Ekonomi5 Şubat 2005 00:00

Yabancının adı var - Ömer Leventoğlu

Hükümet ise geçtiğimiz yıl çıkardığı yasa ile yabancı sermayenin önündeki bütün engellemeleri kaldırdı ve yabancılar için "iyileştirilmiş yatırım ortamında kamusal garantiler" sağladı. Ancak bu düzenlemeden sonra da yabancıların üretim ve istihdamı besleyen yatırımlarda kayda değer bir girişimi olmadı. Son yıllarda giderek uzun vadeli yatırımlardan kısa vadeli spekülatif yatırımlara kayan yabancılar, Türkiye ekonomisinin kritik dönemlerinde ise ülkeyi terk ederek toplumsal boyutları ağır olan krizlere neden oldular.

Türkiye'nin umudunu bağladığı yabancı sermayede dağ fare doğurdu. Son 20 yıla dönük araştırmalar, yabancı sermaye umudunun Türkiye için büyük bir hüsrana dönüştüğünü ortaya koydu. Son yıllarda giderek uzun vadeli yatırımlardan kısa vadeli spekülatif yatırımlara kayan yabancılar, Türkiye ekonomisinin kritik dönemlerinde ise ülkeyi terk ederek toplumsal boyutları ağır olan krizlere neden oldular.
Hükümet ise geçtiğimiz yıl çıkardığı yasa ile yabancı sermayenin önündeki bütün engellemeleri kaldırdı ve yabancılar için "iyileştirilmiş yatırım ortamında kamusal garantiler" sağladı. Ancak bu düzenlemeden sonra da yabancıların üretim ve istihdamı besleyen yatırımlarda kayda değer bir girişimi olmadı. Hükümet, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları ve AB'ye yönelik mevzuat uyumuyla önümüzdeki 3 yıl içerisinde 15 milyar dolarlık yabancı sermaye çekmeyi planlıyor. Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener, Avrupa Birliği üyelik sürecinde 2005-2008 yılları arasında 15 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi beklediklerini açıklamıştı.

SERMAYE ÇIKIŞLARI KRİZ YARATTI
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Duran Bülbül tarafından Türkiye'deki yabancı sermayenin seyrine ilişkin yapılan araştırmada, 1988 ile 2002 yılları arasında Türkiye'ye net 10.7 milyar dolarlık yabancı sermaye yatırımı olurken, bunun net 1.9 milyar dolarlık kısmı kısa vadeli spekülatif yatırımlardan olan portföy yatırımına gitti. Bu dönemde toplamda 35,9 milyar dolar olan sermaye hareketleri içindeki payı da yüzde 35 oldu.
Ancak sermaye hareketlerinin seyri, aynı zamanda Türkiye'deki krizlerin de dinamiğini oluşturdu. Buna göre 1988, 1991, 1994 ve 2001 yıllarında Türkiye'den net sermaye çıkışları gerçekleşti ve bu dönemde toplam 22 milyar dolarlık sermaye ülkeyi terk etti. Söz konusu çıkışlar, aynı zamanda Türkiye'deki krizleri de tetikleyici etki yarattı. Yaşanan her sermaye çıkışının ardından döviz darlığı nedeniyle kurlar
yükselirken, faiz oranlarındaki büyüme ve artan maliyetler nedeniyle küçük ve orta boy işletmeler kapandı ve büyük oranda işten çıkarmalar yaşandı.
Büyük toplumsal darbeler yaratan 1994 ve 2001 krizlerinde yabancı sermaye çıkışlarının birebir belirleyici olduğu ortaya kondu. Buna göre 1994 yılında net 4 milyar dolarlık hızlı sermaye çıkışı yaşanırken, 2001 yılında da 14 milyar dolar seviyesinde bir yabancı sermaye Türkiye'yi terk etti. Araştırmada, sermaye çıkışlarının en büyük nedeninin, kısa vadeli sıcak para konusundaki serbestlik olduğu saptandı.

İZİN VAR, YATIRIM YOK
Araştırmada, Türkiye'deki yabancı sermaye kayıtlarının yanıltıcı olduğu ileri sürüldü. Buna göre Hazine Müsteşarlığı tarafından "izin verilen yabancı sermaye" miktarları ortaya konurken, bu sermayenin çok büyük bir kısmı Türkiye'ye giriş yapmadı. Bu çerçevede, son 22 yıllık dönemde izin verilen yabancı sermayenin sadece yüzde 48'i Türkiye'ye giriş yaptı. Bu dönemde toplam 33 milyar 996 milyon dolarlık yabancı sermayeye giriş izni verilirken, bunların sadece 16 milyar 222 milyon dolarlık kısmı Türkiye'ye giriş yaptı.