Avrupa Kapitalizminin Sosyal ve Genetik Boyutları - Erol Manisalı
Batı kapitalizminin doğuşunun ve gelişiminin Avrupa merkezli olduğunda bir kuşkumuz bulunmuyor. Avrupa'da teknik buluşların, aydınlanmanın ve denizaşırı sömürgelerin gelişimi birbirleri üzerinde dışsallıklar yaratmışlardır. Bunun yanında Hıristiyanlığın yayılması ile orduların ve tüccarların yayılmalarını da aynı bütünleşme (ve dışsallıklar) içinde görüyoruz. Darwin 'in teorilerinin gelişmesi ile imparatorlukların genişlemesi arasında bile tamamlaşmaların bulunduğunu düşünmek hiç de yanlış olmaz. Avrupa'da kapitalizmin 18. yüzyıldan itibaren hızlanarak gelişme göstermesinde şu öğelerin birbirleri üzerinde yarattığı olumlu etkiler büyük rol oynamıştır;coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsdiscount drug coupons click free discount prescription cardnaproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvatclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilo
- Yeni buluşlar ve teknolojik gelişmelerin uygulama alanına girmesi,
- Hıristiyanlığın yayılma çabalarının iktisadi ve siyasi öğelerle bütünleştirilerek yürütülmesi,
- Özellikle 19. yüzyılda sanayici, tüccar, işçi sınıflarının Avrupa kapitalizmi içinde yerlerini alarak ''sistemi güçlendirmeleri'' ,
- Avrupa'daki iç sömürünün, ''sömürgeciliğin gelişmesi ile denizaşırı ülkelere kaydırılması'' . Denizaşırı kazançların Avrupa kapitalizmini güçlendirerek dünya üzerindeki hegemonyasını genişletmesi.
Avrupa kapitalizmi doğuşu ve gelişimi itibarıyla iktisadi, siyasi, askeri, dini ve kültürel öğelerin ''kimyasal birleşiminden'' oluşan bir olgudur. Avrupa kapitalizminin Afrika, Asya ve Amerika'daki sömürgeciliğinde siyasi, askeri, iktisadi, dini ve kültürel öğeler bütünleşmişlerdir.
Tüccarlar, papazlar, askerler ve sömürge valileri birlikte hareket etmişlerdir. Ordularla birlikte papazlar ve tüccarlar da denizaşırı işgale katılmışlardır.
Hep birlikte hareket...
- Askerler olmasa ne tüccarlar ne de papazlar gidebilirlerdi.
- Papazlar (ve kilise) olmasa tüccarlar ve askerler sömürgelerde uzun süre kalamazlardı.
- Tüccarlar olmasa imparatorluklar (ve devletler) ne askerlerini besleyebilirler ne de papazlarına (ve kiliselerine) mali destek verebilirlerdi. Avrupa (ve Batı) kapitalizmi bütün bu parçaların oluşturduğu bir bütündür. Bu bir fiziki bütünlük değildir; kimyasal bir bütünlüktür. Orduların içinde komutanlar kadar papazlar da görev almışlardır. Kolonilerin kurulması askeri, iktisadi, siyasi ve dini kolonların üzerine inşa edilmiş bir çatıdan başka bir şey değildir.
Sosyal, siyasi, iktisadi ve dini boyutları ile siyaset, iktisat ve sosyoloji bilimlerinin ışığında yukarıdaki açıklamalar kendi aralarında kuşku duyulmayan bir ''tutarlık'' gösterirler. Avrupa'da 18., 19. ve 20. yüzyıl kapitalizminin açıklanmasında; 20. yüzyılın başından itibaren de ABD'nin Batı kapitalizminin küresel egemenliğine katılmasında bütün bu öğeler aralarında bütünlük gösterirler.
Sömürgeciliğin biyolojik kanıtı
Edward O. Wilson 'un Doğanın Gizli Bahçesi adlı kitabını(*) okurken Avrupa kapitalizminin (ve sömürgeciliğinin) bu tarihi serüveninde, ''sosyal bilimler dışında da tanıklar'' ve kanıtlar buldum ve heyecanlandım.
Sosyo-biyolojiyi ele alan bölümlerde insan topluluklarında ''bir genin yerini başka bir genin alması 200 ile 300 yıl arasında gerçekleşebiliyor'' ifadesini gördüm. Bilimin teknik olarak ortaya koyduğu bir bulgu Avrupa (ve Batı) kapitalizminin kimliğini de ele veriyordu. Artık onun genlerinde ''sömürgecilik'' vardı. Bu, kanıtlanmış biyolojik bir gerçektir.
17. yüzyılın sonlarından başlayarak 18. ve 19. yüzyıllarda hızla büyüyen Avrupa kapitalizmi (ve sömürgeciliği) 200 yıl içinde Avrupalının genlerini de değiştirdi.
- Sömürgeci İngilizler, Fransızlar, Hollandalılar, Belçikalılar, İsveçliler, İspanyollar, Portekizliler ve İtalyanlar...
- Bu sömürgecilikten yararlanarak ona destek veren insanlar: Kendi kimliklerini, çıkarlarını, kültürlerini yayılmacılık anlayışı üzerine oturtan toplumlar...
200 yılda sömürgecilik, kapitalizm, denizaşırı işgaller; iktisadi, siyasi, dini yayılmacılık; bu özellikler artık Avrupa insanının genlerine işlemiş olmuyor mu? Ben söylemiyorum, bilim söylüyor.
Kapitalizmin Temel İçgüdüsü kitabını yazarken bunu hep düşünmüştüm. Sosyal, siyasi ve iktisadi kanıtlarıma ek olarak, Edward O. Wilson 'un kitabında biyolojik kanıtı da buldum.
Avrupa ve Batı kapitalizmi (ve sömürgeciliği) onların genlerine işlemişti. Avrupa kapitalizminin ve sömürgeciliğinin başlangıcı, 200 yılı çoktan aşmıştı. Onlar artık kolay kolay değişmezdi... Bush yönetimi ile belki de Amerikan kapitalizmi 200. yılını kutluyordu, kim bilir!..
(*) Doğanın Gizli Bahçesi, Edward O. Wilson, TÜBİTAK Yayınları, 2000