Irak Seçimi Sonrasında Irak Türkmenlerin Durumu-Aslıhan Karatay
Geçen hafta gerçekleşen Irak seçimlerinde Türkmen oylarının beklentilerden çok düşük olması bir çok Türkü şaşırttı. Köşe yazısında Sayın Abdulhamit Bilici açıkça sordu: “Bize Irak’ta en az 2.5 milyon Türkmen’in bulunduğu söylenirken, nasıl oldu da Irak Türkmen Cephesi sadece 90 bin oy çıkardı?” (1) Bu düşük rakamı açıklayacak bir gerçek Kürtlerinin seçimler sırasında yaptıkları hilelerdir. Örneğin: - Seçim kurallarına aykırı olmasına rağmen, Süleymaniye ve Erbil’den Kürtler gelip Kerkük’te de oy verdi, hatta Türkiye’den PKKlı veya İranlı Kürtlerin dahi seçime katıldığı söyleniyor (2); - Türkmenlerin yoğun yaşadığı bazı bölgelerde sandık yoktu, seçim listesi gönderilmedi, yada kullanılamayacak kadar uzak mesafelerdeydi (3); buscopan link buscopan plusabilify link abilifycialis walgreen coupon site cialis coupon
- Bazı mahallelerde ise Türkmenlerin oy verdikleri sandıkları kaçırılıp, sonuç değiştirildi yada oyların değiştirilebilmesi için Türkmenleri pusulaları kurşun kalemle işaretlemeye zorlandılar (4);
- Kürtler Kerkük’e ilk girdiklerinde, Kerkük nüfüs kayıtlarını yaktılar, sonra da ayda 500 dolar maaş vererek dışarıdan Kürt getirip Kerkük’e yerleştirdiler (5);
- Son anda dahi, Kürtler en az 100,000 kadar Kürdü oy verebilmeleri için Kerkük listesine kaydettirdi (6);
- Bazı yerlerde Türkmen oyların çoğu geçersiz sayıldı, ki Irak Türkmen Cephesinin bu şekide ‘kayıp’ oyların sayısını 1 milyon civarında olduğunu kaydetmiş. (7)
Seçim hileleri Kerkük seçimini Kürt İttifakının nasıl kazandığını açıklıyor ama, Türkmen oy sayısının bu derece düşük çıkmasının sebebini tam aydınlığa çıkarmıyor. Ancak, seçim sonuçlarını daha detaylı incelediğimizde, görüyoruz ki aslında Türmenlerin oyları bölünmüş durmunda. Irak Türkmen Cephesi topladığı 90 bin oyla Irak meclisinde 3 koltuk kazanmış, ama, Kürt İttifakında 4 ve Şii İttifakında 5 Türkmen de meclise girmiş (8). Aslında Türkmen toplumun bu şekilde bölünmüş olması, hele bazı Türkmenlerinin Kürtlerle ittifaka girmesi, oy oranının düşüklüğünden daha tehlikeli bir durum yaratmaktadır. Çünkü bölünmüş, hedefi belirsiz bir toplum kendi milli çıkarını etkili savunamaz. Türkmenlerin önemli bir kısmının Şii oldukları düşünülürse, bazı Türkmenlerin Şii partilerden aday olabilecekleri rahatlıkla anlaşılabilir. Bu gayet normal. Cevaplanması gereken asıl soru, neden bazı Türkmenler Kürt İttifakına katılarak haklarını daha iyi savunabileceklerini düşünmüşler? Seçimden sonra, Irak Türkmen Cephesinde çalışan Türkmenler dahi ‘acaba Kürtlerle ittifaka girseydik daha iyi mi olurdu’ diye düşünmektedirler:
|
