Ortadoğu9 Temmuz 2005 00:00

Irak’ta Emperyalizm’in Canice Böl- Parçala- Yönet Taktikleri ve Emperyalist Uşaklarının Zulümleri

<SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana">El- Ahram Gazetesi, ABD&#8217;nin Irak&#8217;ı işgalinden beri Irak&#8217;ın kuzeyinde özellikle de Kerkük şehrinde ABD askerlerinin desteğindeki peşmergelerin Türkmen ve Araplar&#8217;a karşı yoğun insan hakları ihlalleri yaptıklarını , baskı ve sindirme politikaları uygulayarak Türkmen ve Araplar&#8217;ı göçe zorladıklarını yazdı. <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN><div style="display:none">cialis 5mg prix en pharmacie <a href="http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie">cialis 5mg prix en pharmacie</a> cialis 5mg prix en pharmacie</div><div style="display:none">new prescription coupons <a href="http://sporturfintl.com/page/cialis-manufacturer-coupon.aspx">lilly cialis coupon</a> online cialis coupons</div><div style="display:none">arcoxia 90 mg wikipedia <a href="http://www.speeddatingmixers.co.uk/blog/blog/page/Arcoxia-90" rel="nofollow">site</a> arcoxia cena</div><div style="display:none">kamagra <a href="http://exlim.net/wj/page/kamagra-gel-6V4.aspx">link</a> kamagra gel</div>

Gazetenin haberine göre son iki yılda Kerkük’te yüzlerce Türkmen ve Arap sokaklarda ya da evlerinde hiçbir neden gösterilmeksizin tutuklanarak Kürtlerin denetimindeki bölgelerdeki hapishanelere tıkıldılar. Türkmen partileri ve sivil toplum örgütleri bunların salıverilmeli için  Amerikan Güçleri ve bölge yetkililerine başvurdularsa hepsi sonuçsuz kaldı .  Irak Türkmen Cephesinden ismini güvenliği tehlikede olduğu için ismini açıklamayan bir yetkili geçen haftalarda Kürt ve Amerikalılar’ın Türkmen ve Araplar’a uyguladığı baskı hakkında Washington Post’ta çıkan yazıdan sonra Kürtler’in  bu bilgileri gazeteye veren kişiyi cezalandırmak amacıyla arama başlattıklarını söyledi.  Bu kişi ayrıca  son iki yıldır, Kürtler’in  Kerkük, Tuz, Telafer, Haneken ve diğer Türkmen Şehirlerinde  yüzlerce Türkmen’i tutuklayarak resmi olmayan esir kamplarına götürdüklerini açıkladı. Türkmen Cephesi Yetkilisi şunları da ilave etti:  “Bu tutuklulara buralarda işlemedikleri suçları itiraf etmeleri için işkenceler yapılıyor. Birçok tutuklununda öldüğünü duyduk”

 

Irak Türkmen Cephesi ve Irak Türkmen Konseyi’nin ofislerinde,Irak İnsan Hakları Örgütünün ve diğer sivil toplum kuruluşları ve partilerin ofislerinde kayıp kişilerin epeyce uzun listeleri asılı. Bu arada bu kanunsuz tutuklama uygulamalarından kaçabilen şanslı kişiler hapishanelerde yaşadıklarını anlatıyorlar.

 

Bir memur olan Yaşar Fadıl babası ve küçük kardeşi ile beraber evinden alındı. Kendisi daha sonra serbest bırakıldı ancak babası ve kardeşi hala tutuklu. El- Ahram Gazetesini verdiği mülakatta Fadıl şunları söyledi: “ Kürtçe konuşan silahlı kişiler evimize zorla girdiler , babamı ve kardeşimi ve beni tutukladılar. Ellerimizi kelepçeleyip, başımıza çuval geçirdiler ve bizi bir arabaya koydular. Bize soru sorma fırsatı vermediler. Bizi ilk önce Erbilde’ki bir nezarethaneye daha sonra Akra’ya sonra gene Erbil’e götürdüler  ve sonra da Süleymaniye’deki Kürt güvenlik kuvvetlerine  teslim ettiler. Bize işkenceler yaparak zorla bizim terörist olduğumuzu zorla kabul ettirdiler ve bir kağıt imzalattılar. Beni niye serbest bıraktıklarını bilmiyorum. Yüzlerce Arap ve Türkmen orada hala tutuklu.

