Bilgi Teknolojileri ve Milli Savunma Endüstrisi - Dr. Abdullah Özkan
Küreselleşme süreciyle birlikte bilgi teknolojileri daha da ön plana çıktı. Bilginin etkin kullanımı, bilgi teknolojilerine stratejik bir önem kazandırdı. Bilgi teknolojileri artık hayatın her alanına girdi; politikadan savaş yöntemlerine, işlerin organizasyonlarına kadar herşeyi yapısal olarak değiştirdi. Bilgi Teknolojilerinin sağladığı imkanlar Bilgi teknolojileri insanlığa pekçok önemli imkan ve kolaylık sağladı. cialis coupons printable link discount prescription drug cardkamagra kamagra wikipedia kamagra gel
Bilgi teknolojileri, bilgi işleme hafızalarını olağanüstü geniş kapasitelere ulaştırdı. Bilgi teknolojileri karar verme ve problem çözme konularında, mevcut olabilecek bütün olasılık ve yöntemleri “ulaşılabilir” hale getirdi. Her türlü bilgi, bilgi teknolojileri sayesinde çok düşük maliyetle başka kullanıcıların hizmetine sunulabilir ve elektronik ortamda kopyalanabilir hale geldi.
Sanayi Toplumundan Bilgi Toplumuna
Bilgi teknolojileri, başka teknolojilerde görülmedik bir biçimde günlük hayatı ve toplumun yapısını bir devrim niteliğinde etkilemeye başladı. Bu nedenle de bilgi devrimi ve bilgi toplumundan söz edilir oldu.
Bilgi teknolojilerine dayalı olarak şekillenmekte olan bilgi toplumunu, sanayi toplumundan ayıran temel özellik, üretimin “maddi ürünler” değil, “bilgi” olmasıdır. Bilgi toplumunun sürükleyici gücü, bilgi teknolojilerinin ürünü olan bilgidir. Bilgi toplumunda bilginin sürekli üretilebilmesi ve artış göstermesi, iletişim ağları içinde taşınabilmesi, bölünebilir ve paylaşılabilir olması önemli üstünlükler sağlamaktadır. İletişim ağları ile bilgiye ulaşım da çok hızlanmaktadır. Sanayi toplumunun mekanik teknolojisi fiziksel emeği ikame ederken, bilgi toplumunun bilişim teknolojileri zihinsel emeği ikame etmektedir. Sanayi toplumunun maddi malları fabrikalarda üretilirken, bilgi toplumunda bilgi kullanımı veri bankaları ve bilgi ağlarına bağlı olarak üretilmektedir.
Elektronik harp sistemleri
Görüldüğü gibi bilgi artık en önemli “güç” haline gelmiştir. Bilgiye sahip olan ülkeler aynı zamanda gücü de ellerinde tutmaktadır. Bilgi teknolojileri, milli savunma konusunda da çok önemli bir rol oynamaktadır. Savaşlar artık tankla ve tüfekle değil, ileri teknoloji ürünü elektronik harp sistemleri ile yapılmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde Harp Akademileri Komutanlığı’nda “Gelişen bilgi teknolojisi ile güvenlik politikası ve stratejileri arasında etkileşim ve yönlendirme” konulu önemli bir sempozyum yapıldı. Harp Akademileri Komutanı orgeneral Faruk Cömert, burada yaptığı konuşmada elektronik harp sistemlerinin yazılım ve donanımlarının milli olmasının gereğine dikkat çekerek, şu önemli tespitlerde bulundu: “Dünyanın en mükemmel elektronik harp sistemlerini alın, eğer milli bir yazılım kabiliyetine sahip değilseniz, hiçbir şey yapamazsınız. Özellikle milli yazılım ve donanım konusunda ülkemizin çok hassas olması lazım…”
Türkiye’nin yapması gereken…
Orgeneral Cömert’in dikkat çektiği nokta öylesine önemli ki, milyar dolarlar verip alınan elektronik harp sistemlerini çalıştıracak yazılımlar, bize bu sistemleri satan ülkelerin elinde bulunuyor. Yani arabayı alıyorsunuz ama onu çalıştıracak kontak anahtarı yok! Peki böyle bir arabanın kime ne faydası olacak.
Bu nedenle, Türkiye’nin küreselleşme sürecinde bilgi teknolojilerinin ulaştığı noktayı görerek ona göre yeniden bir yapılanma içine girmesi gerekmektedir. Türkiye kendi milli savunma endüstrisini kurmalı, ulusal güvenlik politikasının oluşumunu da mutlaka tek elde toplamalıdır.
Bilgi çağında ülkeler artık hiç tahmin edilemeyen tehdit ve tehlikelerle karşı karşı kalmaktadır. Türkiye olarak bu tehlikelere maruz kaldığımızda karşı koyabileceğimiz bilgi birikimi ve gücümüzün olması gerekir. Bu gücü elde etmenin yolu da öncelikle, bilgi toplumunun gereklerini yerine getirmek, bilginin gücüne inanmak, insan kaynağını doğru kullanmak ve toplumsal bir seferberlik başlatmaktan geçmektedir.