Uluengin, Chávez ve 'Kaba Kâğıt' Üzerine - Deniz Kavukçuoğlu
''MAKSAT üzüm yemek değil bağcı dövmek ya, şu Venezüella Cumhurbaşkanı Hugo Chávez geçen pazar günü gerçekleşen referandumu kazanınca, bizim her boy ve soydan ilkel 'anti Amerikancılar' mal bulmuş Mağribi gibi üzerine atladılar. Neymiş, ülke halkı Caracas liderini demokratik biçimde onaylayarak, saldırgan 'yankee emperyalizm' ine ders vermişmiş? Cart, kaba kâğıt!'' Bu alıntı Hadi Uluengin 'in 21 Ağustos 2004 tarihli Hürriyet'teki yazısından...levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponssitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectskamagra link kamagra gel
Uluengin, Venezüella Başkanı'nı ''despot bir militarist'' olarak nitelendiriyor. Öte yandan bakıyoruz, Chávez anayasaya ''bugüne kadar hiçbir ülkede görülmeyen bir madde ekleyerek halka, beğenmedikleri devlet başkanlarını, süresini beklemeden geri çağırmak için referandum olanağı'' getirmiş. Örneğin, Financial Times gazetesi onu, ''becerikli, demokrasiye güvenen bir siyasetçi'' olarak tanımlıyor. Arkadaşımız Ergin Yıldızoğlu 'nun yine aynı gazetenin 12 Ağustos 2004 tarihli sayısından aktardığı gibi, ''okuma- yazma seferberliği'' başlatmış, ''yoksullara ücretsiz sağlık, eğitim, iş bulma şansını arttırmak için eğitim olanağı getiren reformları'' yaşama geçirmiş, ''iş olanaklarını genişletmeye yönelik yaygın bir küçük kredi sistemi'' kurmuş, ''sınırlı ve yavaş da olsa toprak reformunu'' yürürlüğe sokmuş, ''ülkenin en yoksul bölgelerinde ücretsiz hizmet sunan aile doktoru sistemini'' yerleştirmeye başlamış.
Kısacası Venezülla halkı Chávez'in başkanlığını gözü kapalı onaylamamış. Sayısal veriler işsizliğin yüzde 18'den yüzde 12'ye gerilediğini, ekonomik büyüme hızının da yüzde 12'ye ulaştığını gösteriyor. Ama Uluengin kafasını Chávez'e takmış bir kez, gözü hiçbir şey görmüyor. Bu kadarla kalsa yine iyi, ama ''iktidara geldiği günden beri milli gelirin yüzde on düşmesine; bütçe açığının zirveye çıkmasına; sanayinin tam çökmesine ve eşkıya şebekelerinin her yanı susta durdurmasına rağmen tek ipe sapa gelir yanı olmayan programındaki 'fukara babası' (!) maskaralığını, şansı yaver gidip, hemen tek gelirini oluşturan petrolde, varil fiyatının kırk dolarlarda seyretmesi sayesinde sürdürebilmektedir'' diyerek gerçekleri tersyüz ediyor.
Bir de Chávez'in ''popülistliği'' (halkçılığı) çok canını sıkıyor Uluengin'in, onu, ''kendisi gibi faşizan-korporatist halk dalkavukluğuyla kitleleri 'fethetmiş' (!) olan eski Arjantin lideri Juan Peron gibi, Latin Amerika'da ibadullah rastlanan cinsten popülist, demagog, despot ve militarist bir siyaset kodamanı'' olmakla suçluyor. Chávez'in halkla bütünleşmesini, toplumda dayanışma ruhu oluşturmasını, geleneksel siyasal kültürü değiştirmeye başlamasını; başlattığı yeni seçmen kaydetme seferberliğinin dışlanmış kesimleri siyaset sürecinin içine çekmesini, onlardaki özsaygıyı güçlendirmesini, dolayısıyla yoksul kitlelerde siyasete olan ilginin olağanüstü artmasını içine sindiremiyor. BBC'nin, The Guardian'ın gördüklerini görmek istemiyor.
Neden? Çünkü öbür Latin Amerika ülkelerinde de yankı bulan gelişmeler Amerika Birleşik Devletleri'ni endişelendirdiği gibi eskiden ateşli bir ''Marksist-Leninist'' hatta ''Maoist'' olan, sonradan da aynı hararette bir liberal kesilen Uluengin'i de endişelendiriyor. O, Chávez'e kızarken, öfkelenirken, gerçekleri görmez olurken farklı düşünenlere saldırırken bir yandan ''kapkaranlık bulduğunu'' , ''nadim olduğunu'' söylediği kendi geçmişiyle hesaplaşıyor, öbür yandan da içindeki korkuyu bastırmaya çalışıyor.. ''Hidayete ermişlik'' le özdeş gördüğü sonradan görme liberalizmiyle hep ''zaferler'' yaşasın, güçlüden yana olmanın keyfini sürerken tadı kaçmasın istiyor. Ama olmuyor, hayat, gerçekler buna izin vermiyor. Uluengin bu tür ''tatsızlıklara'' kendilerini yavaş yavaş alıştırsın, derim. Gün gelir kaba kâğıt gibi ''cart'' diye kendisi yırtılıverir de nasıl yırtıldığını anlayamaz insan. Bunun için...
25.08.2004 Cumhuriyet