Ekonomi29 Kasım 2004 00:00

Gelir Dağılımı Bozuklukları

En varlıklı yüzde 1'lik aile grubunun aylık geliri 50 bin doları bulurken en yoksul yüzde 1'lik  ailenin aylık geliri 150 dolarda kaldı. Sıcak para, ABD'de 56 yılda, Japonya'da 227 yılda, kazanabileceği parayı Türkiye'de üç yılda elde ediyor. Enflasyon düşüyor , ancak ödenen reel faiz düşmüyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise çiftçiyi "devlet hep size mi çalışacak" diyerek azarladı.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon cardsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus

 İstanbul'daki kapkaç, gasp gibi olayların ardında en yüksek ve en düşük gelir grupları uçurumunun olduğuna dikkat çekildi.

Nokta dergisinin bu haftaki sayısında ''Huzursuzluğun ardında gelir uçurumu var'' başlığıyla yayımlanan haberde, İstanbul'un ''bir korku tüneli'' haline gelmesinde gelir dağılımındaki uçurumun büyük bir etken olduğu verilerle anlatıldı.

Haberde ekonomist Mustafa Sönmez' in Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) bölüşüm kalıplarını esas alarak 2002 milli gelir gerçekleşmeleri üzerinden yaptığı hesaplara yer verildi. Bu hesaplara göre Türkiye'de 15 milyon ailenin her 12 saatte ürettiği mal ve hizmetin 1 saatlik kısmı en varlıklı 20 bin aileye gitti. İstanbul'un en varlıklı yüzde 1'lik aile grubunun aylık geliri 50 bin doları bulurken en yoksul yüzde 1'lik İstanbul ailesinin aylık geliri 150 dolarda kaldı. Böylece iki kutup arasındaki gelir farkı 332 kat oldu. İstanbul'da 2002 yılında 2 milyon haneye giren 40 milyar dolar, gelir grupları arasında şöyle paylaşıldı:

Süper zengin grup: 20 bin aileden oluşan bu grup, İstanbul gelirinin yüzde 30'unu oluşturan 12 milyar doları kullandı. Süper zenginlerle en yakın ikinci zengin 20 bin aile arasındaki gelir farkı bire altı oranında hesaplandı.

Yüksek gelir grubu: 120 bin aileden oluşan bu grup, 2002'deki 40 milyar dolarlık gelirden 7 milyar dolar civarında pay aldı. Bu grubun süper zenginlerle gelir farkı bire on oranında.

Üst-orta gelir grubu: İstanbul'da ailelerin yüzde 17'sini oluşturan 340 bin aile gelir pastasından 8.5 milyar dolar pay aldı.

Alt-orta gelir grubu: İki milyon haneli İstanbul'da yüzde 51 çoğunluk oluşturan bu grup, gelir pastasından 10.5 milyar dolar pay aldı.

Düşük gelir grubu: İstanbul'daki toplam hanelerin dörtte birini oluşturan bu grup, pastadan 2.5 milyar dolar pay aldı. Bu gruptaki aileler 2002'de ayda ortalama 415 dolar kazanırken en alttaki yüzde 1'lik grubun geliri 150 dolarda kaldı.

Bu verilere göre İstanbul'da süper zengin ailelerin 2002 yılındaki 12 milyar dolarlık geliri, Türkiye'nin sanayi kentlerinden İzmir, Adana ve Bursa'daki tüm hanelere giren gelirin de üstünde gerçekleşti. Bu grubun evine giren aylık 50 bin dolarlık gelir, üç sanayi kentinin 57 hanesine giren gelir tutarında. İstanbul'un yüzde 2'sini oluşturan 40 bin ailenin geliri Türkiye'nin en büyük iki metropolü İzmir ve Ankara'daki 1 milyon 270 bin ailenin gelirini aşıyor.

ATO'nun araştırmasına göre sıcak para, ABD'de 56 yılda, Japonya'da 227 yılda, diğer ülkelerde ise 97 yılda kazanabileceği parayı Türkiye'de üç yılda elde ediyor:

 Ankara Ticaret Odası (ATO) hazırladığı ''Sıcak Para Raporu'' nda, Türkiye'de Hazine bonosu, borsa ve mevduat üçgeninde dolaşan toplam 23.6 milyar dolarlık sıcak para olduğunu, bunun yıllık getirisinin de 7.3 milyar dolara ulaştığını savundu.

Rapora göre kasım sonunda 23.6 milyar dolar düzeyinde bulunan Türkiye'deki sıcak para, ABD'de 56 yılda, Japonya'da 227 yılda, diğer ülkelerde ise 97 yılda kazanabileceği parayı Türkiye'de üç yılda elde ediyor.

