Dünya17 Ağustos 2004 00:00

Hugo Chávez ve ABD'nin Yenilgisi-DENİZ KAVUKÇUOĞLU

Venezüella'da geçen pazar günü yapılan halkoylamasında seçmenlerin yaklaşık yüzde 58'i devlet başkanı Hugo Chávez 'in görevini sürdürmesi yönünde oy kullandı. Bu sonuç aynı zamanda ülkede uygulanan ''ulusalcı'' ve ''yoksuldan yana'' ekonomi politikalarına verilen desteğin sürdüğünü gösteriyor. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsnaproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvatarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenamicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

Petrol üreten ülkeler içinde 5. sırada gelmesine ve öbür Güney Amerika ülkeleriyle karşılaştırıldığında görece varsıl bir ülke olmasına karşın Venezuella halkının yüzde 80'i yoksulluk içinde yaşıyor. Zenginlerle yoksullar arasındaki derin uçurum 1989 yılında Uluslararası Para Fonu-IMF'nin zorlamasıyla o zamanki devlet başkanı Carlos Andrés Pérez tarafından uygulanmaya başlanan neoliberal ekonomi politikalarının bir sonucu. Bu politikalar sosyal adalet dengelerini altüst etmekle kalmamış, derin bir sefalete itildiklerini gören kitlelerin ayaklanmalarına da neden olmuş, bu ayaklanmalar sırasında yüzlerce kişi öldürülmüştü. 1993 yılında ekonomik büyümenin (-) göstermesiyle birlikte huzursuzluk artmış, Pérez, yolsuzluk suçlamalarıyla ülkenin en yüksek yargı organı tarafından görevinden alınmıştı. 1994 yılında devlet başkanlığına getirilen Rafael Caldera siyasal istikrarı sağlamışsa da enflasyonun yüzde 71'e yükselmesine, büyük mali krize ve bunun sonucu olarak da birçok bankanın çökmesine engel olamamıştı.

****

1954 doğumlu Hugo Chávez bir köy öğretmeninin oğluydu. Gençlik yıllarından beri kendisi gibi Caracaslı olan, 19. yüzyıl başlarında ünü tüm Güney Amerika'ya yayılmış özgürlük savaşçısı ve halk önderi Simón Bolívar 'ın düşüncelerinin etkisi altındaydı. Bolívar'ın 200. doğum günü olan 24 Temmuz 1983 tarihinde ''Movimiento Bolivariano Revolucionario 200'' (Devrimci Bolivarcı Hareket 200) adında ve kısaca MBR-200 olarak anılan bir örgüt kurmuştu. Hücre esasına göre faaliyet gösteren, gerektiğinde silaha da başvuracağını ilan eden MBR-200, kısa zamanda tüm ülkeye yayılmıştı. MBR- 200, 4 Şubat 1992 günü ülkede uygulanmasına başlanan ve yoksulların durumunu daha da ağırlaştıran tasarruf politikasını neden göstererek sosyal demokrat devlet başkanı Pérez'e karşı bir darbe girişiminde bulunmuşsa da başarılı olamamıştı. Bunun üzerine Hugo Chávez tutuklanmış, yargılanmış, iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra cezası yeni devlet başkanı Caldera tarafından bağışlanmıştı.

Cezaevinden çıktıktan sonra ''Beşinci Cumhuriyet İçin Hareket'' adıyla bir siyasal parti kuran Hugo Chávez, 6 Aralık 1998 günü yapılan seçimlerde yolsuzluklara ve yoksulluğa karşı yoğun bir kampanya yürüterek oyların yüzde 56'sını almayı başardı. Bu, son kırk yıl içinde bir başkan adayının elde ettiği en yüksek oy oranıydı.

****

Savunduğu ''Bolivarcı'' çizgiyi ''ulusal bağımsızlık'' , ''halkın siyasal katılımı'' , ''ekonomik egemenlik'' , ''halka hizmet etiği'' , ''petrol gelirlerinin adil dağılımı'' , ''yolsuzluğa karşı savaş'' vb ilkelerle açıklayan Hugo Chávez, seçildiği günden itibaren Amerika Birleşik Devletleri'nin gözünde bir ''diken'' dir. ABD, muhalefete verdiği büyük parasal destekle 2002 yılında darbeyle 2002 ve 2003 yıllarında sağcı sendikaların genel grevleriyle işbaşından uzaklaştırmak istediyse de başarılı olamadı. Örneğin, 2002 yılındaki darbe girişimi sırasında George W. Bush 'un Amerikan National Endowment for Democracy aracılığıyla Venezüella'daki muhalefete verdiği parasal destek 877 bin dolardı. Venezüella'nın yoksul kitleleri her defasında sokaklara dökülerek başkanlarına sahip çıktılar.

Son halkoylaması yine ABD'nin yol göstericiliği ve desteğiyle tezgâhlanmış bir girişimdi, halk buna da izin vermedi. Dolayısıyla halkoylaması Hugo Chávez için bir zafer olduğu kadar ''ABD için de bir yenilgidir'' demek yanlış olmaz.