Siyaset20 Ağustos 2004 00:00
Turkey for sale(Satılık Türkiye) - Erhan Eker
Öyle anlaşılıyor ki, son 5 yılda satılan arazi ve gayri menkullerle Türkiyeye en az 5 milyar dolar para girmiş. Cari açığın bir bölümü bu yolla kapatılmış. Asıl önemli nokta şu : levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponscoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardssymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Yurt dışından kredi aldığımızda hem hazine hem piyasalar çok sevinçli oluyoruz. Bankalarımız iki yüz milyon dolarla çıkıp 400 milyon dolarla döndükleri yüksek faizli sendikasyon kredilerini anlata anlata bitiremiyor.
Dış borcumuz on yıl içinde hedefini bir trilyon dolar olarak belirlemiş durumda her yıl hızla artıyor. Yüksek faizlerle borç alarak bu kadar sevinç ve gurur duyan, ekonomisini bu şekilde yürütüp, istikrar sağlandığını sanan başka ülke var mı bilmiyorum.
Gelmek istediğim nokta şu :
Bu borçların geri ödemesi nasıl yapılacak ? Ben size şimdiden söylüyorum. Bu borçları "toprak ihracatı" ile ödeyeceğiz. Geçen ay güneyde bir süre tatil yaparken bazı gözlemlerim oldu. Bazı kasabaların tamamen yabancılar tarafından alındığını gördüm. Düğün dernek yapacak veya başka işler düşünen köylüler, paraya sıkıştıkça arazilerini yabancılara satıp minibüs ya da traktör alıyor. O paralarda bitince onları da satıp, arazisini sattığı yabancının yanına şöför yada bekçi olarak işe giriyor. Bu tip şeylere birçok yerde rastladım.
Tatil bölgelerindeki gayri menkul ve arazi satışları işin önemsiz tarafı. Öyle anlaşılıyor ki, son 5 yılda satılan arazi ve gayri menkullerle Türkiyeye en az 5 milyar dolar para girmiş. Cari açığın bir bölümü bu yolla kapatılmış.
Asıl önemli nokta şu :
İleride nakde iyice sıkıştığımızda bize şu teklifler yapılacak. GAP da şuraları şuraları bize satın, güney doğuda, doğuda şuraları bize satın, alım-satım üzerindeki güvenlik kısıtlarını kaldırın, bize şuralarda tamamen serbest kendi mülkiyetimizde üsler verin borçlarınız karşılığı size kredi verelim, borçlarınızın şu kadarını silelim diyecekler.
Şimdi iyice tabloya bakalım :
1- Türkiyeye şu anda kredi verenler kimler ?
2- Türkiye ekonomisini yönetenler kimler ?
3- Piyasalar dediğimiz gerçekte kimler ? Piyasalar ne istiyor, hükümet neden kayıtsız şartsız yapıyor ?
4- Neden hükümet IMF dışında alternatif çözüm üretemiyor ? Borçlar konusunda yüksek faiz ödeme dışında çözüm yok mu?
5- Neden yüksek reel faizle döviz kurları baskı altında tutularak ülkedeki cari açığın ve dış ticaret açığının artırılmasına göz yumuluyor ve bu açık için borçlanmak zorunda bırakılıyor ?
Başka soru sormaya gerek yok.
Ekonomideki nakit akşını sağlamak için elimizde ne kadar hazır değer varsa satacağız. Önce tupras, telekom vs onları satacağız. Bunları ekonomi mantığı altında tutarlı bulabiliriz. Sonra eldeki gayri menkulleri, sonra sıra arazilerin satışına gelecek. Daha sonra da bu satılan arazilere yabancı yerleşim izinlerine sıra gelecek. Tabi bunları AB uyum yasaları içinde yapacağız. Çünkü Türkiyenin kurtuluşunu IMF ve AB dışında göremiyoruz. Eminimki bize bu yaptıklarımız için birileri çok gülüyordur. Bizim yeteneklerimize hayrandır.
İleride gelecek nesillere sınırları ne kadar olan bir ülke bırakılacağını merak ediyorum.
Dış borcumuz on yıl içinde hedefini bir trilyon dolar olarak belirlemiş durumda her yıl hızla artıyor. Yüksek faizlerle borç alarak bu kadar sevinç ve gurur duyan, ekonomisini bu şekilde yürütüp, istikrar sağlandığını sanan başka ülke var mı bilmiyorum.
Gelmek istediğim nokta şu :
Bu borçların geri ödemesi nasıl yapılacak ? Ben size şimdiden söylüyorum. Bu borçları "toprak ihracatı" ile ödeyeceğiz. Geçen ay güneyde bir süre tatil yaparken bazı gözlemlerim oldu. Bazı kasabaların tamamen yabancılar tarafından alındığını gördüm. Düğün dernek yapacak veya başka işler düşünen köylüler, paraya sıkıştıkça arazilerini yabancılara satıp minibüs ya da traktör alıyor. O paralarda bitince onları da satıp, arazisini sattığı yabancının yanına şöför yada bekçi olarak işe giriyor. Bu tip şeylere birçok yerde rastladım.
Tatil bölgelerindeki gayri menkul ve arazi satışları işin önemsiz tarafı. Öyle anlaşılıyor ki, son 5 yılda satılan arazi ve gayri menkullerle Türkiyeye en az 5 milyar dolar para girmiş. Cari açığın bir bölümü bu yolla kapatılmış.
Asıl önemli nokta şu :
İleride nakde iyice sıkıştığımızda bize şu teklifler yapılacak. GAP da şuraları şuraları bize satın, güney doğuda, doğuda şuraları bize satın, alım-satım üzerindeki güvenlik kısıtlarını kaldırın, bize şuralarda tamamen serbest kendi mülkiyetimizde üsler verin borçlarınız karşılığı size kredi verelim, borçlarınızın şu kadarını silelim diyecekler.
Şimdi iyice tabloya bakalım :
1- Türkiyeye şu anda kredi verenler kimler ?
2- Türkiye ekonomisini yönetenler kimler ?
3- Piyasalar dediğimiz gerçekte kimler ? Piyasalar ne istiyor, hükümet neden kayıtsız şartsız yapıyor ?
4- Neden hükümet IMF dışında alternatif çözüm üretemiyor ? Borçlar konusunda yüksek faiz ödeme dışında çözüm yok mu?
5- Neden yüksek reel faizle döviz kurları baskı altında tutularak ülkedeki cari açığın ve dış ticaret açığının artırılmasına göz yumuluyor ve bu açık için borçlanmak zorunda bırakılıyor ?
Başka soru sormaya gerek yok.
Ekonomideki nakit akşını sağlamak için elimizde ne kadar hazır değer varsa satacağız. Önce tupras, telekom vs onları satacağız. Bunları ekonomi mantığı altında tutarlı bulabiliriz. Sonra eldeki gayri menkulleri, sonra sıra arazilerin satışına gelecek. Daha sonra da bu satılan arazilere yabancı yerleşim izinlerine sıra gelecek. Tabi bunları AB uyum yasaları içinde yapacağız. Çünkü Türkiyenin kurtuluşunu IMF ve AB dışında göremiyoruz. Eminimki bize bu yaptıklarımız için birileri çok gülüyordur. Bizim yeteneklerimize hayrandır.
İleride gelecek nesillere sınırları ne kadar olan bir ülke bırakılacağını merak ediyorum.