Siyaset9 Aralık 2004 00:00

10 YIL İÇERİSİNDE SIRA TÜRKİYE’YE GELEBİLİR

10 YIL İÇERİSİNDE SIRA TÜRKİYE’YE GELEBİLİR     Önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türkiye'nin de hedef tahtasına oturtulacağını beliten Altındal, "Ortodoks Kilisesi'ne Vatikan gibi statü verilmediği, Kürt meselesi, Heybeliada Ruhban Okulu, Kıbrıs'tan çekilme gibi konuları gündeme getirecekler. "Yunanistan'ın 12 mile çıkma hakkını ve Ermeni Soykırımını kabul edip tazminatları ödeyin" diyecekler. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenarenovation vejle link renovacialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupondiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

 
 
 

MUHARREM COŞKUN


10 YIL İÇERİSİNDE SIRA TÜRKİYE’YE GELEBİLİR
 
 

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türkiye'nin de hedef tahtasına oturtulacağını beliten Altındal, "Ortodoks Kilisesi'ne Vatikan gibi statü verilmediği, Kürt meselesi, Heybeliada Ruhban Okulu, Kıbrıs'tan çekilme gibi konuları gündeme getirecekler. "Yunanistan'ın 12 mile çıkma hakkını ve Ermeni Soykırımını kabul edip tazminatları ödeyin" diyecekler.

 

Ortadoğu ve Hıristiyan dünyası üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Araştırmacı yazar Aytunç Altındal'dan şok açıklama: "Amerika, Irak'ta uygulayacağı anayasayı İsrail'e hazırlatıyor. Irak, önce hukuksal olarak sonra da toprak bütünlüğü olarak üçe parçalanacak"

 

 

Sayın Altındal, ABD Askerleri Bağdat'a girdi ve Saddam Hüseyin'e ait heykelleri yıktı. Sizce savaş gerçekten bitti mi? -Bu savaşın 21 günde biteceğini ve Saddam Hüseyin'in 21 günde kaybolacağını tek söyleyen kişiyim. Türkiye'de herkes yanıldı dendi ama aslında öyle değil. 21 günde heykeller devrildi, barış gelmedi. Aslında savaşın birinci perdesi bitti ve yeniden başladı.

Şimdi başlayan neyin savaşı? -Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Irak'ta kalmak zorunda. Amerika'nın hazırladığı plan, sadece Irak için değil, bütün Osmanlı bölgesi için. Yani, Osmanlı topraklarında bulunmuş olan Suriye, Kıbrıs, Lübnan, Ürdün, Mısır, İsrail, Yunanistan, Bulgaristan, Moldovya, Gürcistan dahil bu topraklarda kalma zorunluluğu var. Herkes biliyor ki, bu bölgede devlet kurunca değil, imparatorluk kurunca ayakta kalınıyor. Irak,Suriye, Ürdün, Mısır, Cezayir, Fas, Tunus Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan yapay devletler. Saddam, bunun farkında olmadan Babil İmparatorluğu kurmak istiyordu. Ama Baas rejimiyle bunu kurmak mümkün değildi.

Bölgeyi şimdi neler bekliyor? -Şimdi başlayacak olan sabotajdır, Filistin'de olanlar, sivillerin günden güne öldürülmesi ve işgal Irak'ta da başlayacak. Amerika'nın bir diğer adı da 'Savaş refahı devleti.' Şimdilik sadece savaşın Saddam'la olan kısmı bitti. ABD'nin bu savaşı çok büyük, geniş kapsamlı bir savaş, Saddam yakalanır veya yakalanmaz, ama gerçek olan, Saddam efsanesinin gerekli bir efsane olduğudur. Yarın ABD'liler, Saddam Teşvikiye'de Isplanda Apartmanı'nda oturuyor derlerse, olmayan Saddam'ı nasıl vereceksin? Şimdi Suriye'ye diyor ki, "Ver Saddam'ı, ver kimyasal silahları" diyor. Olmayan yerde Saddam mı yaratacağız.

