Ekonomi17 Ağustos 2004 00:00

S&P Bush'un Emrinde - Selim Somçağ

S&P bugün Türkiye’nin döviz cinsi kredi notunu arttırdı.   Cari açık millî gelirin % 4.9’una ulaşmış,  en iyimser piyasa oyuncuları bile tedirgin olmuşken piyasadan çok daha ihtiyatlı olması gereken S&P Hazretleri not arttırıyor... Gel de öküz altında buzağı arama!cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacierenovation vejle site renova

Zaten not arttırımının gerekçesi evlere şenlik.    Gerekçe “Türkiye’nin 2004 ve sonrasında da sıkı bir makroekonomik programa bağlı kalacağı beklentisi” ve bunun yararlı sonuçları.    Benim bildiğim kredi derecelendirme kuruluşları not kırmada acelecidir,  not yükseltmede işi ağırdan alır.   Çünkü amaç yatırımcının parasını korumaktır,  hedge fundlarla aşık atmak değil.   Dur bakalım S&P Efendi!   Hükümet 2004 ve sonrasında da senin istediğin makroekonomik programa bağlı kalsın da,  yani IMF ile yeni stand-by imzalansın da,  onun sana göre olumlu sonuçları alınmaya başlansın da, ondan sonra not arttır.   Bu ne acele?

Tabiî bunun neyin acelesi olduğunu aslında iyi biliyoruz.   Amerika Irak’ta iyice sıkışmış durumda.   Amerikalıların çaresizlikten Hazret-i Ali’nin türbesini bombalayacak kadar gözleri döndü. Irak’ta engel olamadıkları sabotajlar yüzünden petrol fiyatları aldı başını gidiyor.   ABD seçimlerine de şunun şurasında iki ay kaldı.   İyice sıkışan Bush Yönetimi İncirlik Üssünün sınırsız şekilde kullanımı için Türkiye’nin kapısında.   Türkiye ise şu ana kadar İncirliğin sınırsız kullanıma açılmasına direndi.   Öte yandan bütün uyarılara rağmen IMF trenine binen AKP hükümeti de cari açık geçidinden derin bir uçuruma doğru doludizgin yol alıyor.   Yetkililer panik içinde her gün cari açıkla ilgili saçma sapan açıklamalar yapmakla meşgul.   İlk altı ayda 10 milyar dolara ulaşmış olan cari açığı yıl sonunda kuru yükseltmeden 11 milyarda tutan mı istersin,  “Cari açık yükseliyor ama korkmayın, ihracat da artıyor” diye Mazhar Osmanlık muhakeme dersi veren mi istersin,  kredi kartlarındaki KKDF’yi artınca ithalatın duracağını söyleyerek Nasrettin Hocanın peşin para hikâyesine taş çıkartanı mı istersin...?   Beğen beğen al!   İşte bu ortamda büyük müttefikimiz ABD Türkiye’nin yardımına koşarak S&P’nin zorlama not artışıyla sıkışan hükümete destek veriyor.   Mesele budur.

S&P’nin sabıka dosyası zaten kabarıktı.   Ocak 2002'de, Türkiye'yi ABD'nin Irak harekâtına katılmaya ikna etmek için her hafta başka bir Amerikalı yetkilinin Ankara yollarını aşındırdığı günlerde de S&P durup dururken Türkiye'nin döviz notunun görünümünü pozitife çevirmişti.   Hemen arkasından da ABD Hazine Bakan Yardımcısı Taylor'dan "Türk ekonomisi çok iyi yolda, ayrıca Irak'a yapılacak bir askerî harekât da Türk ekonomisine hiç bir olumsuz etki yapmaz" açıklaması gelmişti.   Bu yıl da Kıbrıs müzakereleri sırasında ABD’nin hazırlayıp Annan’ın eline tutuşturduğu Kıbrıs planını destekleyen AKP hükümetine jest olarak yine durup dururken S&P Türkiye’nin TL  cinsi kredi notunu yükseltmişti.   Bu seferki palavra not arttırımı S&P’nin siyasî talimatla yaptığı üçüncü hareket.   Dikkat edilirse ABD’li diğer derecelendirme kuruluşu Moody’s bu harekâtların hiç birine katılmadı,  serinkanlı tutumunu korumaya devam ediyor.   Demek ki Wall Street’te bulunmak illâ ABD hükümetiyle yatağa girmeyi gerektirmiyor.   S&P biraz Moody’s’den örnek alıp siyasî etkilerle arasına mesafe koymazsa Türkiye’deki itibarı sıfırlanmaya doğru gider.   Aslında bugünkü not artışından sonra piyasada oluşan olumlu hareketin kıpırdanma düzeyinde kaldığına bakarsak itibarının şu anda da pek yüksek olmadığını söyleyebiliriz.