Büyümede Stok Rezaleti Devam Ediyor! Selim SOMÇAĞ
Cuma günü açıklanan 3. dönem millî gelir rakamlarına göre stoklar yine artmış. Böylece DİE’nin millî gelir tahminlerine göre Türk ekonomisinde stoklar tam 11 dönemdir artmış olmaktadır. Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi, stok hareketlerinin normal seyri grafiğin 1993-2002 döneminde görüldüğü üzere, birkaç dönem artıp birkaç dönem azalmak şeklindedir. 2002’den itibaren ise her ne hikmetse stokların davranışı değişmiş, stoklar grafikte görüldüğü gibi bir dönem bile durup dinlenmeden göğe merdiven dayayıp aya çıkarma yapma teşebbüsü başlatmışlardır. Editörün Notu: Ekonomik verilerin çarpıtılması suretiyle pek çok kesim (belli bir süre için bile olsa) etki altına alınabilir. Pek çok sanayici “Benim işlerim iyi değil ama herhalde diğerlerinin ki iyi, ilerde bu bana da yansır” düşüncesinde olabilir. Ya da işsizler ilerde iş imkanı bulabileceklerini hayal edebilir. Bu süre içinde bir seçim olursa kısa süren bu kandırmaca önem kazanır. Kandırmacayı bilimsel yönden ortaya çıkarmak ise en azından okuduğunu anlayanları uyandırması açısından önemlidir. Bu bakımdan yazının akademik bir tartışma konusu olmanın ötesinde değerlendirilmelidir. cialis forum cialis prodaja cialis bez receptarenovation vejle renovation skive renovaabilify abilify alkohol abilifyoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Cuma günü açıklanan 3. dönem millî gelir rakamlarına göre stoklar yine artmış. Böylece DİE’nin millî gelir tahminlerine göre Türk ekonomisinde stoklar tam 11 dönemdir artmış olmaktadır. Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi, stok hareketlerinin normal seyri grafiğin 1993-2002 döneminde görüldüğü üzere, birkaç dönem artıp birkaç dönem azalmak şeklindedir. 2002’den itibaren ise her ne hikmetse stokların davranışı değişmiş, stoklar grafikte görüldüğü gibi bir dönem bile durup dinlenmeden göğe merdiven dayayıp aya çıkarma yapma teşebbüsü başlatmışlardır. Bu akıl ve mantığa aykırı bir sonuçtur. Üç yıla yaklaşan bir dönem boyunca, dünyanın herhangi bir ekonomisinde, herhangi bir zamanda sanayinin sürekli olarak stoklarını arttırması imkânsızdır.
Burada stok artışının anormalliğini gösteren tablo var. www.selimsomcag.org adresinden görülebilir.
Bu durumun tek açıklaması, DİE’nin millî gelir tahminini yaparken stokları istatistiksel veri olarak toplamayıp, kalıntı şeklinde türetmesi olabilirdi. Ne var ki DİE 1994’te yayınladığı “Gayrisafî Millî Hasıla, Kavram Yöntem ve Kaynaklar” adlı kitapta stok hareketlerini doğrudan doğruya şirket verilerinden aldığını öne sürmekteydi. Fakat bu iddianın gerçeği yansıtması mümkün değildi, çünkü ekonomik akla göre yönetildiğini kabul etmek durumunda olduğumuz Türk sanayii şirketlerinin böyle mantık dışı bir hareket tarzını benimsemeleri imkânsızdı. Ayrıca 2002 ve 2003 yılları için İMKB sanayi şirketleri bilançoları üzerinde yaptığım inceleme şirketlerin stoklarını DİE’nin iddia ettiği miktarın ancak 1/20’si kadar arttırdıklarını ortaya koyuyordu. Nitekim bu konudaki çalışmalarımı izleyen İstanbul bağımsız milletvekili Sayın Emin Şirin’in mecliste bir soru önergesiyle DİE’den sorumlu Devlet Bakanı Sayın Beşir Atalay’a “Bu kadar stok nerededir, bunların dökümü nedir?” diye sorması üzerine DİE stokların gerçek veri olmayıp, millî gelir hesaplarından kalıntı olarak türetildiğini, dolayısıyla hayalî olabileceğini itiraf etmiştir. (Bkz. “DİE’den Hayalî Stok İtirafı” başlıklı yazım.) Bu çok önemli bir olaydır. Bağımsız bir iktisatçının titizliği, ve bağımsız bir milletvekilinin ülke sorunlarına duyarlılığı sonucunda DİE millî geliri, millî gelir hesaplama yöntemiyle ilgili olarak 1994’te kamuoyuna yaptığı açıklamadan farklı şekilde hesapladığını itiraf etmiştir. Temel ilkesi dürüstlük, güvenilirlik, şeffaflık olması gereken DİE “Ben kamuoyuna başka şey açıklarım, kapalı kapılar ardında başka şey yaparım” demiştir. Ne var ki son millî gelir verilerinde gördüğümüz gibi DİE millî gelir hesaplarını hayalî stoklarla şişirmeye devam etmekte, hükümet de bilimsel ilkelerden ve dürüstlükten taviz vermemesi gereken bir kamu kurumunun içine düştüğü bu tuhaf duruma, ürettiği gülünç, saçma verilere kayıtsız kalmaktadır.
Bu sadece akademik, “meleklerin cinsiyeti” kabilinden bir konu değildir. Geçtiğimiz 11 dönemde gerçek stok hareketlerinin ortalaması çok büyük ihtimalle sıfır civarındadır. Bu durumda son bir yılın millî geliri 2001 yılına kıyasla stoklu verilerin gösterdiği gibi % 18 değil, % 9 artmış olmaktadır. Bu hesaba göre Türkiye’nin 2004 millî geliri USD 290 milyar civarında değil, USD 260 milyar olacaktır. Bu da yıl sonunda % 5 civarında gerçekleşeceğini tahmin ettiğimiz cari açık/millî gelir oranının aslında % 5.8 olması demektir. Başka hayatî bir oranda gerçek millî gelir rakamı daha da kritik bir fark yaratmaktadır: Hayalî stoklarla şişirilmiş millî gelirle yıl sonunda % 89 olmasını beklediğimiz kamu borç stoku/millî gelir oranı, stoksuz millî gelirle % 101’e yükselmektedir. Hükümetin ve birçok lüzumsuz konuda kılı kırk yaran anlı şanlı IMF ekonomistlerinin bu konuya neden kayıtsız kaldıklarını bilmem anlatabildim mi?