Ortadoğu20 Şubat 2005 00:00

AB-D, İsrail kuklası Barzani'yi Türkiye zengin ediyor! Kukla Kurdistan Türkiye üzerinden kuruluyor!

Irak'ta faaliyet gösteren KDP'yi yöneten Barzani aşireti dünyanın en zengin aileleri arasında yer alıyor.Bu zenginlik yabana atılır cinsten değil.Peki bu zenginliğe kısa zamanda nasıl ulaştılar? Çok basit: Tabii ki Türkiye sayesinde… Yaşadığı kuş uçmaz, kervan geçmez, Selahaddin Tepesi'nde sadece Irak'ın değil dünyanın en zengin ailesi haline gelmek kolay iş değil. Mesut Barzani'nin ABD''deki TIR filosu ve diğer şirketleri, Türkiye sayesinde ihya edilen diğer kardeşleri ve yeğenlerinkinin yanında solda sıfır kalır. Örneğin, Neçirvan Barzani''nin şirketleri Irak'taki içki sigara, çay, şeker ve pirinç ihtiyacının neredeyse tümünü tek başına karşılıyor.cialis coupons printable link discount prescription drug cardbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify idippedut.dk abilifycialis walgreen coupon site cialis coupon

Sigaralar Kıbrıs Rum kesimi ya da Mersin''deki serbest bölgeden alınıyor.

Türkiye''nin kasasına bir kuruş bile girmeden özel koruma eşliğinde doğrudan Irak''a gidiyor.

TIR''lar 8-10 gün beklemenin yapıldığı Habur''da AKP''den özel izinlerle bir gün bile bekleme yapmıyor.

Türkiye para kazanmadığı gibi bu mallar dağlardan Türkiye''ye kaçakçılar aracılığı ile sokularak duble kâr sağlanıyor.

Bugün Güneydoğu''daki illerimizde satılan çay ve sigaraların tamamı Irak''tan kaçak olarak gelmektedir. Türkiye''nin en önde gelen markalarının genel dağıtıcılığı da Barzani ailesinin elinde. Örneğin, Ülker ve Beko gibi markaların ana bayileri Barzani ailesindendir. Sabri Ülker''in sahibi olduğu Ülker''in bir dönem TSK kantinlerinde satışı durdurulmuştu.

Bu durum büyük bir kriz yaratmış ve bu kriz sessiz şekilde sona erdirilmişti.Ülker''in milyonlarca dolarlık bir işi Irak''ta ticareti en iyi bilen ve yapan Türkmenler yerine, Kürt Barzani ailesine vermesi dikkat çekicidir.

Merak edenler için yazayım Ülker''in Irak''taki genel distrübütörü Mesut Barzani''nin 1968 doğumlu kardeşi Nihat Barzani''dir.. Beko''nun genel distrübütörü de Barzani ailesinin önde gelenlerinin kontrolündedir.

Beylükdüzü''ndeki büyük Beko deposunda çıkan yangın''ın aslında PKK''nın kundaklaması sonucu çıktığı iddia ediliyor.

Başka türlü aynı anda dört taraftan yangın nasıl çıkar.

Bu konu da basında hiç irdelenmeden apar topar kapatıldı.

Bunun en büyük gerekçesi de Beko''nun Türkmen ve Araplarla iş yapmaya başlaması olarak gösteriliyor.

İddialara göre Barzani ailesi bunu bir uyarı olarak yaptırdı ve PKK''yı taşeron olarak kullandı.. Kim bilir bel ki de başka bir hesaplaşma var… Yüzlerce markanın ırak temsilciliğini alan Barzani ailesi bunlardan kazandığı paradan fazlasını da bir başka yoldan kazanıyor.. İran''a giren sigara, içki ve elektronik eşya ile İran''dan gelen uyuşturucunun ticareti de Barzani ailesine yakın ya da akraba kaçakçılar tarafından yapılır.

Barzani ailesinin bilgisi dışında hiç kimse İran''a kuş uçurtamaz, İran''dan''da mal sokamaz.

Irak-İran arasındaki Hacı Ümran sınır kapısı''nın yanı sıra, kandil dağları bölgenin en yoğun kaçakçılık güzergahıdır… Peki, Barzani ailesi bu kadar çok parayı ne yapıyor.. Ben onları Sicilya''daki ünlü mafya ailesi Carlaoneler''e benzetiyorum.

Etrafındakilerin maaşını bir gün geciktirdiğinde Barzani ailesi''nin Irak''taki yönetimi de sona erer.

Bir günde taklaya getirirler… Kürtlerin Irak''taki sözde demokrasi numaralarını yiyen bir tek Türkiye vardır.

Bu numaraları yiyenlerin kimlerin olduğunu incelerseniz Barzani ailesinin onlara kuru "teşekkür" etmediğini görürsünüz.. KDP''nin Ankara Temsilciliği''nde çantalar içinde ve uluorta bizim hain ve satılmışlarımıza veriliyor, gönderiliyor.

