İran konusunda ne yapmalı? - Hasan Ünal
<P><STRONG>İran operasyonunda üslerimizi Amerikan uçaklarına kullandırtmamalıyız.</STRONG> Ayrıca Amerikan füzelerinin bizim hava sahamızı kullanarak İran’ı vurması da doğru olmaz. Hatta bunlarla yetinmemek ve Amerika’nın siyaseten yanında görünmemek gerekir. </P> <P>Türkiye’nin böyle bir operasyona destek vermemesi ve politik anlamda da karşı durması Ortadoğu’daki ülkeler üzerinde olumlu tesirler yaratacak ve Amerika’nın girişimlerini zora sokacaktır. </P><div style="display:none">buscopan <a href="http://www.floridafriendlyplants.com/Blog/page/buscopan-hund-0ZH.aspx">link</a> buscopan plus</div><div style="display:none">cialis walgreen coupon <a href="http://driverblog.suddath.com">site</a> cialis coupon</div>
Salı günü, İran’ın nükleer girişimlerinden bahsetmiş ve bu konuyu Amerika’nın yakın takibe aldığını belirtmiştik. ABD’nin, nükleer silah üretmesini engellemek için bir yıl içerisinde İran’a saldırmasının muhtemel olduğunu belirttikten sonra, Türkiye olarak ne yapmamız lazım geldiğini sormuştuk.
Öyle anlaşılıyor ki, İran, daha önce Irak’ın nükleer silah yapma denemesinden dersler çıkarmış. Tesislerini askeri birliklerin bulunduğu alanların altlarına inşa etmekteymiş. Dolayısıyla Atom Enerjisi Kurumu İran’a denetlemeye gittiği zaman bu tesisleri göremiyor; zira sadece sivil alanları denetleme yetkisine sahip ve askeri bölgelere giremiyor. Ayrıca aynı işi yapan birden fazla tesis kurmuş. Bunlardan biri vurularak devre dışı bırakılırsa, ötekilerle nükleer faaliyetini sürdürebilecek.
İran’ın kendi güvenliği açısından nükleer silah yapmakta ısrarcı olacağı; buna karşılık Amerika’nın da bunu durdurmak için bir hava harekatına girişeceği ihtimali oldukça yüksek. Bu vaziyette ne yapmak lazımdır? Amerika’nın yapacağı hava harekatına fiili destek vermek Türkiye açısından tamamen yanlış olur; zira Irak’ta Türkiye’nin hak ve menfaatlerini göz ardı ederek, iki Kürt aşiretini Türkiye’ye tercih eden, bu arada İran saldırısından sonra Türkiye’ye ne yapacağı konusunda ciddi soru işaretleri bulunan Amerika’ya açık destek ve yardımda bulunmak ülkemizin çıkarlarına hizmet etmez.
Öte yandan, İran’ın nükleer silah sahibi olmasından Türkiye olarak çok memnun olmasak bile, sırf bu gerekçeyle söz konusu ülkeye yönelik bir Amerikan harekatının içinde yer almak da olmaz. Kaldı ki, Amerika-İsrail ikilisi Kürt devleti kurma girişimlerini aynı pervasızlıkla sürdürürlerse, o zaman İran’la işbirliği yapmak durumunda kalacağız. Aslında her halükarda İran ile ilişkilerimizin normalleştirilmesi ve zaman içerisinde ortak çıkarlar üzerine inşa edilmesi faydalıdır.
İran operasyonunda üslerimizi Amerikan uçaklarına kullandırtmamalıyız. Ayrıca Amerikan füzelerinin bizim hava sahamızı kullanarak İran’ı vurması da doğru olmaz. Hatta bunlarla yetinmemek ve Amerika’nın siyaseten yanında görünmemek gerekir. Türkiye’nin böyle bir operasyona destek vermemesi ve politik anlamda da karşı durması Ortadoğu’daki ülkeler üzerinde olumlu tesirler yaratacak ve Amerika’nın girişimlerini zora sokacaktır. Amerika her şeye rağmen yine de harekete geçebilir. Ancak başarı şansı zayıflar.
Türkiye’nin böyle bir tavır sergileyebilmesi için İran’ın da bazı jestler yapması gerekir ve bunlara hemen başlamasında fayda vardır. Örneğin İran son yıllarda PKK’ya topraklarını açma konusunda daha dikkatli davranmaktadır ki, bu sevindiricidir. Tahran yönetiminin terör örgütüyle mücadele konusunda Türkiye’ye tam destek vermesi ve Ankara’yı tatmin etmesi en tabii beklentidir.
Buna ilaveten Tahran’ın, Kıbrıs politikasını gözden geçirmesi lazımdır. Bugüne kadar Rum-Yunan tezlerine destek vermiş bulunan Tahran’ın artık KKTC’yi tanımak da dahil yeni bir politika belirlemesi beklenir. Geçen yıllarda İran’dan Türkiye’ye epeyce turist geldiği anlaşılıyor. İran KKTC’ye uygulanan ambargoyu kaldırdığını ilan ederek, hava yollarının haftada en az bir kere KKTC’ye uçmasını temin edebilir ve İran’lı turistler oraya da gidebilir. Ayrıca İran yönetimi, KKTC’yi tanımaya hazır olduğunu ve KKTC’nin tanınması girişimlerini İKÖ’de de sürdüreceğini söyler ve gereğini yaparsa, o zaman Türk halkının gönlünü kazanır ve AKP hükümeti istese de Amerikan operasyonuna destek veremez.
Bu sayede iki ülke arasındaki ilişkiler derinleşir ve zaman içerisinde kapsamlı hale gelir. Tahran yönetimi bu fırsatı kaçırmamalı ve AKP hükümetinin KKTC konusunda kendisinden talepte bulunmasını beklememeli. Çünkü AKP böyle bir talepte bulunmaz ve Amerika ile işbirliğine en yatkın hükümet AKP’dir. İran, KKTC konusunda atacağı adımlarla, bu hükümetin Amerika’nın yanında yer almasını önleyebilir.