Abdulkadir Bezirgan, İTC Erbil İl Başkanı, Hürriyet, 2 Şubat 2005: “Kürt partileriyle birlikte seçime girseydik parlamentoda daha fazla söz hakkı sahibi olurduk. Bize böyle bir teklifle geldiler, biz kabul etmedik. Ancak bazı kendi çıkarları için seçime giren Türkmen partileri onlarla anlaşarak listelerinde yer aldı. Biz de onlarla birlikte seçime girip sonra parlamentoda ayrı bir grup kurabilirdik. Bunu yapmamamız bence hataydı. Şimdi hiçbir söz hakkımız yok” |
Aslında bu tespidinin doğru olup olmadığı tamamen Türkmenlerinin asıl hedeflerine bağlıdır. Bazı Türkmenler milliyetçi bir hedeften söz etmişlerdir. Irak’taki durumun kötüye gittiği taktirde, Türkmeneli topraklarını içeren özerk bir Türkmen bölgesinin kurulmasını arzuluyorlar. Elbette böyle bir girişim doğrudan Kürtlerin Kürdistan hayalleriyle çakıştığı için, bu hedef hiç bir şekilde Kürtlerle ittifak kurarak ulaşılamaz. Fakat, devletlerine sadık bir millet olarak, Türkmenler aslında Irak’ın hiç bir şekilde bölünmesini istememektedirler. Arzuladıkları Irak, bütün etnik grupların eşit haklarla ve demokratik bir yapıyla birlikte yaşayabildileri bir Iraktır. Hedef barış içinde azınlık haklarıyla yaşamaksa, belki Kürt iktidarını kabul edip, Kürt meclisinden birşeyler koparmaya çalışabilirler. Kürtler Türkmen azınlık haklarını koruyacaklarını vaat ediyorlar. Türkmenlerin anadil eğitim hakkı resmen tanınıyor. Kürt Parlamentosu ilk kurulduğunda da Kürtler Türkmenlere parlementoda birkaç koltuk teklif etmişlerdi. Eğer hedef azınlık statüsünde, bir başkasının himayesinde ve Kürt milli hedeflerine boyun eğerek yaşamaksa, dediğim gibi belki Kürtlerden koparabildiğin kadar ile yetinebilirsin.
Eğer Kürtler hakikaten çoğunluğu teşkil ettileri bölgelerin otonomisiyle yetinen ve kendilerini Iraklı olarak gören bir toplum olsalardı, o zaman belki de gerçekten herkes barış içinde bir Federe Irak Devletinde yaşayabilirdi. O zaman da derdim ki, tamam ‘kan dökülmesin, kimse ölmesin, işbirliğini bir deneyelim.’ Fakat Kürtlerin bütün davranışları, usluca ve kardeşçe yerinde durmayacaklarını gösteriyor:
- Kürt yönetiminde olmayan Musul, Telafer ve Kerkük’e peşmerge kuvveti gönderdiler (9);
- Türkmen oylarına engel oldular;
- Seçimde hile yaparak, demokrasinin normal bir şekilde işlemesine izin vermediler; aksine, demokrasiyi sadece kendi çıkarları doğrultusunda yasa dışı eylemlerini meşru kılmak için kullandılar;
- Kerkük’ün demografisini değiştirmeye çalışıyorlar; ve
- Bağımsızlık için gayriresmi bir kampanya ile imza topladılar.
Kürt liderlerin sözleri çelişkili: Bir yandan Kerkük’ün bütün etnik grupların barış içinde yaşayabildikleri bir şehir olmasını istediklerini söylerler (10), diğer yandan ‘Kerkük Kürdistan’ın bir parçasıdır’ (11), ‘Kerkük Kürtlere aittir’ (12) derler. Irak halkının barış fırsatını doğrudan tehdit dahi ediyorlar: ‘[Kerkük hakkında verilecek] karardan memnun olmazsak anayasanin önünü keseriz’ (13) diyorlar.
