Ortadoğu21 Nisan 2005 00:00

ABD'nin İran'ı İçerden Vurma Planı!

İran’ı açıkça hedef gösteren ABD’nin “İran’ı içeriden vurma planı” devrede. Kuzey Irak’taki kampta “Karşı devrim ordusu” eğitiliyor Nükleer silah bulundurduğu gerekçesiyle sıkıştırılan İran Yönetimi’ni, ABD doğrudan operasyonla değil, İran muhalefetiyle vurmayı planlıyordiscount drug coupons click free discount prescription cardcialis coupons printable link discount prescription drug card

Irak’ın kuzeyinde peşmergeler tarafından eğitilen İranlı rejim muhaliflerinin kamplarında hummalı bir faaliyet var.

SKYTURK Diyarbakır Temsilcisi Nevzat Bingöl ile görüşen İran KDP’si Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Şerefi, eğitim kampında Kürt, Azeri, Beluci ve Fars partilerine mensup rejim muhaliflerinin, “Molla rejimini yıkacak güçte” olduğunu ileri sürdü.

Teorik ve pratik eğitim

Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’ı işgalinin ardından hedef tahtasına oturttuğu İran’da, rejim muhalifleri faaliyetlerini hızlandırdı.

Geçmiş dönemlerde ayrı ayrı ve cılız seslerle çıkan muhalif sesler, geçen ay içerisinde Londra’da toplanarak, birlikte hareket etme kararı aldı. İran rejim muhalifleri toplantısının ABD’nin öncülüğünde yapıldığı belirtiliyor. Toplantıda, “demokratik ve federal İran” için mücadele kararı alındı. İran KDP’si dışında silahlı güçleri olmayan İranlı diğer rejim muhalifleri, kendi silahlı güçlerini oluşturmaktan ziyade, üyelerini Irak’ta bulunan İran KDP kamplarına göndererek silahlı “peşmerge” eğitimi aldırmaya başladı. Aralarında Azeri, Fars ve Beluciler’in de bulunduğu İranlılar, kampta hızlandırılmış peşmerge eğitimi aldıktan sonra ihtiyaç duyulan bölgelere gönderiliyor.

Kamplarda altı haftalık teorik ve pratik eğitimler veriliyor, bir grupta yaklaşık altmış peşmerge eğitiliyor. İKDP yetkilileri, Irak yönetimiyle İran rejimi arasındaki ilişkilere zarar vermemek için İran’a girip silahlı eylem yapmadıklarını, ancak İran’da bulunan üyelerinin siyasi ve askeri faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtiyor.

İKDP siyasi ve askeri güçler komutanı Hasan Kadirzade, kendi saflarında hayatını kaybeden çok sayıda Fars, Azeri ve Beluci kökenli İranlı peşmergenin olduğunu belirtiyor.

Kendimizi savunuruz

Irak’taki kamplarında görüştüğümüz İranlı rejim muhalifleri, silahlı mücadeleden çok siyasi yöntemleri benimsediklerini, ancak İran’ın kendilerine yönelik baskıcı tutumu nedeniyle kendilerini savunmak amacıyla silahlı eğitim aldıklarını savunuyor. Hasan Kadirzade, silahlı mücadeleyi benimsemediklerini ancak mecbur bırakılırsa kendilerini savunacak güçlerinin olduğunu belirterek “Ulusal haklarımız için mücadele ediyoruz. Bu amaçla her türlü hazırlığımızı yapmış durumdayız. Bizim mücadelemiz, ABD’nin İran’la ilişkisinin bozulmasından çok önce başladı. Bizi Amerika’nın İran’ı vurup vurmaması değil, terörle mücadelesi ilgilendiriyor. Biz teröre karşı cephenin içinde yer alıyoruz. İran yönetimi teröre destek veren bir yönetimdir, bizim mücadelemiz bunlarladır” diyor.

Kadirzade, Amerikalı yetkililerle zaman zaman görüştüklerini, bu görüşmelerde Amerikalılar’a İran’a silahlı bir müdahale bulunmamalarını, Avrupa ülkelerinin İran’a verdiği desteği kesmesi ve kendilerine destek verilmesi durumunda İran’daki molla yönetimini muhaliflerin yıkabileceğini söylediklerini aktarıyor. Kadirzade, yine de ABD’nin İran’a müdahale etmesi durumunda, muhaliflerin İran yönetiminin yanında yer almayacaklarını ifade ediyor.

İKDP’nin kamplarında büyük bir hareketlilik hemen dikkat çekiyor. Kampta sadece siyasi ve askeri eğitim verilmiyor, güçlü bir radyo ve biri Latince, diğeri Arap alfabesiyle çıkarılan iki gazete aracılığıyla gelişmeler konusunda İran halkı bilgilendiriliyor.

Kampta bulunan başı açık Azeri muhalif dikkatimizi çekiyor. Adı İlham Çerçi... Çerçi, eğitiminin ardından kampta kalmış ve yine kendisi gibi Azeri olan birisiyle evlenmiş.

İran’da Azeriler’in nüfus olarak Farslar’dan fazla olduğunu savunan Çerçi, anadilde eğitim başta olmak üzere kendilerini ifade edebilecek değişikliklerin federal bir yapıda anayasal güvence altına alınmasını istediklerini belirtiyor.

