Ekonomi26 Şubat 2005 00:00
Bursa'da kala kala 'İpekiş' kaldı - Güngör Uras
1938'de Mustafa Kemal'in açılışını yaptığı Merinos'un makineleri yakında hurdacıya satılacak. Daha sonra da belediye 325 dönüm bahçeyi 'sosyal amaçlı'(!) gazinolar ve çayhanelerle dolduracak.Çünkü, bize şimdilerde "fabrika" lazım değil... Bahçe lazım... Bunca işsiz var? Bu işsizler nerede oturup da çay içecek? fusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects
Çelikpalas Oteli'ne yıllar öncenin özlemiyle gittim. Ön taraftaki odalardan Bursa Ovası'nın yemyeşil görünümü beni etkilemişti. Görevlilere rica ettim. "Lütfen ön taraftan bir oda veriniz" dedim... Çantamı bırakıp Milliyet'in toplantısına, oradan Genç Bakış'ın üniversitedeki programına katıldım. Geç vakit döndüm. Elime 311 numaralı odanın anahtarını tutuşturdular. O da nesi? Bu kadar rezil bir oda mı olabilir? Binanın arkasında, betonlara bakan, kapkaranlık bir oda... Ne yapalım... Biz de, bir daha Çelikpalas'a uğramayız olur biter. Ertesi sabah kapısı açık olan bir ön odanın balkonundan Bursa Ovası'na baktım... Yeşil diye bir şey kalmamış... Ova betonla dolmuş...
O betonlar arasında Kültürpark, Merinos ve İpekiş bahçeleri dikkat çekiyor. İnönü'nün temelini attığı, 1938'de Mustafa Kemal'in açılışını yaptığı Merinos'un makineleri yakında hurdacıya satılacak. Daha sonra da belediye 325 dönüm bahçeyi 'sosyal amaçlı' (!) gazinolar ve çayhanelerle dolduracak.
Bize çay bahçesi lazım
Çünkü, bize şimdilerde "fabrika" lazım değil... Bahçe lazım... Bunca işsiz var? Bu işsizler nerede oturup da çay içecek?
Mustafa Kemal'in Bursa'da açılışını yaptığı ilk sanayi tesisi İş Bankası tarafından yaptırılan İpekiş Fabrikası'dır. 1925 Ekim ayında Mustafa Kemal bu fabrikanın açılışını yaparken şunları söylemiş: "Efendiler... Bursa başlı başına bir sanayi memleketi olmaya elverişlidir. Onun için dilerim Bursa'da fabrikalar çoğalsın. Hiç olmazsa türbelerin sayısına yaklaşsın..."
Bursa yöresinin koza üretiminin ve ipekböcekçiliğinin teşviki amacıyla Mustafa Kemal'in talimatıyla kurulan İpekiş, 1940'larda gene İş Bankası'nın iştiraki olan Yüniş ile birleştirildi. 1991 yılında özelleştirildi. Şimdilerde fabrikayı işleten özel sektör sermaye grubu 160 işçiyle fantezi bayan kumaşı üreterek içeride dışarıda pazarlıyor. İpekiş, Kültürpark'ın bitişiğinde 32 dönüm arazi içinde, tarihi binalarıyla müze gibi bir kuruluş.
Mustafa Kemal'in 1 Şubat 1938'de, Merinos'tan önce açılışını yaptığı diğer fabrika "Gemlik Suni İpek ve Viskon Fabrikası"dır...
Bursa'yı Gemlik'e bağlayan karayolu, Gemlik yakınında bir tepeden geçer. Tepeye ulaşılırken yolun kenarında bir levha vardır. O levhada "Gemlik'e yaklaşırken denizi göreceksin... Sakın şaşırma..." diye Orhan Veli'nin bir dizesi yazılıdır... Eskiden Gemlik'e gelirken deniz görünürdü. Şimdi "silme", çok katlı beton bina görünüyor. İşte o beton denizi arasında 284 dönüm büyüklüğünde bir arsa var... Eskiden burası arsa değildi de, Atatürk'ün açılışını yaptığı Sümerbank'a ait "Gemlik Suni İpek ve Viskon Fabrikası" idi. Bu fabrika genelde pamuk çırçırlarken çekirdek üzerinde kalan kısa elyaflardan oluşan selüloz hamurunu işlerdi. Dalaman Devlet Üretme Çiftliği, diğer devlet çiftliklerinden hammaddeyi toplar, bu hammadde Gemlik'te viskon elyafına dönüştürülürdü. Viskon elyafı pamuk gibi ise de, daha parlaktır. İpek görünümündedir. Tabii elyaftır. Eskiden bu elyaf suya dayanıklı değildi. Şimdi teknoloji değişti. Suya dayanıklı hale getirildi.
Şimdi ithal ediyoruz
Gemlik fabrikası yıllarca ekonomiye katkı yaptı. Tekstil sanayiini kuran insanların çoğu bu fabrikada yetişti. Bizler DPT'de çalışırken, sigara paketlerini kapsayan selefonları (viskon esaslıdır) yapacak tesisi bu fabrika içinde faaliyete geçirebilmek için çırpındık. Başardık. Ama ne yazık ki, Gemlik fabrikasının 1987'de özelleştirilmesine karar verildi. Tekel bu fabrika içinde sigara paketleri için selefon üretimini sürdürdü. 15 Mayıs 2002 tarihinde MKE kurumu, fabrikanın makinelerini hurda olarak satışa çıkardı.