 

Yılmaz Sami Kerkük Kale şehrindeki dükkanında tutuklanmış o da şunları anlattı: “Dükkanıma zorla girdiler, silahlarını kafama dayadılar , diğerleri ellerimi bağladı  ve beni bir arabaya bindirdiler. İlk önce Erbil’e sonra Süleymaniye’ye götürüldüm. İşkencelerden geçirildikten sonra terörist olduğumu ve liderimizin de  çok tanınmış  bir Türkmen memur olduğu yazan bir kağıt imzalattılar. Daha sonra beni serbest bıraktılar ancak sözkonusu Türkmen memur tutuklandı”.

 

Mulla Aydın bir evi işgal etmek suçundan tutuklandı. Evin kendisinin olduğuna dair bütün resmi belgelere rağmen , bir Kürt memur evi kendisinden satın almış olduğunu iddia etmiş. Ancak Aydın  bu Kürt memuru hayatında görmediğini söylemiş. Aydın tutuklanmış, işkenceden geçirilmiş ve evindeki eşyalarını toplayıp evi boşaltması için serbst bırakılmış. Aydın şunları söylüyor: “Saddam zamanında Baasçılar  da Türkmen evlerine elkoyarlardı , ancak onlar enazından kamulaştırma bedeli öderlerdi.”

 

Kerkük’te durum kötüleşmeye devam ediyor, ve bu sadece Türkmenler, Araplar ve Kürtler arasında olmuyor, Kürtler kendi içlerinde de  çatışıyorlar. Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin adamaları ve yeni Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani’nin adamları arasında zaman zaman çatışmalar oluyor. İki hafta önce Talabani,  Bağdat’ta 10 kişiden oluşan Türkmen ileri gelenlerinin bir heyetini kabul etti. Heyetin amacı Talabani’inin geçici Irak Cumhurbaşkanlığı’nı kutlamak ve Kerkük’ün Türkmen ve Arap halkının sıkıntılarını anlatmak ve Talabini’ye Erbil, Süleymaniye ve Zaho’da Kürtler’in  kontrolündeki esir kamplarındaki  kaybolan Arap ve Türkmenler’in akıbetlerini sormaktı. Nevzat Avcı , heyetin bir üyesi, “Talabani bize 1953 te Kerkük’te yüksek okul öğrencisi olduğunu ve şehirdeki çoğunluğu Türkmen nüfusun oluşturduğunun farkında olduğunu söyledi”, diye konuştu. Talabani, problemleri barışçı yollardan çözmek için ilk adımı Türkmenler’in Kerkük’teki problemleri ile ilgilenmesi için bir Türkmen danışman atayarak attı. Ancak Avcı gene de temkinli: “ Bekleyelim ve görelim.”

 

Bu arada şiddet devam ediyor binlerce Türkmen ve Arap bütün hafta boyunca Kerkük’te gösteriler yaptılar. Irak Türkmen İşleri Başkanı Dr. Muzaffer Arslan El_Ahram’a “ Kerkük Irak’ın problemlerinin çözümünün anahtarıdır.” dedi.  Gerçekten de Kerkük, anlaşmazlıkların merkezi. Eğer Kerkük, nüfusunun çoğunluğu Kürt olmadığı halde  Kürt bölgesine dahil edilirse Irak’ın etnik ve mezhepsel çizgilere göre bölünmesi gerçekleşir.

 

Bu arada Bağdat’ta  Ayetullah Ali El Sistani’nin en önemli yardımcısının yanındaki iki kişi ile birlikte vurularak öldürülmesi, mezhep çatışmalarının alevleneceği korkularını artırıyor. Öldürülen yardımcı, Kemal Ezzuddin El Huraifi 10 yıldan beri El Sistani’nin yardımcılığını yapıyordu ve El Sistani’nin öldürülen üçüncü yardımcısı oldu.

 

Bağdat civarındaki başka bir olayda ise beş maskeli silahlı kişi bir Sünni camisini bastılar ve  İmam Şeyh Amer El Tıkriti’yi kaçırdılar. El Sistani’nin yardımcısının öldürülmesi ile bu kaçırma olayının bağlantılı olup olmadığı ise bilinmiyor.

 

 

http://weekly.ahram.org.eg/2005/750/re5.htm   den  www.acikistihbarat.com tarafında tercüme  edilmiştir.