Saddam anlaşarak ülkeyi 'satmış' olabilir mi? -Komplo teorileri istiyorsanız, işte bunlar. İnternette şurda burda görülen haberlerin tamamı İsrail kaynaklı. İsrail'in bu aşağılık iddialarını ciddiye alıp, kompleksten kurtulmak amacıyla kullanmak iyi değil. Yaşarken "Yaşasın Saddam" diyenler kaybolunca "Vay be ajanmış bu" demeye başladılar. Bu taktikle, müslüman ülkelerin kendilerini kurtarabilmeleri mümkün değil. Saddam ajandı madem niye getirdiler iktidara. Bunu halk getiriyor. Vay ajan diye biri çeker vururdu. İslam dünyasında 25 yıldır bunu vuracak bir babayiğit yok muydu? "Saddam ajan" demek, dolaylı olarak İslam ülkelerine ve müslümanlara "geri zekalı" demektir.

 

Saddam Hüseyin'in bir zamanlar ABD'nin sıkı dostu olduğu da söyleniyor.? -Herkes ABD'nin sıkı dostu idi. Bir zamanlar İran Şahı da sıkı dostuydu. İran, Şah'ı kapı dışarı edilince, ABD niye içeri almadı? Adamcağız gitti Mısır'da öldü. İşin aslı; "Saddam ABD ajanıydı" diyenler, "siz geri zekalısınız" demek istiyorlar ki bu iddiaların kaynağı da İsrail'dir.

Ne olmuş olabilir? -Saddam ölmüş olabilir, kaçmış da olabilir, Saddam anlaşmış da olabilir. Bunlara takılmayın, mühim olan; ABD'nin planının yürürlüğe girmiş olmasıdır. Orda Saddam değil, Kaasım da olsa gidecekti. Planlandığı gibi, Amerika işini götürüyor. Afganistan'ı aldı, Irak'ı aldı, sıra Suriye, Ürdün, Filistin, Lübnan, Sudan, Yemen'e gelecek.

 

Türkiye'ye de sıra gelecek mi? -Esas sırada olanlardan bir de Türkiye ve İran. Ama bu plan 20 yıla yayılacak. Yayılma sebeplerinden birincisi; Irak harekâtının ABD'ye olan masrafı... Bunun çıkartılması lazım, Irak'ın dış borcu bazılarına göre 180, bazılarına göre 300 milyar dolar. Bu paranın çıkartılması için en az 10 yıla ihtiyaç var. Irak'ın petrol kapasitesi belli. Bununla ABD'nin savaş masrafı da karşılanacak. ABD dese ki; 'senin borcun 300 değil de 500 milyar dolar' ne yapacaksın?

 

Irak'ı sosyal ve siyasi olarak ne gibi değişimler bekliyor? -Irak'ta evvela hukuk sistemi değişimi başlayacak. Anayasasını İsrail hazırlayacak. İsrail'deki anayasayı hazırlayan siyonistler Irak'a anayasa hazırlayacak. Metodist-Siyonist işbirliği var. Demek ki yeni bir hukuk sistemi kurulacak. Bunun için de, Irak'ın idari yapısı radikal biçimde değişecek. Irak'ın toprak bütünlüğü korunacak fakat hukuksal bütünlüğü korunmayacak.

Bu çok önemli, buna Türkiye'nin iyi dikkat etmesi lazım. Diyelim ki, Zaho'da geçerli olan yasalar Tikrit'te geçerli olmayacak. Hukuk birliği olursa bütünlük sağlanır ki, bu istenmiyor. Federatif sistem böyle işleyecek. Göreceksiniz üçlü hukuk sisitemi çıkacak ortaya, Amerika, İsrail ve İngiltere. Anayasa'nın hazırlanmasında da İsrail'i hiç unutmamak lazım.

