Ekonomi10 Şubat 2005 00:00

Evinizi satıp hisse almayın! - Yiğit Bulut

Özellikle 2003 Şubat ayından itibaren yurda giren sıcak para son 24 ay içinde dolar bazında yüzde 50'den fazla getiri sağladı.Örnek; 2003 ocak ayında 1 milyon 700 bin üstünde bozulan bir ABD Doları'nın bugün değeri 1,3-1,35 arasında yani net olarak 400 bin TL'lik net kazanç var. Buna 24 ayda en düşük faizden kazanılan ortalama 1- 2 faize ekleyin, basit faizi yüzde 24'ten fazla.fusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnecialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

 Son günlerde 'kar'dan dolayı Ankara havalimanında uzun beklemek zorunda kalınca; bindiğim taksiden salonda bekleyenlere kadar, her gelir grubundan birçok dostumuzla diyalog yaşama imkânım oldu. Bu konuşmalar ve bana sorulanlardan kesin olarak şunu fark ettim; borsanın yükselmesi ve yüksek seviyelerde kalmadaki tutarlılığı insanlarımızda 'Evimi, arabamı, dükkânımı satayım, hisse alayım' tezini az da olsa tetiklemeye başlamış. Bu tetikleme özellikle Türkiye gibi son 10 yılda iki büyük sıcak para krizi yaşayan ve varlıklarının çoğu bu operasyonlarla transfer edilen bir ülke için en büyük tehlike. Bu yüzden ulaşabildiğim herkese şu çağrıyı yapmak istiyorum; içinde bulunduğumuz endeks seviyesinde 'borsada veya sermaye-para piyasalarının diğer enstrümanlarında' yatırım yapacaksanız hayatınızın temel dengeleri üzerinde oynamadan bunu yapın.
 Daha açık ifadesiyle; artan paranız varsa ve bu paraya ihtiyacınız olmayacaksa bu para ile hisse alıp marjinal fayda sağlamayı düşünebilirsiniz. Bu dinamik haricinde 2 cent üstünde ev, araba, dükkân satıp hisse almak stratejik olarak, borsa kaça giderse gitsin, doğru değil!
 Bu noktada aklınıza şu gelebilir: 2 sent üstünde doğru değil, peki 1.7 cent altında özellikle 1 cent altında doğru mu? 1 cent altında alınacak risk miktarı, 2 cent üstüne göre çok düşük olduğu için sadece artan para değil, nakit varlığınızın belli bir miktarı ile alım yapmak düşünülebilirdi. Endeks dibe yakın olduğu için en azından 1.3-1.7 arasına kadar tepki gelme ihtimali çok yüksekti, zaten o tepki de geldi. Hatırlatayım, 1 cent altında herkes yeni kriz beklerken hep şu tezi savundum: alım yapmak isteyen buradan almayacaksa nereden alacak?
 Sonuç 1: Hayatınızın temel denklemlerini değiştirmeyecek marjinal paranız varsa, marjinal fayda sağlamak için sermaye piyasasına yatırım yapmayı düşünebilirsiniz... Yoksa 'evinizi, arabanızı, dükkânınızı' satıp özellikle bu seviyelerden borsa yatırımı yapılmaz! Sizden önce birçok insan bunu denedi. Şimdi onları kimse hatırlamıyor!
 Sevgili dostlar, ilk bölümde 'borsa' gerçeğine değindikten sonra yanlış algılamanın tepe yaptığı diğer bir maddeye geçmek istiyorum; faizler düştü, Türkiye'nin faiz yükü azalıyor...
 Türkiye son 10 yıl içinde dolar bazında en acımasız faiz kazancının yurtiçi kaynaklardan yurtdışına aktarıldığı dönemi yaşıyor. Özellikle 2003 Şubat ayından itibaren yurda giren sıcak para son 24 ay içinde dolar bazında yüzde 50'den fazla getiri sağladı. Gerçekten yükümüz azalmış değil mi? Örnek; 2003 ocak ayında 1 milyon 700 bin üstünde bozulan bir ABD Doları'nın bugün değeri 1,3-1,35 arasında yani net olarak 400 bin TL'lik net kazanç var. Buna 24 ayda en düşük faizden kazanılan ortalama 1- 2 faize ekleyin, basit faizi yüzde 24'ten fazla. Şimdi 400 YTL'lik kazancı ve 400-800 YTL arası değişen faiz kazancını ekleyin, bulacağınız en düşük getiri dolar bazında yüzde 50... Bu noktada 'Hazine ucuz borçlandı' söylemine geçelim. 'Evet ucuz borçlandı' ama sonucu ne oldu? İç borç stokumuz son 5 yılda dolar bazında ikiye katlandı. DİE verisine göre 2004'te iç borç stoku artışı en düşük yüzde 18.3 oldu ve son iki ayda yüzde 22 üstüne çıkarak yaz aylarından sonra yeniden yükselmeye başladı. Lafın kısası; iç borç stokumuz ödediğimiz onca faize rağmen katlanarak büyüyor...
 Sonuç: Global büyük fon yöneticisi olsaydım, şirketler kurup yatırım yapmak, ABD hazine bonosu faizi peşinde koşmak yerine 'beklenti ve sıcak girişi' gibi iki malzeme ile Türkiye'yi dev bir şirket haline getirip, 70 milyonu faize çalıştırırdım... Merak etmeyin son 11 yıldır onlar da zaten onu yapıyor! Çalışmaya devam!