Ortadoğu20 Haziran 2005 00:00

ABD Vatandaşı, Suriye'ye "Lider" Diye Pazarlanıyor

<STRONG>ABD, Beşir Esad&#8217;ın yerine, 30 yıldan beri ABD&#8217;de yaşayan ve ABD vatandaşı olan Ferit Kadri&#8217;yi hazırlıyor</STRONG>. <DIV><BR>Önce Irak&#8217;ı işgal eden ABD&#8217;nin şimdiki hedefinde ise Suriye ve İran bulunuyor. Suriye&#8217;de Beşir Esad&#8217;ı devirmeyi plânlayan ABD, bir ABD vatandaşı olan Ferit Kadri&#8217;yi Esad&#8217;ın yerine hazırlıyor.</DIV><div style="display:none">naproxennatrium <a href="http://www.zygonie.com/blog/page/naproxen-fk-KK1">site</a> naproxen kruidvat</div><div style="display:none">cialis sample coupon <a href="http://bilgecammakina.com/pages.asp?Id=2">cialis manufacturer coupon 2016</a> cialis manufacturer coupon</div>

Akşam Gazetesinden Nuray Başaran’ın röportaj yaptığı Ferit Kadri, ABD vatandaşı olduğunu ve 30 yıldan beri ABD’de yaşadığını saklamıyor. Ferit Kadri’nin 30 yıldan beri görmediği ülkesinde nasıl bir muhalefet yürüttüğü, Suriye halkını tanıyıp tanımadığı, halkın ihtiyaçlarını bilip bilmediği ise tam bir muamma!

ABD’nin Suriye’nin yeni lideri olarak pazarlamaya çalıştığı Ferit Kadri, Beşar Esad’ın devrileceğine ilişkin bir tarih vermekten de kaçınmıyor. Kadri’ye göre, 6 ya da 8 ay içerisinde Suriye’de, aynı Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan’daki bir devrim olacak. Kadri, devrimin rengini de “beyaz” olarak belirlemiş. Kadri’nin hedefleri arasında, Suriye’nin (Suriye topraklarının bir bölümünü işgal altında tutan) İsrail ile iyi komşuluk ilişkileri kurmak da var.

Akşam’da Ferit Kadri röportajı Pazar ve Pazartesi günü, iki bölüm hâlinde yayınlandı. İlginç röportajın Pazar günkü ve bugünkü bölümleri sırayla şu şekilde:


“Esad devrilirse yerine geçecek
Suriye'nin yeni lider adayı Ferit Kadri, ülkesinde yapmayı planladığı devrimi ve ayrıntılarını AKŞAM Ankara Temsilcisi Nuray Başaran'a anlattı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı devirmeye çalışan Reform Partisi'nin başkanı olan Ferit Kadri, 6-8 ay içinde, Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan'da olduğu gibi Suriye'de de yeni bir devrimin gerçekleşeceğini öne sürdü. Suriye'de rejim muhalifleri idama mahkum edildikleri için ABD'de yaşayan ve sorularımızı da Washington'da Mandarin Oteli'nin lobisinde yanıtlayan Ferit Kadri, küçük yaşlarda ayrıldığı ülkesine kurtarıcı olarak dönme heyecanını şimdiden yaşadığını ve devrimin koşullarının oluşmaya başladığını öne sürdü. 21 Haziran'da Türkiye'ye geleceğini ve konferans vereceğini belirten Ferit Kadri, uluslararası camianın Suriye'ye baskısını artırması halinde devrimin daha da erken ve kolay olabileceğini söyledi. 'Suriye Halkı, Türk halkı neye sahipse onu istiyor' diyen Ferit Kadri, AKŞAM'ın sorularını şöyle yanıtladı

Suriye'deki rejimin muhalifi olan bir partinin genel başkanısınız. Öncelikle Suriye'nin geleceğini nasıl görmek istiyorsunuz?
Öncelikle ve en başta Suriye'yi demokratik bir ülke olarak görmek istiyoruz. Suriye'yi, problemleri çözmek için bir araç olarak şiddeti kullanmayan ve yaymayan, İsrail de dahil, tüm komşularıyla iyi geçinen, uluslararası toplumla karşı karşıya olmayan ve barışçıl bir ülke olarak görmek istiyoruz. İşte bu bizim Suriye vizyonumuz. Halkımızı refaha ulaştırabileceğimiz, Irak, Lübnan ve Türkiye ile ekonomik ilişkiler kurabileceğimiz bir ülke