Bölgeyi ve Türkiye'yi bundan sonra neler bekliyor? -İsrail'in özellikle Musul ve Kerkük'ü kontrol altında tutma gayreti var. Suriye'ye Hizbullah ve Hamas'ı terör örgütü sayması için baskı yapacaklar. Yoksa, Irak'ın başına gelenler sizin de başınıza gelebilir diyecekler. Irak meselesi, Kıbrıs ve Güneydoğu meselesi bir pakettir. Türkiye'ye gelince; Ortodoks Kilisesi'ne Vatikan gibi statü verilmediği, Kürt meselesi, Heybeliada Ruhban Okulu ve Kıbrıs'tan çekilmeyi gündeme getirip, "Yunanistan'ın 12 mile çıkma hakkını kabul edin, Ermeni Soykırımını kabul edip tazminatları ödeyin" diyecekler. Sonra bütün ABD ve Batı basını başlayacak yayınlara. Zaten AB, "Kemalizm AB önünde engeldir" diyor. Orda kasdettiği Kuvayi milliye ruhu, birinci Meclis ruhudur. Yoksa Atatürkçülük falan değil. Türkiye'de bazı basın organları da, "Aslında zaten bunların devri geçmiştir, Avrupa'nın bayrağında yıldız olmak varken, Kemalizmden bize ne." diye yazılar yazacaklar.

 

Ama bu dediğiniz basın organları bunu nasıl kabul ederler..? -Türkiye'de de bulurlar 20 kişi. Halide Edip gibi milliyetçiliğin kurucusu kadın bile Amerika mandacılığını savunuyordu, şimdi bazıları niye savunmasın ki. Ne var bunda? Halide Edip bile savunuyordu. O tür milliyetçiliğin sonu buraya yani mandacılığa gider. Ama asıl olan ötekilerdir. Çünkü onlar millîciydi , millî ruhçuydu.

BEN DE MİLLÎ GÖRÜŞÇÜYÜM

Yani Millî Görüşçü'dür diyebilir miyiz? -Tabii, tabi... Evet Millî Görüşçü'ydü, ben niye Millî Görüşçü'yüm. - Gülerek, 'ben de o terörist sayılan örgüttenim. Tayyip gibi bakılırsa- "Ne imzaladığımı bilmiyorum" diyor, öyle bir başbakan, öyle bir bakanlar var ki neye imza attığını bilmiyorlar. Sahi, hani hükümet başörtüsü ve İHL önündeki engelleri kaldırdı mı. 8 yıllık eğitim ne olacak? Bunlar hadi diyelim yapamadılar, ekonomik meseleler ne olacak? Kaynak nerede?

Hükümetten ümitli misiniz? -Ben bu hükümetin beceriksizliklerinden dolayı, sorunları çözmek bir yana, daha da karmaşık hale getireceklerini düşünüyorum. Mesela apartmanda mescid izni diye bir şeyden bahsediyorlar. Bu mescid kılıfına sokulmuş kilise özgürlüğüdür. Bununla beraber 119 kaçak apartman kilisesi meşruiyet kazanacak.

Ben Tayyib'in yerinde olsam giderim Prof. Dr Necmettin Erbakan'ın elini öper, yardımını isterim. Yok uçağa binmem, konuşmam bu kompleksten kurtulması lazım. Gidip Demirel'le konuşacaksın ama seni adam eden, bir yerlere getiren kimseyi görmezden geleceksin, bu akılla, izanla, vefayla açıklanamaz. Erdoğan'ı, çıraklıktan başbakanlığa getiren kimse Sayın Erbakan'dır.

Ülkeyi kimin yönettiği belli değil

 

Türkiye'nin dikkat etmesi gerektiğini söylediniz. Sizce Türkiye, savaşın başından itibaren ve daha öncesi gereken ağırlığını hissetirdi mi? Özellikle Başbakan Erdoğan'ın pek göze çarpan açıklamasını duyamadık..?

