Ekonomi26 Eylül 2004 00:00

Deppler’den Nasrettin Hoca Fıkrası - Selim Somçağ

Bugünün Türkiyesinde faiz dışı fazlayı arttırmakla reel faizin düşmediği ortada.   Ama faiz dışı fazlanın artması kamu yatırımlarını,  harcamalarını aynı boyutta azalttığı için doğrudan doğruya işsizliği,  yoksullaşmayı arttırıyor.  Bu iktisat fakültesinde 1. sınıf bilgisi. claritin mazilo claritinekombo claritin mazilobuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg

Bu sabah bir açıklama yapan IMF Avrupa Direktörü Michael C. Deppler, Türkiye'de işsizliğin
azaltılması için sıkı maliye politikalarına devam edilmesi gerektiğini bildirmiş.   Deppler’e göre sıkı maliye politikasına devam edilmesiyle reel faizler düşecek,  böylece sosyal politikalara kaynak aktarılabilecekmiş.

Bu anlatılanlar ekonomi teorisine hiç benzemiyor,  fakat Nasrettin Hocanın “peşin para” fıkrasına çok benziyor.   Hani Hoca kapıya dayanan alacaklısına “Evin önüne çalı diktik,  buradan geçen koyunların yünleri buraya takılacak,  hanım bu yünleri eğirip iplik yapacak,  ipliği satınca paranı vereceğiz” demiş ya;  Deppler’in mantığı da aynı hesap.

Bak Deppler Efendi;  bugünün Türkiyesinde reel faizin yüksek olmasının sebebi borç stokunun malî sisteme oranla çok büyük olmasıdır.   Bu durumda stoku çevirmek için uluslararası finans sermayesine,  yani sıcak paraya ihtiyaç duyulmaktadır.   Türkiye gibi kronik cari açık,  dev bütçe açığı ve kamu borç stoku sorunları olan bir ülkeye de sıcak para ancak fahiş kâr marjları olursa gelmektedir.   Kamu borcundaki reel faizin yüksekliğinin ana sebebi budur;  ve bu sorun IMF politikalarıyla çözülemez;  bilâkis günden güne ağırlaşır.   Bu reel faiz mekanizması içinde faiz dışı fazlanın rolü devede kulaktır,  ve bu yüzden faiz dışı fazlayı arttırarak reel faizi düşürme beklentisi hayalden ibarettir.   İşte rakamlar ortada:  2002 yılında faiz dışı fazla millî gelirin % 4.1 iken iskontolu bono/tahvillerin reel faizi % 11 olmuş.   2003 yılında faiz dışı fazla önemli bir artışla millî gelirin %6.2’sine yükselmiş.   Peki reel faize ne olmuş?   Deppler mantığıyla düşmesi gerekirdi,  değil mi?   Fakat ne yazık ki tam tersi olmuş,; faiz dışı fazla neredeyse % 50 artarken 2002’de % 11 olan reel faiz 2003’te % 16’ya yükselmiş.

Bugünün Türkiyesinde faiz dışı fazlayı arttırmakla reel faizin düşmediği ortada.   Ama faiz dışı fazlanın artması kamu yatırımlarını,  harcamalarını aynı boyutta azalttığı için doğrudan doğruya işsizliği,  yoksullaşmayı arttırıyor.   Bu iktisat fakültesinde 1. sınıf bilgisi.   ABD 2002 sonunda ekonomisi resesyona girer gibi olunca derhal bunun önünü kesmek için kamu harcamalarını millî gelirin % 1’i oranında arttırmadı mı?    Kendi ekonomisi durgunluğa girince hemen Keynes politikası uygulayan ABD, sıra bize gelince IMF üzerinden “kamu harcamalarını kısarsan işsizlik azalır” masalı anlatıyor.    Tabiî aslında adamlara kızmak yersiz;  onların derdi yardım ediyoruz diye Türk ekonomisini ve Türkiye’yi kontrol atında tutmak...   Kabahat bu kuyruklu yalanlara inananlarda!