Ortadoğu9 Haziran 2005 00:00

AB-D DESTEKLİ TERÖRÜN KALESİ ''SA 7'' FÜZELERİYLE KORUNUYOR !

<P>Türk basınına en son gitar çalan PKK'lilerin görüntüleriyle yansıyan Kandil Dağı, Irak-İran sınırındaki yaylaların zirvesinde, Türkiye'ye 20 yıldır kan kusturan terör örgütü PKK'ye ev sahipliği yapıyor. PKK'nin ''düzenli ordusu'' , 7 yılı aşkın süredir eylemlerin çıkış noktası olarak bu geçit vermez coğrafyayı üs tutuyor. </P> <P><STRONG>Halen 5 bin civarında militanın barındırıldığı, SA 7 füzeleriyle donatılmış olan dağ, PKK yönetiminin de ana karargâhı olarak kullanılıyor.</STRONG> </P><div style="display:none">cialis forum <a href="http://blog.devparam.com/page/cialis-sarajevo-B6K.aspx">cialis bez recepta</a> cialis bez recepta</div>

  

Türk basınına en son gitar çalan PKK'lilerin görüntüleriyle yansıyan Kandil Dağı, Irak-İran sınırındaki yaylaların zirvesinde, Türkiye'ye 20 yıldır kan kusturan terör örgütü PKK'ye ev sahipliği yapıyor. PKK'nin ''düzenli ordusu'' , 7 yılı aşkın süredir eylemlerin çıkış noktası olarak bu geçit vermez coğrafyayı üs tutuyor. Halen 5 bin civarında militanın barındırıldığı, SA 7 füzeleriyle donatılmış olan dağ, PKK yönetiminin de ana karargâhı olarak kullanılıyor.

KONGRAGEL'in, yeniden PKK adını aldığı 28 Mart'tan bu yana gerçekleştirdiği ve 28 güvenlik görevlisinin şehit olduğu son üç aydaki saldırılara her gün bir yenisi eklenirken, dikkatler sürekli olarak Irak-İran sınırındaki Kandil'e odaklanıyor.

Terör örgütünün daha önceleri lojistik üs, 1997'den itibaren de merkez olarak kullandığı Kandil Dağı'nın Kuzey Irak'a bakan yönünde, İran'dan gelen Zap Nehri'nin sularının tutulduğu baraj gölü bulunuyor. Göl, Kuzey Irak'ın Kaladiza ve Raniyah kasabaları arasındaki Derbend Boğazı'ndan akan nehir sularıyla besleniyor. Boğaz aşıldığında, Türkiye'ye 200 kilometre uzaklıkta, İran'ın Urumiye ve Mahabad ile Irak'ın Erbil ve Süleymaniye kentlerinin yaylalarını bir duvar gibi bölen, sarp ve geçit vermez Kandil Dağı yükseliyor.

PKK, yamaçlarından sular fışkıran, dev mağaraların bulunduğu bu heybetli dağı uzun yıllardır terör saldırılarını planladığı, askeri ve siyasi eğitim verdiği, mühimatlarını depoladığı, kongrelerini topladığı, hatta infazları gerçekleştirdiği güvenli bir alan olarak kullanıyor.

PKK Başkanlık Konseyi üyesi Murat Karayılan 'ın denetimindeki bu kampta yetiştirilen militanlar, gruplar halinde İran-Irak sınırından Van-Hakkâri-Şırnak hattı kullanılarak yurda sokuluyor.

FÜZELERLE KORUNUYOR

Daha önce bölgedeki boşaltılmış köylerde oluşturulan, Haftanin, Metina, Avasin, Zap, Harkurk kamplarını kullanan örgüt, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu merkezlere yönelik operasyonlarından olumsuz etkilenince Kandil'i kullanmakta ısrar ediyor.

Coğrafi açıdan kara operasyonlarına geçit vermeyen bu dağ, hava saldırılarına karşı ise Doçka uçaksavarları, helikopter ve uçakların motor ısılarına güdümlü Rus yapımı SA 7 (Strela) füzelerinin yanı sıra ağır silahlarla korunuyor. Güvenlik birimlerine göre bu dağ ve çevresindeki diğer PKK kamplarında 80 civarında SA 7 bulunuyor.

PKK son 5 yılda aldığı ağır darbelerin ardından Kandil'i vazgeçemeyeceği bir alan olarak kullanırken zaman zaman yabancı gazeteciler ve özellikle de CIA elaemanlarını ağırlıyor.

PİRANŞEHİR'E OPERASYON...

Türkiye'nin huzurunu bozan Kandil, Türk ve dünya kamuoyunun dikkatini son günlerde daha çok çekerken, buraya neden bir operasyon yapılmadığı da tartışılıyor. Nükleer tesis çalışmaları nedeniyle ABD'nin hedefinde bulunan İran'ın, PKK denetimindeki Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) militanları bulunduğu gerekçesiyle Kandil ile Piranşehir arasındaki yaylaları 27-28 Mayıs tarihlerinde bombaladığı, ancak etkin sonuç alınamadığı biliniyor.

Türkiye'nin ise 1997'de Beyaz Dağı, Gare ve Harkurk bölgesinde yapılan Çekiç Harekâtı sırasında sınırlarına dayandığı Kandil'e girip girmediği tartışma konusu oluyor. ABD Büyükelçiliği Danışmanı John W. Kunstadter , bir ay önce Çankaya Üniversitesi'ndeki bir panelde ''Kandil'e çıkamadıkları için bazılarının hüsrana uğradığını'' belirtirken şu sözleri kullanıyor: ''Sanırım 1997'de sizin ordunuz da Kandil'e girmeye çalışmıştı ama başaramadı...'' Aynı günlerde ABD'li danışmana yanıt veren Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyakanıt , o dönemde böyle bir teşebbüs olmadığını söylüyor.

Geçen haftalarda Erciyes Üniversitesi'nde konuşan emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu 'nun sözleri ise dikkat çekiyor:

''Biz 1995'te oradaydık. Biz orada çelik çomak oynarız. Yeter ki o iradeyi göster, yeter ki cesur ol.''

Kandil'in zirvesinden kan akmaya devam ediyor... Türkiye, artık ABD'den bu zirveyi vurmasını istiyor.

Beklentiler, Irak'ta 150 bin kişilik ordusu ile 10 bin kadar direnişçiyle mücadele edemeyen ABD'nin cesaret ve iradesinde kilitleniyor.