Gayri Milli Sermaye... - Kubilay Gülsem
Ekonomik işgal, bütünlüğümüzü bozarak ortak aklı üretmemizi engellemektedir. Gayri milli sermayeye evet, hayır, hiçbiri vb. yanıtlar veren insanlarımız bölünmeyi kolaylaştırmakta ve ülkemize bir sis perdesi gibi çöken ekonomik işgal, gözlerin ve kafaların bulanık görmesine neden olmaktadır. new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsdiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilomicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Avrupa'daki sol, kendi ülke koşullarında belki solcu diye tanımlanabilir ama.. nesnel bir gözle bakıldığında onlara solcu demek oldukça zordur. Kendi ülkesinde emekten yana tavır almak, halkının refahını düşünmek, ama bunu yaparken bizi ve bizim gibi ülkeleri sömürerek elde edilen geliri kendi emekçileriyle paylaşmak solculuk değildir. Herkes şunu iyi bilmelidir ki, askeri işgaller dönemi, yerini ekonomik işgallere bırakmıştır.
Bunun nedeni, askeri işgallerde işgalciler de işgal edilen ülkenin insanları da can kaybı vermektedir. İşgalcilerin verdikleri can kaybı toplumları (özellikle işgalci toplumları) harekete geçirmekte ve kınamalara neden olmaktadır. Askeri işgaller, toplumda farklı düşünen hatta farklı siyasal görüşü olan insanları birleştirici bir etki yaparak toplumda sinerji yaratabilmektedir.
Irak işgalinde Irak'taki direniş, işgal güçlendikçe artmaktadır. Çokuluslu şirketlerin ülkemizdeki işgaline toplum seyirci kalabilmektedir. Bunun nedeni toplumumuzun duyarsızlığı değil, işgalin boyutunu kavrayamamasından ya da kavratılmamasından kaynaklanmaktadır. Askeri bir işgal söz konusu olsaydı, emperyalizm geldiği gibi giderdi. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Ekonomik işgal, bütünlüğümüzü bozarak ortak aklı üretmemizi engellemektedir. Gayri milli sermayeye evet, hayır, hiçbiri vb. yanıtlar veren insanlarımız bölünmeyi kolaylaştırmakta, ve ülkemize bir sis perdesi gibi çöken ekonomik işgal, gözlerin ve kafaların bulanık görmesine neden olmaktadır. Ekonomik işgal, açık işgal, gizleyen, ulusallığı unutturan bir afyondur.
Bu nedenledir ki camilerde ibadet ederek halkının, ailesinin, devletinin iyiliği için içtenlikle dua eden Müslümanlarımızın dualarını kimse duymamaktadır. Halkın ekonomik işgale karşı durması -en azından şimdilik- olanaksız gibi gözükmektedir.
Ülkemizin yazarı, çizeri, aydını (elbette hepsi değil) insanlarımızı aydınlatmaya çalışmaktadır. Asıl sorumluluk hükümette ve devletin öbür organlarındadır. Ulusal sermayesine destek vermeyen, AB'ye ha girdik ha gireceğiz diye düş satan, iç pazarımızın pazarlamasına sessiz kalan bir hükümetle, Bay Bush 'la konuşurken Başbakanımız bacak bacak üstüne attı, Bay Bush'tan önce oturdu vb. haberleri sürmanşetten veren anlı şanlı gazetelerle nasıl aydınlığa çıkılır bilmiyorum...
Ancak bildiğim bir şey var, o da, emperyalizme karşı dünyada ilk kez Ulusal Kurtuluş Savaşı veren Önder 'i içinden çıkarmış bir toplum, yine dünyada bir ilki gerçekleştirerek küresel dayatmaya, gayri milli sermaye 'ye haddini gösterecek güce sahip olma yetisinin varlığına olan inancımın büyük çoğunlukta da olduğudur.
Cumhuriyet