Özgürlük istiyoruz

Halk bu saydıklarınızı şu an hükümetten talep ediyor mu ya da tüm bunları ne kadar hissediyor ve sizin bu isteklerinizi ne kadar algılıyor?
Baskı altındaki bir toplumdaki insanlara 'kapalı düşünceli' insanlar denir. Dünyaya söyledikleri, içlerinde, eve gittiklerinde düşündüklerinden daha farklıdır. Dolayısıyla Suriye halkı dünyaya 'biz iyiyiz, sorunumuz yok' diyor, fakat evlerine gidip kendi içlerine döndüklerinde, daha iyi bir Suriye, demokrasi ve özgürlük isteklerini dile getiriyorlar. Çok iyi biliyoruz ki, halkın çoğu Suriye'yi tam anlamıyla demokratik bir ülke olarak görmek istiyor ve bu ülkenin yönetimine katılımda bulunmak istiyor. Türk halkının Türkiye'de sahip olduğu şekilde katılmak istiyorlar yönetime. Suriye halkı, Türk halkı neye sahipse ona sahip olmak istiyor: İfade özgürlüğü, barış, liderlerini seçme özgürlüğü ve Türkiye'de demokrasinin getirdiği ne varsa o.

Söylediklerinizden anladığım kadarıyla, Suriyeliler de kalplerinde terörizmi desteklemiyor. Pekiyi halk, evlerindeki bu düşünceleri ne zaman sokağa yansıtabilir?
Size bir örnek vereceğim: Bugün, evinde daha fazlasını karşılayamadığı için sadece ekmek ve zeytin yiyen Suriyeli bir aileyi düşünelim. Bu ailenin babası, oğlu ya da kuzeni evinde Filistin sorunu hakkında konuşuyor. Ancak eğer bu adama bugün sahip olduğu şeylerden daha fazlasına sahip olabilme şansı verilse; örneğin kendi işine sahip olabilse, daha iyi bir yaşam sahibi olma şansı olsa; bu adam ya da kuzenleri, gelirleri hakkında, kendi işini geliştirmek için insanlarla neler yapabileceklerini, Türkiye ile ekonomik ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu konuşacaktır. Yüzlerce kilometre ötedeki kendileriyle ilgili olmayan bir meseleden bahsetmeyecektir. Dolayısıyla biz, insanlara böylesi ekonomik fırsatların ve özgürlüklerin verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu şekilde şiddete destek vermeyeceklerdir. Şu an Suriyelilerin bir kısmı terörizme destek veriyorsa, bunun sebebi bir geleceklerinin olmamasıdır. Onlara bir gelecek umudunun olduğunu göstermeliyiz. Bunu bir kere yaparsak bir çok şey değişecek.

Bunları Suriye halkına anlatabilmek ve bu ümitleri yeşertebilmek mümkün mü? Örneğin, Suriye'de bunları söyleyebiliyor musunuz ve halkın ne kadarı partinizin bu söylemlerine itibar gösterip, algılıyor?
Öncelikli olarak, kendi ülkemizi ve milletimizi yeniden inşa etmemiz gerektiğini ve onu korumamız gerektiğini anlatmaya çalışıyorum ve bunları anlamaya da başladılar. Bunun, başkalarını savunmadan önce daha önemli olduğunu da düşünmeye başladılar. Bence, Suriye halkının fikrini değiştirmeye başladık ve iyi, olumlu sonuçlar da alıyoruz.TV programlarına, gazetelere birçok defa çıktım. Halktan, gerçek Suriyeliden aldığım tepkiler çok olumlu. İnsanların onlara söylediklerimi dinlediklerine ve algıladıklarına inanıyorum.

Devrimin 4 şartı oluştu

Yaptığınız çalışmalar ve anketlere göre Suriye halkının yüzde kaçı, yani ne kadarı size destek veriyor?
Bu sorunun cevabını vermeden önce kısa bir ön açıklama yapmak istiyorum. Suriye'de 'devrim, karşılaştırmalı devrim' üzerine okuyan insanlar var; Lenin Devrimi, İran Devrimi, Fransız Devrimi gibi devrimleri inceliyorlar. Bu insanların görüş birliği olduğu noktalardan biri, bir devrimin gerçekleşmesi için 5 şartın mevcut olması gerektiği.