Kürt yazarların sözlerini de bir okuyun:
|
Musa Anter, Yeni Ülke, 2 Haziran 1991 (14): Mesela 30 Nisan 1991´de Milliyet Gazetesi´nin haber manşetinde söyle deniliyor: " Türkmenler, Kürt boyundurluğu altina girmeyi reddediyorlar. Kerkük kan ağlıyor." Ulan Kerkük kan ağlıyorsa canı cehenneme. Sanki şimdiye kadar Kerkük´te Azerilerin bayrağı dalgalanıyordu da, şimdi Kürt boyundurluğunu kabul etmiyorlarmış gibi. 70 yıldır sen Arap köpekliğini kabul ediyorsun da, şimdi Kürt Oradaki Türkmenler, Kürtlere sığınmış muhacir ve sığınmacılardır. Kerkük, Azerbeycan´da bir kent değil ki Türk´ü kan ağlasın. Eğer Türk orada rahat oluyorsa Serafettin Elçi, Radikal, 14 Şubat 2005 (15): Peki siz Türkiye için önerdiğiniz federasyonu, Kuzey Irak'ta Kürt-Türkmen federasyonu olarak öneriyor musunuz? Sizce, Kuzey Irak'ta Kürtler, Kerkük'ü de kapsayan bir devlet kurmalı mı? Arzular ayrıdır, reel politika ayrıdır. Şu anda reel politika Kürtlerin bağımsız bir Kürdistan kurmasına elverişli değil. Amerika'nın onaylamayacağı bir bağımsız Kürdistan'ı Kürtler kurmaya çalışmaz. Şu anda ABD bağımsız Kürt devletine taraftar değil. Zaten Irak'ta Kürtler, Bağdat'taki merkezi yönetimde önemli görev istiyor. Kürtlerin belli koşulları var. Eğer bu koşullar yerine gelirse Irak'tan ayrılmayı düşünmezler. |
Kürtler kendilerine almak istedikleri hakları Türkmenlere layik görmüyorlar. Türkmenlerin tarihi hakları yokmuş, kurucu unsur olabilme şansları yokmuş! Şerafettin Elçi aynı demeçte Türkiye’de Kürtçe’nin de bir resmi dil olmasını savunuyor, fakat Iraklı Kürtler hiç bir zaman Türkmen dili Türkçe’yi resmi dil yapmak gereği duymuyorlar. Kerkük’teki oy pusulaları Kürtçe, Arapça ve İngilizce dillerinde hazırlandı, sanki Kerkük’teki Türkçe konuşan Türkmen nüfusu yokmuş gibi (16). Hatta, Kürtler Türkmenlere anadilde eğitim vaat ediyorlar ama, Türkmen okullarına Kürtçe öğrenme şartı koydular ve Türkmen okullarına daha az para veriyorlar (17). Kerkük valiliğini ele geçirdiler ve artık Bağdat’ın Türkmenler için atamak istediği 160 öğretmeni dahi kabul etmek istemediler! (18) Bu hem Irak merkez yönetimine başkaldırıdır, hem de Türkmenlerin azınlık haklarına aykırıdır. Bu gerçekler gözlerimizin önündeyken, samimiyetle kim düşünebilir ki Kürt İttifakına katılmakla Türkmenlerin haklarını koruyabileceklerini?
Noktayı koyalım artık. Irak’ta Kürtler resmen fethe çıkmışlar. Kürtlerin hedefi, Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürdistan kurmaktır. Arzulardıkları şey Türkmenlerle eşit, kardeş olarak birlikte yaşamak değil, bu bölgeye tek başlarında hakim olmak. Kürtlerin Türkmenleri parlamentoya yada partilerine davet ettiklerine bakmayın, bu hareket sadece olası bir Türkmen isyanı sindirmek ve haksızlıklarını örtmek için yapılan bir hamledir. Radikal’a verdiği demecinde, Şerafettin Elçi açıkça diyor, “Türkmenler, egemen olanla ihtilafa düşmemeye dikkat ederler.” Yani, ‘Türkmenler bize engel olmaz, onlardan biz de faydalanırız, gene de istediğimizi yaparız’ demek istiyor.
