‘Senelik 40 milyar dolar faizle Türkiye soyuluyor’
Devlet Denetim Elemanları Derneği (DENETDE) Genel Başkanı Atılay Ergüven, Haçlı seferleri ve Moğol istilasından sonra Türkiye’nin 3’üncü kez sömürüldüğünü belirterek, net borç ödeyicisi olarak yıllık 40 milyar dolara varan faiz ödenmesinin anlamı, ülkemizin faizle soyulması demektir" değerlendirmesinde bulundu. fusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnecialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
Dernek lokalinde dün bir basın toplantısı düzenleyen DENETDE Genel Başkanı Atılay Ergüven, gündemdeki konulara ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu. Ekonomide tehlikeli gidişe dikkat çeken Ergüven, reel faizlerin yüksekliğine vurgu yaptı. Bütçe açıklarının yatırımlardan kısılarak kapatılmaya çalışıldığını ifade eden Ergüven, "Dolara, diğer ülkelerdeki yıllık faizin 5 katının verilmesi ne demektir, bu durum daha ne kadar devam ettirilecektir? Hiçbir ekonominin yıllık 38 milyar dolar faiz ödemesini sürdürmesi ve buna dayanması mümkün değildir. Haçlı seferleri ve Moğol istilasından sonra Türkiye 3’üncü kez sömürülmektedir. Net borç ödeyicisi olarak yıllık 40 milyar dolara varan faiz ödenmesinin anlamı, ülkemizin faizle soyulması demektir" dedi.
Tehlikeli ve geri dönülmez bir yıkım
Son dönemde Türkiye’ye sıcak para girişinin arttığına vurgu yapan Ergüven, belli güçlerce yönlendirilen düşük döviz kurları vasıtasıyla yerli sanayimiz ile istihdam için tehlikeli ve geri dönülemez bir yıkım yaşandığını söyledi. Düşük döviz kurunun, yabancı malların iç talebini teşvik etmesi bir yana; büyük boyutlara varan düşük faturalı ve beyan dışı ithalatların engellenmemesi nedeniyle kayıtdışılığın arttığını dile getiren Ergüven, şöyle konuştu: "Özellikle döviz kurunun düşüklüğü nedeniyle sanayicilerin, ham ve yarı mamul ihtiyaçlarını yurt dışından karşılama yolunu seçmelerinden, ülkemizde iç daralma nedeniyle işsizlik ve durgunluk had safhaya varmıştır. Bu gidişata acil ve köklü önlemler alınmadığı takdirde, daha önce yüksek faiz ve yüksek kur artışlarıyla yaşanan ekonomik yıkım; iç talebin yapısal olarak yok olması ve yerli sanayii iflaslarıyla ortaya çıkacak deflasyonun da etkisiyle, ikinci kez ve daha ölümcül olarak yaşanacaktır. Bu kez zaten gelir ve harcama gücünü kaybetmiş halkın yanında, özellikle imalat sanayi işletmeleri, yani yerli sanayi yıkılacaktır. Bu tehlike görülmeli ve dış dünyadan gelen övgülere aldırmadan gerekli tedbirler alınmalıdır" Hükümetin özelleştirme politikasını da sert bir dille eleştiren Atılay Ergüven, yapılması planlanan özelleştirmelerin belli odaklara diyet ödeme görünümü verdiğini söyledi.