İlk olarak, istihbarat ve haberlerin rejime karşı olması gerekiyor. Son bir buçuk, iki yıldır, Suriye istihbarat ve haberlerinin rejim karşıtı olmaya başladıklarını görüyorum. İkinci şart, ekonomik sıkıntı. Suriye'de önemli düzeyde ekonomik sorun, borç ve sıkıntı yaşanıyor. Üçüncü şart, gençler. Ülkedeki genç insanların, daha iyi bir yaşam için umut görememeleri. Suriye'de her yıl kolejden mezun olan 300 bin genç var ve bunlardan ancak 100 bini iş bulabiliyor. Geriye kalan 200 bin genç ise işsiz ve umutsuz kalıyor. Ve bu genç insanlar bir devrim için çok önemli bir faktörü oluşturuyor; çünkü korkusuzlar, kaybedecek hiç bir şeyleri yok, cesurlar ve genelde devrimi harekete geçiren asıl unsur gençlerdir. Suriye'deki gençlerin çoğu bugün bir devrime başlamaya hazır. Çünkü bugünkü Suriye'de ne bir işleri ne de geleceğe dair umutları var.

Dördüncü şart, elitlerdir. Suriye'de şu an elitlerin kopması, ayrılması söz konusu. Suriye'de iki çeşit elit var. İlki, tanınmış, kalıcı ve geçmişten gelen bir isimleri olan aileler, ki bunlar rejimi desteklerler genelde. İkincisi ise geleneksel olarak zengin olan ve iş yaşamında güçlü olan Sünni aileler. Bugüne baktığımızda, tanınmış ve geçmişten gelen aileler rejime karşı ciddi anlamda seslerini yükseltiyor. Aynı şekilde iş yaşamında ön planda olan Sünni aileler de Suriye hükümetinin AB ile işbirliği ve ekonomik antlaşmaları yapamamasından dolayı hükümete çok kızgınlar ve ciddi eleştirilerde bulunuyorlar. Bu iki elit grubunun rejimi desteklememesi de bizce devrime giden yolda önemli bir adım.

Beşinci şart ise, ikincil bir otoritenin mevcudiyeti. Yani alternatif bir yönetimin ortaya çıkmasını sağlama gereği. 1979 yılında İran'da halk Humeyni'nin resimlerini duvarlara astığında çoğunluk onun kim olduğunu bilmiyordu. Umursamıyorlardı da. Ancak resimleri asmaya devam ediyorlardı.

Çünkü tek istedikleri şey Şah'ı göndermekti. Yani Suriye'de ikinci bir otorite ya da alternatif yok. Sorulması gereken soru ise, Suriye'de bunun kısa zamanda nasıl oluşacağı, ortaya çıkacağı. İşte bu nokta, benim görevimin bir parçası.

Suriye içinde de bir program ve plan yürütüyoruz tabii ki. Bu programın temel amacı da halkın gözünde ikinci bir otorite ya da tercih yaratmak. Bu program da 6 ile 8 ay içerisinde Suriye içinde yayılacak ve görülmeye başlanacak. Bu süre sonrasında halk bir alternatif ve seçenek olduğunu görecek ve devrim süreci de bundan sonra harekete geçecek. (19.06.2005)

Hayalim Suriye'yi Türkiye gibi yapmak

Bu süreçte Suriye yönetiminin baskısını hissediyorsunuzdur. Bunun için ne yapıyorsunuz? 
Tabii ki, hem de oldukça fazla. Fakat Suriye'de çok cesur insanlarımız ve gizli çalışmak zorunda kalan, yeraltı grupları olarak niteleyebileceğimiz insanlarımız var. Çalışmalarımızı tabii ki kapalı, yani gizli bir temelde yürütüyoruz.

Ne zaman yeryüzüne çıkacaksınız?
El Cezire, El Arabiya ve diğer birçok televizyon kanalı ve gazetelere çıktım, görüşlerimi ilettim. Şu anki yönetim yanlısı Suriye gazeteleri de bana her zaman saldırdı. Ben, basın tarafından saldırıya uğrayan tek muhalefet lideriyim. Suriye halkı benim, partimin ve çalışmalarımızın farkında, bizi tanıyorlar. Fakat daha fazlasını yapmalıyız, bunun da farkındayız. Programımızı, Suriye vizyonumuzu halka daha fazla anlatmalı ve anlamalarını sağlamalıyız. Halkın bize hizmet etmek için değil, bizim onlara hizmet etmek için var olduğumuzu anlatmamız lazım.