Kürt İttifakı vasıtasıyla 4 Türkmen meclise girdiklerine göre, seçimler sırasında Irak Türkmen Cephesi liderleri Irak’ta değil Ankara’da ya da Hac’da olup, “görevimizi yaptık” (19), “Biz sesimizi yeterince duyurduk. Bizim hiç kimse ile bir problemimiz yok. Biz bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyoruz” (19) şeklinde hala konuştuklarına göre, acaba Kürtler hesaplarında haklı olabilirler mi?
Dipnotlar:
(1) Abdulhamit Bilici, ‘İsmet Paşa Türkmenlerden Gerçekçiymiş (2)’ Zaman Gazettesi, 17 Şubat 2005.
(2) ‘Kerkük Hileleri’ HO Tercüman, 7 Şubat 2005. ‘İTC Başkanı Abdurrahman: Biz Kendi Kendimizi Koruyabiliriz’ Türkmeneli Gazetesi, 14 Şubat 1005. ‘PKKlılar Barzani’den İş İstiyor’ Haşim Söylemez, Aksiyon Dergisi, Sayı 531, 25 Şubat 2005.
(3) ‘Oy Pusulası Yerinde Peçete’ Yeni Şafak, 4 Şubat 2005. ‘İTC Seçim İtirazini Seçim Yüksek Komiserliğine Sundu’ Türkmeneli Gazetesi, 2 Şubat 2005.
(4) ‘Kerkük’te Ölülere Bile Oy Kullandırdılar,’ HO Tercüman, 7 Şubat 2005.
(5) ‘İşte Kerkük’teki Maaşlı Göçmenler’ Zaman, 6 Şubat 2005.
(6) ‘Kürtlerden Taşıma Oy’ Hürriyet, 4 Şubat 2005.
(7) ‘İTC: Bir milyon Türkmen oyu kayıp,’ Hürriyet, 2 Şubat 2005.
(8) Sedat Ergin, 'İraklı Türkmenler Buharlaştılar Mı?' Hürriyet, 18 Şubat 2005. Başka bir kaynak Kürt İttifakından meclise giren Türkmen sayısını iki olarak veriyor: Erhan Başyurt, 'İrakta Seçimin İlginç Sonuçları,' Zaman, 23 Şubat 2005.
(9) ‘Ağır Silahlı 2 Bin Peşmerge Kerkük’te’ Hürriyet, 5 Şubat 2005. Mehmet Z. Öztürk, ‘Telafer’de Peşmergeler’ Önce Vatan, 21 Şubat 2005. ‘Peşmerge Musul’a Akiyor’, Radikal, 22 Kasım 2004.
(10) ‘Kerkük, Kürtler ile Türkmenler Arasında Kardeşlik Kendi Olacak’ Zaman, 1 Şubat 2005.
(11) Arif Zerevan, ‘Mesud Barzani’nin Ruyası Kürdistan’ın Güneyinden Daha Büyük’ Kerkük-Kürdistane, 7 Şubat 2005.
(12) Neşe Düzel, ‘Türkiye’de İki Resmi Dil Olmalı’ Radikal, 14 Şubat 2005.
(13) Anthony Llyod, ‘Kurds Demand Oil Cash as Prize for Peace’ Times Online, 22 Şubat 2005.
(14) Musa Anter, ‘Kerkük Kan Ağlıyormuş’ Yeni Ülke, 2 Haziran 1991.
(15) Neşe Düzel, ‘Türkiye’de İki Resmi Dil Olmalı’ Radikal, 14 Şubat 2005.
(16) ‘Türkmenlerin Kürtçe Öfkesi’ Star, 29 Ocak 2005.
(17) Nefi Demirci, ‘Erbil’de Toplanan II. Türkmen Kurultayı ve Üç Milyon Türkmen’, Orkun Dergisi, Sayı 35, Ocak 2001.
(18) ‘ABD Kerkük’ü Peşmergeye Devretti’ HO Tercüman, 24 Şubat 2005.
(19) ‘Erdoğan’a Türkmenler’den Yanıt’ Vatan, 16 Şübat 2005.