Şirketler tefecinin eline düştü
BDDK Başkanı Bilgin, bazı Türk firmalarının bankalarla çalışmaktan kaçındığını belirterek, bu şirketlerin özkaynaklarıyla idare etme yoluna gittiklerini, tefecilerin kucağına düşenlerin de can çekiştiklerini söyledi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, şirketlerin yurtiçi bankacılık kesimini pek kullanmak istemediklerini belirterek, “Bazı firmalar bankalarla çalışmamakta, özkaynaklarıyla idare etmeye çalışmakta, bir kısmı maalesef tefecilerle çalışmak zorunda kalmakta, onların elinde can çekişmekte.fusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects
Yurtdışından kredi bulmakta, bir kısmı da barter gibi yöntemlerle iş yapmakta” dedi.
Bilgin, reel sektörün, özellikle KOBİ’lerin en önemli probleminin yetersiz ve yüksek maliyetli finansman olduğunu vurguladı.
Bilgin, firmaların en büyük rahatsızlık duyduğu hususun, bir kriz ortamında esneklik sağlanmaması olduğunu kaydetti.
Tevfik Bilgin, bu durumu “güneşli havada şemsiye verme, yağmurlu havada şemsiyeyi geri alma” örneğiyle açıkladı.
Kayıtdışılık yaygın Reel sektör firmalarının büyük bir kısmının kurumsallaşma eksikliklerinin önemli bir sorun olduğunu dile getiren Bilgin, firmaların bilanço şeffaflığının istenilen boyutlarda olmamasının da bankaları bu firmalara kredi vermekte zorladığını vurguladı.
Bilgin, mevduatın krediye dönüşme oranı 1980’de yüzde 110 iken 2001’de yüzde 30’a düştüğünü, 2002’de yüzde 35, 2003’te yüzde 41 ve 2004’te yüzde 52 olan bu orandaki artış trendinin devam etmesini beklediklerini bildirdi.
Bu arada, Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Bankacılık ve Sanayi İşleri Komisyonu Başkanı Ömer Aras, reel sektör ve bankacılık sektörünün birbirini tamamlayan sektörler olduğunu belirterek, “Sağlam bir bankacılık sektörünün olmadığı yerde sağlam bir reel sektörden söz edilemez; sağlam bir reel sektörün olmadığı yerde de sağlam bir bankacılık sektörü gelişemez” diye konuştu.
Aras, reel sektör ve bankacılık söktörü arasındaki ilişkilerde çok sayıda temel engelle karşılaşıldığını kaydederek, “Bunlardan en önemlisi kayıt dışılıktır.
Şirketlerin şeffaf bilançolara sahip bulunmaması bankacılık kesiminin reel sektörü fonlamasında engel teşkil etmektedir”dedi.
Aras, reel sektörün büyük bir kesiminin henüz “kurumsallaşma” prensiplerini yerine getirmemiş olmasının da ilişkileri olumsuz anlamda etkilediğini belirtti.
Kurumsal prensipler Özellikle finansman desteği sağlanması konusunda, bankalar arasında sektörel bilgi paylaşımı ve kredi bürosu düzeninin oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Aras, “Bireysel kredilerde olduğu gibi ticari krediler için de kredi kayıt bürosu benzeri bir yapılanmanın oluşturulması gerekmektedir.
Bu tür çözümler sayesinde bankalar reel sektör ile ilgili bilgilere erişimde kolaylık sağlayacaklardır” dedi.