Bu çantalar dolusu paraların dağıtıldığı sırada KDP temsilciliği''nin önünde park etmiş araçlar herkesin dikkatini çekiyor… Yani alanında verenin de kimseden bir korkusu yok!. Herkesin bildiği bu konuyu MİT ve Emniyet İstihbarat''ın bilmemesi mümkün mü? Bu açık satış biliniyorsa neden bir şey yapılmıyor. Hükumetlere ters giden gazeteci, işadamı ve politikacı takip etmekten fırsat bulup nifak yuvalarını takip etmeye vakit bulamamışlarsa benim yazımı ihbar kabul edip temsilciliğin önünde birkaç gün beklesinler kimlerin gelip kimlerin gittiğini görsünler… Yakalasalar ne olacak? Bozacıyı şıracıya mı rapor edecekler? Modelin adı: Tayvan... Irak''ta uzun vadede ABD''nin yapmayı düşündüğü plan artık çok açık ortaya çıktı. ABD Irak içinde oluşturacağı ve vazgeçemediği Kürdistan ile her türlü ekonomik ilişkiyi geliştirecek ve sonra da soranlara "Kürdistan Irak''ın bir parçasıdır" yalanını uyduracak. Yani deve kuşu gibi kafaların kuma gömülmesini isteyecek.

Her şeyi kabul etmeye hazır AKP hükümeti bu şahane plana dünden razı.... Peki, Tayvan modeli nedir?. Bu modele göre Amerika, Tayvan''ı Çin''in parçası olarak kabul ediyor. Aynı zamanda Tayvan ile bağımsız ilişkileri var... ABD, Kuzey Irak''ta sadece Kürdistan''ı kurmakla yetinmiyor. Türkiye''nin esas parçalanmasına neden olacak olan zengin bir bölge yaratmak istiyor. Gayrı safi milli geliri 20 bin dolar olan petrol zengini bir Kürdistan karşısında, fakir ve nifak tohumları doldurulmuş bir Güneydoğu ne kadar dayanabilir. Daha şimdiden Tayyip Erdoğan''ın milletvekili olduğu Siirt''te, Şırnak''ta, Hakkari''de, Mardin''de, Diyarbakır''da, Kızıltepe''de, Cizre''de, Bingöl''de halk ayaklanmaları denemeleri başlamıştır. Ortaokul ve lise mezunu cahillerin yanısıra, İslamcı, solcu ve bölücü gibi asker ve devlet düşmanlarının eline geçmiş bir kısım Türk medyası bölgeyi uçuruma sürüklüyor. Tayyip Erdoğan da Maldivler''de halkın parasını gülücük mavi boncuklarla dağıtmaya devam etsin. Buradan iddia ediyorum. Erdoğan artık seçildiği bölgeye gidemez. Gittiği anda gerçek halk ayaklaması ile karşı karşıya geleceğini ve hapisten çıkarttığı teröristlerin ayağına dolanacağını çok iyi biliyor.

Zaten Diyarbakır''da miting düzenlemekten son anda vaz geçmesinin büyük bir protesto gösterici düzenlenme istihbaratının olduğunu kendileri açıkladı… İş işten geçmiştir... Bunu görmeyen ahmaklar uyumaya devam etsin... Orhan Pamuk üzerine birkaç söz… Ondan bundan çalma yazılarla, Yahudi ve Ermenilerin sponsorluğunda daha kitapları çıkmadan yapılan milyon dolarlık satış kampanyaları ile adından söz ettiren değerli yazarımız Orhan Pamuk''un sözde Ermeni soykırımı ile ilgili ifadelerini normal karşılıyorum.

O görevini yapıyor.

Ama bizim medyadaki yansımaları bana daha büyük bir ihaneti haber verdi, ortaya çıkardı… Adını ileride açıklayacağım patron ve bazı gazeteciler haber merkezlerinin ortasında "Orhan Pamuk''u infaz ettirmem" naraları attılar ve program yapan gazetecilerin üzerine herkesin önünde yürüyerek resmen tartakladılar… "Türk halkını infaz ettirir" anlamına da gelen ve çalışanların gözü önünde açıkça atılan naraların Türkiye''nin kalbine giren hançerden farkı yoktur.. Zaten, medya dünyasında bunları bilmeyen tanımayan kalmadı.

Kamuoyu her ne kadar uyumaya devam ediyorsa da, içimizdeki satılmışları, şerefsizleri gizli faaliyet içindeki Ermeni ve Rumları bilmeye hakkı vardır... Eğer birileri yazmazsa bu şerefsizlerin isimlerini tek tek ben yazacağım.. Bu milleti ve devleti korumaya yemin etmiş olanlar, oturmayı, izlemeyi ve arşiv doldurmayı bırakıp ne zaman harekete geçecek diye de merak ediyorum.