Uzun anlatımın özeti, artık Gemlik Suni İpek ve Viskon Fabrikası diye bir şey yok. 284 dönümlük arazi Uludağ Üniversitesi'ne devredildi. Üniversite bu araziyi değerlendirecek. Bizim tekstil sanayimiz şimdilerde viskon ihtiyacını karşılamak için Avusturya'dan büyük miktarda ithalat yapıyor. Sigara paketlerinin üzerindeki selefonlar da ithal...
Dert etmeyiniz. Üzülmeyiniz. Fabrika yoksa çay bahçesi var. Oturunuz, yakınız bir sigara... Unutunuz bu yazdıklarımı...
O betonlar arasında Kültürpark, Merinos ve İpekiş bahçeleri dikkat çekiyor. İnönü'nün temelini attığı, 1938'de Mustafa Kemal'in açılışını yaptığı Merinos'un makineleri yakında hurdacıya satılacak. Daha sonra da belediye 325 dönüm bahçeyi 'sosyal amaçlı' (!) gazinolar ve çayhanelerle dolduracak.
Bize çay bahçesi lazım
Çünkü, bize şimdilerde "fabrika" lazım değil... Bahçe lazım... Bunca işsiz var? Bu işsizler nerede oturup da çay içecek?
Mustafa Kemal'in Bursa'da açılışını yaptığı ilk sanayi tesisi İş Bankası tarafından yaptırılan İpekiş Fabrikası'dır. 1925 Ekim ayında Mustafa Kemal bu fabrikanın açılışını yaparken şunları söylemiş: "Efendiler... Bursa başlı başına bir sanayi memleketi olmaya elverişlidir. Onun için dilerim Bursa'da fabrikalar çoğalsın. Hiç olmazsa türbelerin sayısına yaklaşsın..."
Bursa yöresinin koza üretiminin ve ipekböcekçiliğinin teşviki amacıyla Mustafa Kemal'in talimatıyla kurulan İpekiş, 1940'larda gene İş Bankası'nın iştiraki olan Yüniş ile birleştirildi. 1991 yılında özelleştirildi. Şimdilerde fabrikayı işleten özel sektör sermaye grubu 160 işçiyle fantezi bayan kumaşı üreterek içeride dışarıda pazarlıyor. İpekiş, Kültürpark'ın bitişiğinde 32 dönüm arazi içinde, tarihi binalarıyla müze gibi bir kuruluş.
Mustafa Kemal'in 1 Şubat 1938'de, Merinos'tan önce açılışını yaptığı diğer fabrika "Gemlik Suni İpek ve Viskon Fabrikası"dır...
Bursa'yı Gemlik'e bağlayan karayolu, Gemlik yakınında bir tepeden geçer. Tepeye ulaşılırken yolun kenarında bir levha vardır. O levhada "Gemlik'e yaklaşırken denizi göreceksin... Sakın şaşırma..." diye Orhan Veli'nin bir dizesi yazılıdır... Eskiden Gemlik'e gelirken deniz görünürdü. Şimdi "silme", çok katlı beton bina görünüyor. İşte o beton denizi arasında 284 dönüm büyüklüğünde bir arsa var... Eskiden burası arsa değildi de, Atatürk'ün açılışını yaptığı Sümerbank'a ait "Gemlik Suni İpek ve Viskon Fabrikası" idi. Bu fabrika genelde pamuk çırçırlarken çekirdek üzerinde kalan kısa elyaflardan oluşan selüloz hamurunu işlerdi. Dalaman Devlet Üretme Çiftliği, diğer devlet çiftliklerinden hammaddeyi toplar, bu hammadde Gemlik'te viskon elyafına dönüştürülürdü. Viskon elyafı pamuk gibi ise de, daha parlaktır. İpek görünümündedir. Tabii elyaftır. Eskiden bu elyaf suya dayanıklı değildi. Şimdi teknoloji değişti. Suya dayanıklı hale getirildi.
Şimdi ithal ediyoruz
Gemlik fabrikası yıllarca ekonomiye katkı yaptı. Tekstil sanayiini kuran insanların çoğu bu fabrikada yetişti. Bizler DPT'de çalışırken, sigara paketlerini kapsayan selefonları (viskon esaslıdır) yapacak tesisi bu fabrika içinde faaliyete geçirebilmek için çırpındık. Başardık. Ama ne yazık ki, Gemlik fabrikasının 1987'de özelleştirilmesine karar verildi. Tekel bu fabrika içinde sigara paketleri için selefon üretimini sürdürdü. 15 Mayıs 2002 tarihinde MKE kurumu, fabrikanın makinelerini hurda olarak satışa çıkardı.
Uzun anlatımın özeti, artık Gemlik Suni İpek ve Viskon Fabrikası diye bir şey yok. 284 dönümlük arazi Uludağ Üniversitesi'ne devredildi. Üniversite bu araziyi değerlendirecek. Bizim tekstil sanayimiz şimdilerde viskon ihtiyacını karşılamak için Avusturya'dan büyük miktarda ithalat yapıyor. Sigara paketlerinin üzerindeki selefonlar da ithal...
Dert etmeyiniz. Üzülmeyiniz. Fabrika yoksa çay bahçesi var. Oturunuz, yakınız bir sigara... Unutunuz bu yazdıklarımı...
(26.02.2005 Milliyet)