ABD’LİLERLE SIK SIK GÖRÜŞÜYORUZ

İran KDP’si Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Şerefi, ABD’lilerle irtibat halinde olduklarını anlattı:

Amerikalılar’la görüşüyor musunuz?

- Evet. Amerikalılarla sık aralıklarla görüşüyoruz. İran’ı da, Kürtler’i de, Ortadoğu’yu da konuşuyoruz. Sadece Amerikalılar’la değil, Avrupa ülkeleriyle de görüşmelerimiz var. Molla rejimine verdikleri desteği kesmelerini istiyoruz.

İran yönetiminin sizlerle görüşmek için KDP ve KYB’yi aracı olarak kullanmak istediği belirtiliyor, doğru mu?

- İran yönetimi birkaç kanaldan bizimle görüşmek istedi. Ancak biz İran yönetimine güvenmediğimiz için bu talepleri geri çevirdik. Görüşmek için şartlarımızı, prensiplerimizi ortaya koyduk. Yapacağımız görüşmeler açık olmalı, BM gözetiminde yapılmalı ve sadece bizimle görüşmek istiyorlarsa o zaman Kürt sorununda çözümü de içermeli.

İran rejim muhaliflerinin aralarındaki ilişkileri nasıl?

- İranlı rejim muhalifleriyle genellikle Avrupa’da ve sık aralıklarla bir araya geliyoruz. Muhalifler arasında görüş birliği var, tüm rejim muhalifleriyle görüşüyoruz, demokratik ve federal İran isteyen partilerle yardımlaşıyoruz. Biz silahlı mücadeleyi reddetmedik. Sadece Irak’ın özel durumu nedeniyle Irak’taki kamplarımızdan İran’a sızıp eylem yapmayı askıya aldık. Gerilla ve peşmerge eğitimlerimizi hiç durdurmadık. Yarın silahlı mücadele kararı aldığımızda on binlerce peşmergemiz hazırdır. Partimiz silahlı mücadele kararı aldığında halkımız da buna hazır ve hazırlıklıdır. İran halkı olarak 25 yıl önce çıplak ellerimizle şah rejimini yıkmıştık. Bu tecrübemiz unutulmasın.

ANALİZ

İKİ komşu ülke, İran ve Irak, pek de dostça olmayan ilişkileri dönemlerinde hep birbirlerinin muhalefetine destek verdi.

İran, Saddam döneminde Irak’ta mücadele eden silahlı Kürt gruplarına destek verirken, Irak da, 1991 savaşı sonrasında Mesut Recavi başkanlığındaki Halkın Mücahitleri örgütüne destek verdi.

ABD, Irak işgalinin ardından helikopter ve tanklara da sahip olan bu örgütü silahsızlandırdı. Ancak Irak’ın kuzeyinde üstlenmiş olan Kürt gruplara dokunmadı. İKDP, Komala, Komala Şoreşger İran rejimi karşıtı silahlı gruplar olarak kaldı. Acaba ABD, İran’a müdahalesinde kuzey ittifakı ve Irak rejim muhaliflerine verilen görevi bunlara mı verecek?

Londra’da İran rejim muhaliflerinin toplanmasıyla başlayan süreç, İran’da bu görevin ağırlıklı olarak rejim muhaliflerinin üzerine yüklenmeye çalışıldığını gösteriyor. Zira İran, ne Afganistan’da olduğu gibi Taliban rejimi, ne de Irak’ta bütün silahları eskimiş disiplinsiz, moralsiz, ne için mücadele edeceklerini bilmeyen Saddam’ın askerleri gibi değildi. İran, beş bin yıllık devlet geleneği olan büyük askeri gücü ve nüfusuyla kendine yetebilen ülkelerden biri. İran’ın bir başka özelliği de, kendi iç muhalefetini olanca sertliğiyle yapmasına rağmen dış müdahalede tüm muhaliflerin birlik halinde dış tehlikeye karşı mücadele etme geleneğidir. Londra toplantılarında bu özelliklerin ortaya çıkmasıyla da ABD, yeni stratejisini İran yönetiminin yıpratılması, muhaliflerin güçlendirilmesi üzerine kurdu.

Çok geniş bir alana yayılan ve 1991 yılından önce Saddam Hüseyin döneminde Irak askeri karargâhı olarak kullanılan İran rejim muhaliflerinin kampı, birkaç kez İran askerlerinin saldırısına uğramış. Kamp sorumlularının anlatımına göre, etraftaki tepeleri tutan İran askerleri roket ve füzelerle zaman zaman saldırıyor. ABD savaş uçakları, bu saldırıları püskürtüyormuş.

Kampa gittiğimizde yeni dönem bir eğitim grubunun geldiğini söylediler. Kadınlı erkekli 40 kişilik grup, siyasi eğitimlerine yeni başlamışlardı, eğitimleri İKDP’nin eski kadroları tarafından veriliyor. Kampa gelenler, sınırı dağlardan geçerek aştıkları için, kış döneminde sayı biraz düşmüş, ancak havaların ısınması ve dağlardaki karların erimesiyle birlikte bu sayıda büyük artış yaşanıyor