-Savaş başlamak üzereydi, Başbakan ağzını açmadı, savaş başladı 21 gün sürdü, şu oldu bu oldu, Başbakan'dan tek kelime yok. Savaş bitti Başbakan'dan tek kelime yok. Kürtler geldi Türkmenler'i öldürdüler, yağmaladılar Başbakan'dan tek kelime yok. Kıbrıs imzası atılıyor Başbakan sessiz. Türkiye'yi kim yönetiyor kardeşim?

Tayyip Erdoğan diye bir adam Başbakan oldu ama ortada yok. Memleketi fiilen Abudullah Gül yönetiyor. Türkiye'yi Abdullah Gül yönetiyor. Erdoğan yönetmiyor, konu mankeni olarak Başbakan gözüküyor, memleketi başkası yönetiyor. Başbakan olmadığı 3 aylık sürede devamlı konuşuyor, ülke ülke geziyordu şimdi gıkı çıkmıyor. No'ldu?

Neden Abdullah Gül'e bu imtiyaz veriliyor o zaman?

-Abdullah Gül'ün hangi zihniyete nasıl yakın olduğunu en iyi Saadet Partili'ler bilir. Ben o konuya girmek istemiyorum. Ben olaya somut bakıyorum, Türkiye'nin şu anda Başbakanı yok, daha doğrusu var ama yok. Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı'na taşınmış gibi bir durum var ortada.

İSRAİL'E DİKKAT

ABD'nin operasyonuyla 'Yeni Dünya Düzeni' tartışması yeniden başladı. Yeni dünya düzenini neler bekliyor?

Yeni dünya düzeninde; birincisi hukukta radikal değişiklik olacak, ikincisi siyasi yapıda radikal değişim olacak, bir de iki buçuklu parti sistemine geçilecek. Amerika dünyada 2.5 partili sistem istiyor bunu Turgut Özal söylemişti.

Yine geleneksel dini yapıda değişiklik olacak. Bir başka aşama da yeni bir sanayii devrimi olacak. Petrole yerine, hidrojen ve diğer kaynaklara dayalı bir sanayii kuracaklar. 35 milyar dolar bunun için ayrılmış durumda. ABD dünyaya sadece para satıyor, sattığı paraların karşılığı yok, Avrupa vereceği Euro'nun karşılığını isteyeceği için Euro'ya geçmek şu an için zor gözüküyor.

ABD'nin borsa sistemiyle Avupalı'lara sattığı hisseler var. ABD Avrupalı şirket batırmak suretiyle dış ticaret açığını kapatabilir. Düşün 80 milyar dolarlık 4 şirket batırsa borç açığı kapanıyor. Demek ki, uluslararası dolandırıcılık yapıyor.

En önemli hususlardan biri de İsrail. İsrail'in Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu'sunda gözü var. Hem GAP nedeniyle, hem de su meselesi var. Bütün ülkeler devlet olduktan sonra BM tarafından devlet sayılırken, bir tek İsrail önce BM tarafından devlet sayılmıştır. Devlet olur ama İsrail'in sınırları belli değil. Her şekilde genişleyecek bir ülke, üstelik İsrail'in sınırlarının genişleme durumu BM tarafından kabul edilmiştir. Aynı BM, Amerika'nın itirazı nedeniyle Türkiye'nin Güneydoğu sınırları da belli değil demiştir. Türkiye'nin güney sınırı Lozan'da belli olmasına rağmen, ABDtarafından kabul edilmediği için tanınmıyor.

BM'de bir dönem İsrail'i kınama kararı çıktığı için ABD, BM'ye olan borcunu 7 sene ödemedi. ABD para vermeyince BM kafa üstü düştü.

note; bu yazidaki kisinin siyasi fikrinden dolayi ayni siyasi fikre sahip oldugum izlenimi dogmamasi rica edilir bunun yaninda belirtmek isterimki vatan icin ugrasan ve mucadele eden her siyasi gorus saygiya degerdir ,ama belirtmek isterimki ataturkun yolunda ilerlemekten daha guzel siyasi fikir olabilirmi.

saygilar