne biçim faiz, bütçenin yüzde 50'si faiz gideri mi olur' cümlesi kabul görürse!

Sevgili dostlar, tartışmayı düzeyli bir şekilde götürüp hatta akademik bir çerçevede tutmamız gereğinin altını bir kez daha çizerken bir noktayı kalın bir vurgu yaparak tekrarlamak istiyorum; ne devlete borç vermek suç, ne de verilen faizi almak. Bunlar doğal piyasa mekanizmaları içinde anlık risk analizine göre alınan satılan dinamiklere dayanan getiriler... Suç olan ne biliyor musunuz; var olan durumu yani 25 yılda bizlere 400 milyar dolar ödeten dinamiği bir statüko haline getirmek ve bunun arkasına sığınıp 70 milyonun menfaatine bazı kavramları sorgulayanları karalamaya, hatta el altından susturmaya çalışmak... İşte asıl suç, asıl kendini bilmezlik bu! Elbette her şey konuşulacak, elbette her türlü fikir tartışılacak. Peki tartışılamaz ve halkın duygularına birileri tercüman olamazsa?

Suyun önüne set çekilirse, düşünce ve yayılan tezlerin de önüne set çekilebilir. Türkiye'yi rahatlatacak olan birilerinin AB yolunda gittiğini iddia ettiğimiz Türkiye'de her fikri terbiye sınırları içinde kalarak sorgulayabilmesidir. Bu yapılamaz ise toplumun fikri ve manevi potansiyeli yanlış yere odaklanır ve boşalamadığı yerde patlar. O patlama noktası da ne faizi alana ne de verene hayır getirmeyecek, kazanılanı ağız tadıyla yedirtmeyecek bir ortam doğurur. Aynen son 45 yılda 5 örneğini gördüğümüz gibi...

Sonuç: Beni susturmak isteyen birkaç iyi adama bir tavsiyem var; kurumsallaşmasını tamamlamış, duvarındaki anayasasında 'Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırı olmadığı' sürece 'basın yoluyla haberin ve düşüncenin yayılması' kutsaldır ilkesine inanan bir grup içinde çalıştığım sürece işiniz çok zor... Şansınızı deneyebileceğiniz tek bir yol var; çalıştığınız -ortak olduğunuz kurumdan veya genel müdürü olduğunuz finansal kuruluşların sahibinden izin alırsınız, veya bağımsız iseniz kimseye sormadan çıkarsınız karşıma (istediğiniz televizyonda, radyoda, gazetede, nerede isterseniz), fikirlerimi çürütür kendi tezlerinizi savunur ve kamuoyunu kazanırsınız. Onun aksine 'siz pozisyon aldınız ve varoluşunuzu toplumun yararı ile çakışan noktalara kilitlediniz, bazı noktaları tartıştırmazsınız' diye, ben Türkiye'nin menfaatine doğru bildiğimi tartışmaktan asla vazgeçmem...

Son söz: Bütün Türk halkı şunu bilsin ki; ister son 2 günde iddia edildiği gibi 2004 yılında 56 değil 45 katrilyon olsun, ister faiz ödemesi 2005 yılında 30-40 milyar dolar arasına çekilecek olsun, son 25 yılda tam 400 milyar dolar faiz ödedik. Bu sistem ile daha açıkçası dünyada eşi olmayan 'faiz dışı fazla' gibi önermelere dayanan bu yapı ile kalkınmamız mümkün değil. Borç çevirmecilik oynayacak ve bunu da kabulleneceksek, o zaman kimse halinden şikâyet etmesin! Ben susarım, o susar, bu susar, ülke de AB-IMF sanal rayında gider gibi yapmaya devam eder...