Baskıyı hak ediyor

Suriye uluslararası anlamda giderek sıkışıyor. Türkiye ve uluslararası camia siyasi baskıyı artırırsa, bu durum Suriye halkının sizi daha fazla fark etmesine ve yeryüzüne çıkmanıza katkı sağlayabilir mi?
Uluslararası baskı uluslararası camia istediği için değil, Suriye bunu istediği için mevcut. Suriye'nin pozisyonundan dolayı hak ettiği bir baskı var. Öncelikle Suriye halkının hem Türkiye'den hem de uluslararası camiadan daha fazla baskı talep ettiğini söyleyebilirim. Ben de bu durumu anlatmak için 21 Haziran'da ülkenizde bir konferans vereceğim. Ülkenize geldiğimde, Türkiye'nin uluslararası toplumla hareket etmesi, Suriye'nin bir diktatörlük olduğunu ve Türkiye için en iyisinin Şam yönetimine baskıyı artırması olduğunu söyleyeceğim. Çünkü demokrasi, ekonomi, ticaret ve özgürlük her iki taraf için de şart. Ülkemde bir rejim değişikliği için gerçekleşecek devrim, Türkiye dahil uluslararası baskının artması ile daha kolay ve halkım için de daha acısız olacaktır.

Türkiye'de ve tüm dünyada Amerikan yönetiminin, Suriye'ye her an bir müdahale gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği sorusu soruluyor. Siz neden Amerikan topraklarındasınız? Böyle bir müdahaleden korkmuyor musunuz ve halkınız için burada ne istiyorsunuz?
1975 yılında buraya geldim ve Amerikan vatandaşıyım. Burada yaşadığım 30 yıl içinde Suriye'ye hep çok sık gitmek istedim. Burada anayurdumun demokrasiye geçişi için çabalıyorum. Onlar da Başkan Bush'un demokrasi çağrısında bulunduğunu biliyorlar. Bizler de demokrasinin Suriye'ye gelmesi için Washington'un önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Benim burada yapmak istediğim şey, Suriye'ye demokrasinin getirilmesine katkıda bulunmak ve önderlik etmek. Biliyorsunuz ki, Bush yönetiminin de Ortadoğu'ya demokrasi ve özgürlük getirmek gibi bir söylemi var. Suriye'ye bir müdahale konusunda ise, bizler ABD'nin Suriye'yi işgal etmesini istemiyoruz. Bizler mevcut Suriye yönetimine baskı koyuyoruz ve bu konuda ABD'den destek alabiliriz.

Zamanı geldiğinde gideceğim

Bedelini de ödemek dahil, her şeyi göze alarak hedeflerinizde yol alabilecek ve bahsettiğiniz devrimi gerçekleştirebilecek misiniz? Yeterince cesur musunuz?

Evet, evet, evet! Eğer Suriye topraklarına adım atarsam hükümet beni öldürecektir. Çünkü ben rejim değişikliği istiyorum ve Suriye'deki hukuka göre rejim değişikliği isteyenler ölümle cezalandırılırlar. Ama Suriye'ye demokrasinin getirilmesi için elimden gelen bir şey varsa ve bunun için Suriye'ye girmek durumundaysam; evet giderim.

Peki o zaman ne zaman?
6 ila 8 ay içerisinde

Devrim ve sonrası için hazır mısınız?
Suriye halkı bu devrime hazır. Otokrasiden demokrasiye geçişte bir konsey oluşturmak için bir hazırlık yapıyoruz. Eylülde yapacağımız toplantıda bir geçici hükümet konseyi oluşturacağız.

Suriye halkı için neyi hayal ediyorsunuz?
Oldukça basit bir hayal. Her Suriyelinin Suriye pasaportu taşımasından dolayı onur duymasını istiyorum. Bunun ne kadar basit bir hayal olduğunu düşünün. Fakat çok derin bir anlamı var; kendine güveni, ekonomik rahatlığı ve daha iyi bir yaşamı içeriyor aslında bu basit hayal. Hayalimde Suriye'yi Türkiye gibi laik, özgür ve demokratik bir ülke yapmak var. Ülkem Türkiye gibi olmalı. 11 yaşında İstanbul'a geldiğimde ilk kez bir lunaparkı görüp oyuncaklara binmiştim. Onu unutmam mümkün değildi. Siyasetçi ve lider olunca da Türkiye'nin özgür, demokratik ve laikliğiyle tanıştım. Bunu unutmam ülkem için mümkün değil.