Ekonomi25 Ocak 2005 00:00

Enerjide 'ulusal çıkarlar' korunmuyor

Yalnız doğalgazda bile ''al ya da öde'' yükümlülükleri ve arz fazlası nedeniyle Botaş ve Hazine'ye yük 12 yılda 14 milyar dolara ulaşabilecek. Türkiye'nin geleceğine ilişkin yapılan projeksiyonlarda daima 'enerji köprüsü' olgusu yer aldı. Bugüne kadar çok yol alınıp söylemden eyleme geçilebilirdi. Ancak yapılmadı. fusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acnebuscopan link buscopan plusdiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards

Hükümetler uzun vadeli stratejiler gerçek leştirmek yerine birbirinden kopuk anlaşmalar ve günübirlik planlarla yetinmeyi tercih ettiler. Birçok ülke 2030'a kadar uygulayacakları enerji politikalarını bildirmelerine karşın Türkiye'nin henüz açıklama yapmaması, gerek özel sektörün gerekse yabancı yatırımcıların yatırım planlarını askıya almalarına neden oldu.

Enerji uzmanı Necdet Pamir sektörün sorunlarını şu alt başlıklar halinde topladı:

* Kurumlar arası koordinasyon sorunları yaşanması.

* Enerji KİT'lerinde politizasyon.

* Ulusal kaynakların yadsınması.

* Enerjide dışa bağımlılığın giderek artması.

* Modellerin sürekli değişmesi yüzünden piyasada karmaşanın hâlâ sürmesi.

* Enerji girdi maliyetlerinin yüksekliği.

* Vergi politikasının istikrarsızlığı.

* Kaçak akaryakıt yüzünden devletin uğradığı vergi kaybı.

* Petrol ve doğalgazda arama çalışmalarının yetersiz yapılması.

* Doğalgazda sağlıksız "arz-talep" senaryoları. Çok sayıda anlaşma yapılmasına karşın bunların çoğunda ''re-export'' hakkı olmaması.

* Doğalgazda ''al ya da öde'' yükümlülükleri ve arz fazlası nedeniyle Botaş ve Hazine'ye yükün 12 yılda 14 milyar dolara ulaşabileceği.

TMMOB'ye bağlı Makine Mühendisleri Odası'nın raporunda da yapılan anlaşmalar gereği elektrik üretiminde doğalgaz kullanımına giderek ağırlık verildiği ve elektrik santrallarında kullanılan kömür miktarının azaldığı, bunun sonucunda da kömür arama ve sondaj çalışmalarının azaldığı rakamlarla ortaya konuluyor.