Ekonomi20 Ağustos 2004 00:00

Yar saçların lüle lüle - Muharrem Bayraktar

Olayların bu noktaya gelmesi için işgalci güçlere her türlü desteği veren Türkiye’ye ise Irak’ta vize uygulamaya başlanıyor. Irak petrollerini ele geçiren ABD ve İngiltere Irak çöllerinin petrol serinliğinde yüksek tempolu bir şarkı söylüyor..discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardnaproxennatrium site naproxen kruidvatsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenacleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgabilify idippedut.dk abilify

Petrolün varili 50 dolara doğru adım adım yükseliyor.

Bu yükseliş, dünyada yeni ekonomik krizlerin tetikleyicisi olacak.

Ama petrol fiyatının artmasının hiç etkilemeyeceği ülkelerin başında Amerika ve İngiltere geliyor. Zira petrol fiyatlarının artmasının sebebi olarak gösterilen, piyasaya düşük miktarda petrol süren Irak, bu iki ülkenin işgali altında!

Dolayısıyla kendilerini sağlama almış durumdalar.

Petrol fiyatı artmış, zirveye çıkmış umurlarında değil.

Oysa 1973 yılında durum çok farklıydı.

Arapların petrol ambargosu sonucu yükselen petrol fiyatları başta ABD olmak üzere Batı ülkelerini derinden sarsmıştı.

ABD Başkanı Nixon, Watergate skandalının ardından 1974 Ağustosunda istifa etmesiyle ABD’de kriz tamamen kontrolden çıktı.

Amerikan yönetimi petrol satışlarını karneye bağladı. Petrol istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluşuyor, herkes elindeki karneyle petrol alıyordu.

1977’de yeni başkan Carter, halkı, uyararak “petrol ürünlerini israf edenlerin cezalandırılacağını” söylüyordu.

“Böyle devam ederse 1980’li yılların krizin daha da derinleşeceğini söylüyordu” Carter.

Nitekim öyle de oldu.

OPEC, fiyatları daha da artırdı.

Başta ABD olmak üzere Batıda ekonomiler sarsıldı. AB’de 10 milyon, İngiltere’de 4 milyon kişi işsiz kaldı. Sanayi tesisleri üretimlerini kıstı. Hammadde akışında darboğazlar yaşandı.

“Kurnaz Batı” bu krizler süresince Yalta Konferansı’nın düzenlemesine ön ayak olarak Sovyetler Birliği’nin dağılmasına giden yolu açtı.

Ortadoğu’nun petrol üreten ülkeleri tamamen batının kontrolüne girdi.

ABD’nin Irak’ı işgaliyle iyice somutlaşan bu “demokrasi ihracı!” adı altındaki petrol sömürgesi projenin son halkasıydı.

Yirmi yıl evvel petrol fiyatlarının yükselmesi yüzünden büyük kriz yaşayan ABD ve Batı, 20 yıl sonra bu petrol krizine yol açan ülkeleri tamamen kontrolüne almıştı.

Saddam Kuveyt’e saldırtılmış, Suudi Arabistan saldırı tehdidine maruz bırakılarak Amerikan şemsiyesine alınmış, ardından da Irak işgal edilerek “işlem tamamlanmıştı!”

Petrol tamamen Ortadoğu Projesindeki, “büyük petrol planı” 20 yıldan beri devrede idi ve başarıyla tatbik ediliyordu.

Bu gün petrol krizinin hiç etkilenmeyeceği ülkelerin başında ABD ve İngiltere geliyor.

Onlar petrol krizinin musluğunu ellerine almış durumdalar.

Olayların bu noktaya gelmesi için işgalci güçlere her türlü desteği veren Türkiye’ye ise Irak’ta vize uygulamaya başlanıyor.

Üstelik bu haber Bağdat’tan yapılan bir resmi açıklama ile değil Türkiye’ye gelen “Irak’ın Devlet Başkanı” sıfatını taşıyan sömürge valisi tarafından bizzat duyuruluyor.

Irak petrollerini ele geçiren ABD ve İngiltere Irak çöllerinin petrol serinliğinde yüksek tempolu bir şarkı söylüyor.

“Yar saçların lüle lüle

Türkiye sana güle güle!”