Şeker Piyasasında Oynanan Oyunlar - Bir Açık İstihbarat Okuyucusu
Günlerden bir gun, Cargill adlı bir Amerikan sirketi, Türkiye'de bir fabrika kurar. Fabrikada, genetik olarak oynanmış Amerikan mısırından sıvı şeker adi verilen bir madde uretilmektedir. Şu iki noktaya tekrar dikkat cekmek istiyorum, bir genetik olarak oynanmış mısır, iki Amerikan mısırı. Bilin bakalım Cargill Amerikan mısırını hangi ülkeden ithal etmektedir! (Not: Amerika ve AB'de seker çiftçileri cesitli kotalarla korunmaktadır, Güney Amerika'dan beste bir fiyatina şeker alabilecek Fransa kendi üreticisine beş katı fiyatı vermeyi tercih eder). sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects
Şimdi size anlatacaklarım garip bir tesadüftür, hem de ne tesadüf.
Şeker Piyasası Kurulu, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde, şeker üretimini ve satışını denetlemekle yükümlü, tekeli önlemek ve çiftçinin korunmasını sağlamak amacıyla kurulmuş özerk bir kurumdur.
Tesadufe bakın ki, günlerden bir gun, Cargill adlı bir Amerikan sirketi, Türkiye'de bir fabrika kurar. Fabrikada, genetik olarak oynanmış Amerikan mısırından sıvı şeker adi verilen bir madde uretilmektedir. Şu iki noktaya tekrar dikkat cekmek istiyorum, bir genetik olarak oynanmış mısır, iki Amerikan mısırı.
Bilin bakalım Cargill Amerikan mısırını hangi ülkeden ithal etmektedir!
"Canım kursun iste, ne güzel yabanci sermaye" diyenlere hikayenin gerisini anlatayım. "Cargill şekeri", Şeker Fabrikalarının ürettiği şekerden daha ucuz piyasaya sürülünce, Şeker Fabrikaları A.Ş. elindeki şekeri satamaz, daha önemlisi çiftçiden alınan pancar miktari düşer, bu dolaylı yoldan yaklaşık 3-4 milyon insanı açlığa iter. (not: Amerika ve AB'de seker çiftçileri cesitli kotalarla korunmaktadır, Güney Amerika'dan beste bir fiyatina şeker alabilecek Fransa kendi üreticisine beş katı fiyatı vermeyi tercih eder).
Yalnız meydanı boş bulan Cargill'in Şeker Piyasası Kuruluyla başı beladadır. Sürekli kota arttırımı isteyen Cargill, ne kadar bastırsa da, Şeker Kurulundan istediğini alamaz, üstune üstlük büyük miktarlarda ceza yer.
Hikaye buraya kadar eğlenceli, bundan sonrası ise tam şenlikli. Cargill Şirketi, sayin basbakaninda maaşı yetmediğinden dolayı ortak olduğu Ülker Şirketine şeker satmaya başlar, hatta anlaşmalar yapılır yeni fabrika kurmak uzere.
Sonra neler mi olur, bir gecede Şeker Piyasası Kurulu kapanır, şeker çiftçisi aç kalır, Türkiye dışarıya doviz akıtır, Amerikan mısır çiftcisi mutlu olur, basbakanımız mutlu olur, Cargill mutlu olur çünkü piyasayı denetLeyen, kotalar koyan özerk kurulumuz artık ortalıkta yoktur.
Bakınız yarın öbür gün, Şeker Fabrikaları zararda kardeşim kapatalım hepsini diye bir yaygara kopacak, ne mutlu Cargill'e, ne mutlu Ülkere, ne mutlu Amerikan ciftcisine. (Bugün bu fabrikaların birinde Balkanlar'ın en büyük makine fabrikası olduğunu ve iki saat icinde silah ve mühimmat üretebilecek duruma geçebileceğini biliyor muydunuz? Bu fabrikayi bir belediye başkanının "Bana verin fuar alani yapacağım" dedigini.)
Türk insani aç kalırmış, 3 milyon kişiye yakın insan (çiftçisi, nakliyecisi, çalışanı, işçisi ve bunların aileleri) isinden gucunden olacakmış; ne gam, yeterki mutlu olalım.
Hikayemiz iste böyle şenlikli, böyle panayırlı fuarlı, böyle eğlenceli bir hikaye.
Zihniniz açık olsun.