'IMF'den radikal kopuş şart
''IMF Tahribatı-Türkiye 2000-2004'' araştırmasında Türkiye'nin IMF'ye sunulacak üretici bir programa sahip olması gerektiği belirtildi. Sıcak para girişinin denetim altına alınmasının şart olduğu vurgulandı. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholcialis walgreen coupon site cialis coupondiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards
Ekonomist Mustafa Sönmez 'in koordinatörlüğünde Petrol-İş tarafından hazırlanan ''IMF Tahribatı-Türkiye 2000-2004'' isimli araştırmada Türkiye'nin 2000'de başlayan IMF macerasının dört yılını doldurduğu ve yeni bir IMF anlaşmasının gündemde olduğu hatırlatıldı. Dört yılın bilançosuna bakıldığında yoğun bir işsizlik, derinleşen bir gelir dağılımı uçurumu, aşınan üretim eşiği, büyüyen borç yükü ile Türkiye'nin düze çıkmak yerine yeniden bir kriz tehlikesi yaşadığı belirtilen araştırmada ''Bu durumda bu doludizgin süreci yavaşlatmanın ve olası bir krizi önlemenin yolu bir dizi radikal önlemden geçmektedir'' denildi.
Sıcak paraya dayalı sanal büyüme modelinin, yeni kur, faiz, yatırım politikalarından oluşan alternatif bir büyüme modeli ile değiştirilmesini öngören radikal bir kopuş gerçekleştirilmesi gerektiği savunulan araştırmada alternatif yaklaşımın unsurları şöyle sıralandı:
- Sıcak para girişine zemin hazırlayan 32 sayılı karar revize edilmeli, bu tür sermaye hareketleri denetim altına alınmalıdır.
- Merkez Bankası salt ''önceliği fiyat istikrarını sağlamak'' tan ibaret bir kuruluş olmak yerine döviz piyasalarında dengeyi sağlayacı görevler de üstlenmelidir. Ekonominin makro dengelerini bozacak spekülatif sermaye girişlerini caydırmalıdır.
- Bir ''fetiş'' haline getirilen yüzde 6.5 faiz dışı fazla hedefi yerine kamusal hizmet üretimim anlayışını ön plana çıkaran ve reel kaynaklara dayalı bir kamu yatırımı stratejisi hayata geçirilmelidir.
- Kamusal kaynakların uluslararası sermaye çevrelerine yok pahasına satışına hizmet eden ve bir rant transferi şeklinde çalışan özelleştirmeye son verilmeli. KİT'ler, teknolojik yatırımları yenilenerek Türk sanayiine öncülük eden kuruluşlar haline getirilmelidir.
- Vergi reformu yapılmalı. Yüzde 70'lere varan dolaylı vergilerin payı azaltılmalı herkes ekonomik gücüne göre vergilendirilmelidir.
Brezilya gibi yapalım
Araştırmada Türkiye ve Arjantin'le beraber IMF kaynaklarının üçte birini kullandığı tahmin edilen ve bu yıl sonunda Fon'la yeni bir anlaşma yapmaya hazırlanan Brezilya'nın, bütçe disiplinini riske atmadan daha fazla altyapı yapmayı Fon'a kabul ettirdiğine dikkat çekiliyor. Brezilya'nın tarım politikalarında ABD, AB ve Dünya Ticaret Örgütü'ne karşı hak arama mücadelesi verdiği belirtilerek ''Brezilya'nın yaptığını neden Türkiye yapmasın deniliyor.
Cumhuriyet