''Sıcak paraya dayalı yüksek ateş, bir ülkeyi yüksek ateşten götürmezse enfarktüsten götürür'' diyen ATO Başkanı Sinan Aygün , ülke dışına çıkan sıcak paraya 1-2 puanlık vergi konulmasını isteyerek şöyle konuştu: ''Sıcak paradan 2 puan vergi alınsaydı, Türkiye bu yıl 150 milyon dolar para kazanabilirdi. 7.3 milyar dolar kazandılar, bir kuruş vergi vermeden gidiyorlar.''

ATO'nun Hazine Müsteşarlığı ve DİE verilerinden yararlanarak hazırladığı rapora göre Türkiye'de 6.5 milyar doları Hazine bonosunda, 12.3 milyar doları hisse senedinde ve 2.8 milyar doları mevduatta olmak üzere toplam 23.6 milyar dolarlık sıcak para bulunuyor.

Bu yıl borsanın yüzde 35.2, Hazine bonosunun yüzde 22.1 ve mevduat faizinin yüzde 17.4 kazandırdığının ortaya konulduğu raporda, ''8.5 milyar dolar portföye sahip Hazine bonocu spekülatörler 1 yılda 2 milyar doları aşkın net faiz geliri elde ediyor'' ifadesine yer verildi.

Parasını Türk mali piyasalarında değerlendiren bir spekülatörün 3 yılda 3'e katlayan gelire ulaştığını da ortaya koyan rapora göre, 2001 yılı aralık ayı başında bin dolar bozdurarak piyasaya giren bir spekülatörün parası, üç yıl içinde 3 bin 26 dolara kadar çıktı.

Enflasyon düşüyor , ancak ödenen reel faiz düşmüyor. Hazine`ye borç verenler yıllık yüzde 12.7 oranında bir reel faiz elde etmeyi bekliyorlar. Enflasyon % 70- 80 lerdeyken de ödenen reel faiz %10-%15 arasındaydı. 

Hazine''nin iç borçlanma faiz oranı yüzde 23'te çakılıp kaldı. Hazine`nin, ekimde yüzde 22.5 olan aylık ortalama iç borçlanma faizi kasımda yüzde 22.8 olarak gerçekleşirken, yılın ilk 11 ayında gerçekleştirilen 129.8 katrilyon liralık borçlanmanın ortalama yıllık bileşik faiz maliyeti ise yüzde 25.7 düzeyinde oluştu.

Hazine Müsteşarlığı`nın kasım ayında gerçekleştirdiği TL cinsinden iskontolu beş ayrı iç borçlanma ihalesinde piyasadan yapılan net borçlanma tutarları ve yıllık bileşik faiz oranları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre, ortalama yıllık bileşik faiz yüzde 22.8 düzeyinde gerçekleşti.

Ortalama yıllık bileşik faiz ekim ayına göre az da olsa artarken, eylül ayında, zina krizi nedeniyle yaşanan artış hariç, faiz oranlarında mayıs ayında başlayan ve ekimde de devam eden düşüş trendi de durdu.

Merkez Bankası`nın beklenti anketiyle ölçtüğü gelecek 12 aylık döneme ilişkin yüzde 9`luk enflasyon beklentisi dikkate alındığında, kasımda Hazine`ye borç verenler yıllık yüzde 12.7 oranında bir reel faiz elde etmeyi bekliyorlar.

Reel faiz beklentisi ekimde ise yüzde 12.6 olarak hesaplanmıştı.

11 AYLIK BORÇLANMA Hazine bu yılın ocak-kasım döneminde ise 118 katrilyon 249 trilyonu piyasadan, 11 katrilyon 518 trilyon lirası ise kamu kurum ve kuruluşlarından olmak üzere TL cinsinden ihalelerde toplam 129 katrilyon 767 trilyon lira borçlandı.

Borçlanma tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39.5 oranında artış kaydetti.

Piyasadan borçlanmalarda yüzde 39.1, kamu kurum ve kuruluşlarından borçlanmalarda ise yüzde 44.5 oranında artış yaşandı.

Bu dönemdeki borçlanmaların ortalama yıllık bileşik faizi yüzde 25.7, borçlanmanın ortalama vadesi ise 387 gün olarak hesaplandı.

Başbakan çiftçiyi azarladı:

Erzurum'daki afet konutlarının anahtar teslim törenine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Çiftçinin hali ne olacak'' diye soran bir kişiye 'Bir kesimi sübvanse edip, diğerini mağdur edemeyiz. Doğrudan Gelir Desteği ile çiftçiye ciddi miktarda para geliyor. Bu paranın nereden geldiğini biliyor musun? Mazot desteğini alıyor musun? Bir de hâlâ 'Çiftçi ne olacak' diyorsun. Yahu bu millet, yatıp kalkıp size mi çalışacak? Parayı da devleti de iyi yöneteceğiz'' diye çiftçileri azarladı.