Hainlik - Deniz Som
Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi Vakfı'nın genel sekreterliğini üstlenen ve birçok özelleştirme kararına karşı açılan iptal davalarının dilekçelerini hazırlayan İlter Ertuğrul , Ümit Yayıncılık'tan çıkan kitabında "Özelleştirmenin 10 yılı: Biz Vatan Hainliğine Devam Ediyoruz Hala" diyor. Kitap, tam bir belge niteliğinde; ulusal kaynaklarımızın nasıl peşkeş çekilmek istendiğini gösteren "ibret vesikaları"yla dolu... Üstelik, bu yağma İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar dayanıyor... new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
"1- Kamuoyu oluşturma: Önce bir kamuoyu oluşturma çalışması başlıyor; bu şarkının yıllardır değişmeyen güftesi 'dünya değişiyor', ikinci mısrası ise, bu değişimin dışında kalmamak...
2- Telkin ya da yönlendirme: Bu arada dış basının önemli dergi ya da gazetelerinde Türkiye'ye akıl veren yazılar çıkıyor, bunlar anında çevrilip iç kamuoyuna 'bizimkiler'in görüşü olarak iletiliyor.
3- Önemli dış gelişme: Bu sırada mutlaka Türkiye'nin Batı ile işbirliğinin arttırılmasını 'gerektiren' önemli bir dış gelişme yaşanıyor.
4- Tehdit ve sihirli sözcükler: Aynı süreç içinde mutlaka gelişen dünya koşullarının Türkiye'nin politikalarında 'değişiklik' gerektirdiği, aksi halde Türkiye'nin dünyada yalnız kalacağı ileri sürülüyor. Türkiye'nin 'çağa uyum sağlaması', 'dünyaya entegre olması' isteniyor.
5- Teknik adamlar: Sürecin bir diğer temel özelliği, sorun sanki siyasi değilmiş, ekonomik kararların ardında siyasi tercihler yokmuş gibi, konulara her şeyin dışında 'teknik bir zorunluluk' olarak bakan adamlar, ama hep aynı kaynakta yetişmiş adamlar ortaya çıkıyor.
6- İstenenden fazlasını yapmak: Bu durum 'teknik' adamların, istenenden fazlasını yapmak biçimindeki temel özelliklerini de açıklıyor.
7- Yeni koşullar: Beklentilerin gerçekleşmeyeceğinin kısa sürede anlaşılması halinde, karşı taraf pas geçip topu başka bir kuruma atıyor.
8- Sapla saman: Bütün bu sürecin gerçek sonuçları ekonomik olmadığı, siyasal olduğu halde, ilk günden itibaren siyasal yön reddediliyor ve konulara hep 'teknik' açıklamalar getiriliyor."
Sonra... İlter Ertuğrul'un yazdığı gibi ceplerindeki paraya, yanlarındaki medyaya, arkalarındaki devlet güçlerine karşın, her istediklerini yapamıyorlar çünkü İlter Ertuğrul gibi yurtseverler çıkıp onlara epey zaman kaybettiriyor. Kitaptaki konulara gelince...
Birinci konu: Türkiye'yi kim yönetiyor?
Bu kadarı yeter sanırım!