Baykal TBMM'den konuştu
Meclis’deki AB görüşmelerinde kürsüye gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti hükümetini eleştirdi. Baykal özet olarak şunları söyledi: levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
Komisyon raporunda hiçbir üyeye öngörülmeyen hatta kendi yasalarına ters uygulamalar öneriliyor. AB’nin 4 temel esasından serbest dolaşım hakkı bize öngörülmüyor.
Lozan Anlaşması’na açıkca ayrı olan istekler isteniyor. Patrik’e ekümanlik isteniyor. Ermenistan’la sınır açılmalı ve onlara göre trajik olayla ilgili de onlarla anlaşmaya varmalıymışız.
Ayrıca Dicle ve Fırat havzalarındaki sulama alanlarının uluslar arası hukuka sokulacağı isteniyor. Bu AB’nin hangi ülkesinde var. Öcalan’ın yeniden yargılanması için kanunların değişmesi isteniyor.
Bu rapor yayınlandıktan sonra sayın başbakan bu raporun olumlu ve dengeli olduğunu söylüyor. Sürekli kısıtlamalar isteyen, Lozan’a aykırı isteklerde bulunan, 80 yıllık dış politikamıza ters isteklere nasıl olumlu dersiniz? Raporu inceleyelim görüşümüzü daha sonra açıklayacağız niye demediniz? Rapora olumlu demek en büyük gaftır.
İç politika kaygısı ile ülkemizin vermekte olduğu mücadeleye zarar verirsiniz. Verheugen’in zor hazmederler dediği raporu kabul ederseniz onlara koz verirsiniz.
Başbakan gördüğü bazı eksiklikleri mektupla bildirmiştir. 17’sinde zirve toplanacak. Zirvede devlet ve hükümet başkanları var. Bizim şikayetlerimizle geçen hafta yapılan toplantılara kadar tarihin en büyük dönemecine kadar nasıl ve ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmiyorduk.
Yapılacak hiçbir şey yokmuş gibi bize yapılacak bir şey yokmuş gibi bu süreci geçirmişlerdir. Eksik olmasınlar Dışişleri Bakanları, Adalet Bakanları Cumhurbaşkanımıza bilgi verdi.
Hükümetin bizim kaygılarımızı paylaştığını gördük. Biz olabildiğince sesimizi anlatmaya çalıştık. Hükümetin tutumu ne olursa olsun, tam üyelik dışında hiçbir şeyin kabul edilmeyeceğini göstermiş bulunuyoruz. Bu toplantı hükümetin gönlü olmadan yapılmıştır.
Tarihimizin en önemli döneminde TBMM bir haftadan az bir zaman kala bir tavır takınmış değil. Meclis bir anlayış ortaya koyamamıştır. Türkiye’nin AB ile ilgili içine girdiği sıkıntılara katkıda bulunacaktır.
Hükümetin iyi niyetini ve çalışmalarını görüyorum. Ancak sorunları aşmak konusunda gayretli olduklarını düşünmüyorum. ‘Aman ne verilirse kabul edelim. Bir pürüz çıkarmayalım’ anlayışını görüyorum.
Hükmet medya ve iş dünyasının etkisinde kalıyor. Hükümet kabul edilemez şartlar konusunda pasif kalıyor. Her türlü çaba sergilenmeli. Her şey tam üyelik dışında kesinlikle kabul edilemez olduğunu herkesin net bir şekilde anlamaları gereklidir. Tam üyelik dışında bir şeyin kabul edilmesi imkansızdır. Bu müzakerelerin ucu açık olmamalıdır. 10 yılda bekleriz. Ama sonunda mutlaka tam üyelik olmamalıdır. Serbest dolaşımın sürekli kısıtlanması ifadesi olarak değişmeli. Türkiye toprağı ile sermayesi ile pazarı ile doğal kaynakları ile çoğrafi konumu ile AB’le giriyor vatandaşları dışarıda kalıyor.
www.kuvayimilliye.cjb.net