Ekonomi4 Ocak 2005 00:00

Vergi yoksulun sırtında - Ömer LEVENTOĞLU

Bu çerçevede OECD ortalamasında gelir ve karlar üzerinden alınan vergiler yüzde 35,3'e ulaşırken, Türkiye'de bu oran yüzde 24,7'ye geriledi. Ancak Türkiye, toplumun geniş tüketici kesimlerinin eşit oranda ödediği, dolayısıyla zengin-yoksul farkı gözetmeksizin herkesi eşit oranda vergileyen mal ve hizmet vergilerinde (KDV ve ÖTV gibi) OECD ve AB ülkelerini yüzde 50 geçerek geride bıraktı.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienaproxennatrium site naproxen kruidvatbuscopan link buscopan plusoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Uluslararası Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından hazırlanan bir raporda, bütün OECD ülkelerinde vergi yükünün arttığı tespit edildi. Ancak vergi tahsilatının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payı bakımından Türkiye'deki artış hem OECD hem de Avrupa Birliği (AB) ülkelerini katladı. Buna göre AB ülkelerindeki vergi yükü 1975 yılından bu yana yüzde 32'den 39'a çıkarken, Türkiye'deki vergi yükü aynı dönemde yüzde 16'dan 31.1'e ulaştı. 
 

Ancak toplam yükteki bu artış, OECD ve AB ülkelerinde toplumun farklı kesimleri arasında görece adaletli dağıtılırken, Türkiye'de tam aksine geniş tüketici kesimleri ve yoksulların sırtına bindirildi. Bu çerçevede OECD ortalamasında gelir ve karlar üzerinden alınan vergiler yüzde 35,3'e ulaşırken, Türkiye'de bu oran yüzde 24,7'ye geriledi. AB-19'da ise gelir ve karlar yüzde 32.3 oranında vergilendirildi. Başka bir zenginlik vergisi olan mülk üzerinden alınan vergilerde de Türkiye OECD ortalamasının yarısına yakın bir seviyede kaldı. Yani OECD ülkelerinde yüzde 5.5 olan mülk vergileri, Türkiye'de 2.9 oldu.
 Bununla birlikte zenginliğin temel kaynaklarından biri olan ticari şirket faaliyetlerinin vergilendirilmesinde de Türkiye OECD ülkelerindeki eğilimin tersine bir seyir izliyor. OECD raporunda, son 10 yıllık dönemde OECD ülkelerindeki Kurumlar Vergisi'nin 1 puanlık bir artış kaydettiği ve 1960'taki sosyal devlet uygulamaları düzeyini yakaladığı belirtiliyor. Ancak Türkiye'de hükümet, yüzde 33 oranında vergilendirilen kurum faaliyetlerinin yükünü bu yıl 3 puan azaltarak kurumlar vergisini yüzde 30'a çekti. 
 
 Ancak Türkiye, toplumun geniş tüketici kesimlerinin eşit oranda ödediği, dolayısıyla zengin-yoksul farkı gözetmeksizin herkesi eşit oranda vergileyen mal ve hizmet vergilerinde OECD ve AB ülkelerini yüzde 50 geçerek geride bıraktı. Bu kapsamda OECD'de yüzde 31.9 olan mal ve hizmet vergileri Türkiye'de 46.8 oranına ulaştı. Vergi hukuku literatüründe sağlam bir yeri olmadığı için "diğer" vergi kaleminde gösterilen vergi türünde ise Türkiye OECD ve AB ülkelerini 6'ya katladı. Böylece OECD'de yüzde 0.9, AB'de ise yüzde 0.7 olan "diğer vergiler", Türkiye'de yüzde 5.8 olarak gerçekleşti.
 Böylece gelir ve kara bağlı olmayan vergi türlerinin toplamında Türkiye yüzde 73.4 oranında dolaylı vergiye ulaşırken, doğrudan gelir ve kara dayalı vergilerin payı yaklaşık yüzde 27 düzeyinde kalıyor.