IMF Politikaları - Öztin Akgüç
Bizim gibi ülkeler için IMF önerilerinin amacı, devleti küçültmek, böylece ekonominin yönetiminin yabancı güçlerin eline geçmesini kolaylaştırmak, emperyal güçlere karşı oluşan, oluşabilecek direnişleri kırmak, ülkede IMF politikalarını destekleyecek, dolayısıyla emperyalizmin kucağına düşmesini sağlayacak çıkar grupları, çıkar odakları oluşturmak ve bu grupları güçlendirmek olarak özetlenebilir. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacleocin 150 mg read cleocin 300 mgcialis walgreen coupon site cialis coupon
Bizim gibi ülkeler için IMF önerilerinin amacı, devleti küçültmek, böylece ekonominin yönetiminin yabancı güçlerin eline geçmesini kolaylaştırmak, emperyal güçlere karşı oluşan, oluşabilecek direnişleri kırmak, ülkede IMF politikalarını destekleyecek, dolayısıyla emperyalizmin kucağına düşmesini sağlayacak çıkar grupları, çıkar odakları oluşturmak ve bu grupları güçlendirmek olarak özetlenebilir.
IMF'nin önerdiği politikaları, içeriği ve doğurduğu, doğuracağı sonuçları, bir kez daha ortaya koyalım.
* Kamu harcamalarının kısılması
Devleti küçültmenin, etkisizleştirmenin, dış baskılara karşı dirençsiz hale getirmenin araçlarının başında kamu harcamalarının kısılması gerekir. Böylece eğitim, sağlık hizmetleri aksar, hatta devletin temel görevlerinden olan güvenlik ve yargı hizmetleri gereği gibi yerine getirilemez, sosyal sabit sermaye yatırımları gerçekleştirilemez. Devlet güç ve itibar yitirir, dış etkilere açık hale gelir; eğitim, sağlık harcamalarının azalması insan kaynağının gelişmesini önler. Ülkede gelir dağılımı daha da bozulur. Devlet, gelir dağılımını düzeltmek için elindeki en etkili araçtan yoksun kalır.
* Özelleştirme
Özelleştirme yoluyla, ekonominin yönetiminin yabancı güçlerin ve/veya yabancı güçlerle ortak ulusal çıkarları pek önemsemeyen yerli grupların ya da siyasal yandaşların eline geçmesine olanak verilir. Aynı zamanda kamusal birikimler, düşük bedelle hatta bazen bedelsiz aktarılarak, ülkede gelir ve servet dağılımı daha da bozulur. Ülkede, IMF politikalarını destekleyecek emperyalist güçlerle işbirliği yapacak gruplar güçlendirilir.
* Sosyal güvenlik kurumlarının özelleştirilmesi, devletten sosyal güvenlik kurumlarına aktarılan kaynakların azaltılması.
Kamunun sosyal amaçlı transferlerini azaltmanın bir yolu da, sosyal güvenlik kurumlarını kara delik olarak göstererek, özel emeklilik sistemlerinin gelişmesini desteklemek, kamusal sosyal güvenlik kurumlarını işlevsiz hale getirmektir.
* Faiz dışı fazlanın arttırılması.
IMF'ye göre devlet, hizmet giderlerini azaltarak, sosyal altyapı yatırımlarını yapmayarak, sosyal amaçlı transfer ödemelerini kısarak, buna karşı orta ve düşük gelirli grupların ödedikleri vergileri arttırarak faiz dışı fazlayı arttırmalıdır. Bu yolla IMF'yi destekleyecek, emperyal güçlerle işbirliği yapacak gruplara daha fazla kaynak aktarılmalıdır. Faiz dışı fazla faiz ödemelerinde kullanılabilecek kaynağı gösterir. Bu tutar ne kadar fazla olursa, o kadar borç verenlere daha fazla kolaylıkla kaynak aktarılabilir. Bunun için yatırımlara, gelişmeye yönelik kamu harcamaları kısılırken sermayenin gelirleri pek vergilendirilmez, sermaye kazancı elde edenlere rantiye ve geniş istisnalar, bağışıklıklar sağlanır.
* Özel kesim borçlarını kamu borcu haline dönüştürmek.
Türkiye'de dış borçların yaklaşık yüzde 40.0'ı özel kişi ve işletmelere aittir. Bunlar dış krediler için riski yüksek borçlardır. Özel işletmeler ödeme güçlüğü içine düştüklerinde, bunları tahsil etmek çok güçtür; dış kreditörler, bu tür alacaklarını silmek ya da karşılık ayırarak zarar yazmak zorunda kalırlar. Böyle bir tehlikeye karşı, bu tür krediler kamu borcu, Hazine güvenlikli borç haline getirilirse, dış kreditörler için risk azalır. Kamu Hazinesi bir şekilde borcu ödemek zorunda kalır. Türkiye'nin dış borçlarının önemli bir kısmı özel ticaret bankaları tarafından alınmıştır. Bankaların batması, ödeme güçlüğüne düşmeleri durumunda, yabancı kreditörlerin risk altına girmemesi için, bu krediler, Hazine garantili haline getirilmelidir. Bunun yolu da zor duruma düşen bankaların fon yönetimine alınmasıdır. Bankalar fon yönetimine alındığında, borçları kamu borcuna dönüşmekte, ödenmesi bir şekilde garanti altına alınmaktadır. Bu nedenle IMF, bankaların fon yönetimine alınması uygulamasının kaldırılmasını istememekte, özel dış borçların bir şekilde Hazine garantili borç şekline dönüşmesinde ısrarlı olmaktadır.
* Yerli işbirlikçi çıkar odakları yaratmak ya da güçlendirmek.
Özelleştirme, kamu harcamalarının azaltılması, yabancı sermaye teşvikleri, vergilerin orta ve düşük gelirli grupların üstüne yıkılması, sermaye kazançlarının hemen hemen vergilendirilmemesi, sermaye hareketlerinde serbesti, borsada spekülatif kazanç olanaklarının yaratılması, ülkemizde de gözlendiği gibi, emperyal güçlerle işbirliğine yatkın bir IMF lobisi oluşturmuştur. Hangi kişi, kuruluş, kanal ve örgütlerin IMF'yi desteklediğine bakın, IMF lobisi konusunda karar verin.
Bağımsızlık, özgürlük, başımızı dik tutmak istiyorsak olaylara doğru tanı koymak, özveri göstermek, savaşım vermek zorundayız. Yapılacak iş yakınmak değil, bu boyunduruktan kurtulmaktır.