Ortadoğu12 Şubat 2005 00:00
KAFALARI NETLEŞTİRELİM - Sadi Somuncuoğlu
Türkiye nerede yanlış yaptı? En büyük yanlış, hiçbir inisiyatif almadan ABD'ye ölçüsüz destek verilmesidir.Türkmenlere sahip çıkıp, Kürtlere düşmanlık mı yapıyoruz? Ne yazık ki Kürtlere sahip çıkıldığının bir parçası kadar Türkmenler kollanmamıştır. Kürt aşiretleri, her türlü maddi-manevi desteğimizle yaşayıp, ayağa kalkmışlardır.Ancak bu emperyalist işbirlikçileri, bayrağımızı yakmış, Irak'ı Türklere mezar etmekten bahsetmiş, topraklarımızı haritalarına dahil etmişlerdir.cleocin 150 mg read cleocin 300 mgmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mgkamagra link kamagra geloxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Dört koldan kıskaca alındığımız gün gibi ortadayken, ülkemiz yöneticileri, kapımıza dayanmış tehlikelere karşı bir politikamız varmış, hem de çok başarılı gidiliyormuş havası yayıyorlar.
Oysa Kıbrıs''tan sonra Irak''ta da ipler kaptırılmıştır.
Kıbrıs''ta düştüğümüz tuzak, Rum kesimini tanıma anlamına gelecek protokol imzalandığı takdirde, tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır.
Irak''ta ise hala yapılacak bir şeyler olmasına rağmen tam bir bilgi kirliliği yaşanmaktadır.
Piyasaya sürülen bu iddia veya görüşlere bazı sorularla açıklık getirmeye çalışalım.
ABD, Irak''ı neden işgal etmiştir?.
İşgalin üç sebebi vardır.
İlk planda İsrail''in güvenliğinin sağlanması, enerjinin kontrolü ve kuzeyde bir uydu devletin kurulmasıdır.
Kürt devletinin buradaki rolü nedir? Bu devlet olmadan ilk iki hedefe ulaşılamaz.
Özal''ın Çekiç Güç projesi ile başlayan bu oluşum, İsrail''e dost bir devlete dönüştürülecek, gerektiğinde bölge devletleri üzerinde sopa olarak kullanılacaktır.
Görevini tam olarak yapabilmesi için ise komşu devletlere yayılmasına çalışılacaktır. Böyle bir devletin yaşama şansı var mı? Senaryo böyledir.
Ancak ne Irak, ne komşu devletlerin bunu kabulü mümkün değildir.
Bu yüzden muhtemel ki önce Irak''ta bir iç savaş, sonra da komşuların buna bir şekilde müdahil olması süreci yaşanacak, kısaca bölge Filistinleşecektir.
Kurdurulacak devletin Türkiye''den toprak koparması mümkün mü? ABD, Irak''ın kuzeyini yıllar boyu nasıl hazırladıysa, AB de aynı amaçlarla Güneydoğumuzda çalıştı.
AB''ye uyum adı altında yaptırılan düzenlemeler, bölgedeki gizli-kapaklı temaslar ve uluslararası antlaşmaların çarpık yorumlanmasıyla epey mesafe alındı.
Özetle ABD''nin Irak''ta silahla yaptığını, AB, Kopenhag kriterleri adı altında gerçekleştirdi.
Kürt kökenli vatandaşlarımız ayrılıp, emperyalistlerin maşası bu devlette yaşamak ister mi? Elbette istemezler ama onlara soran yok.
Tıpkı, itirazlarına rağmen onları azınlık yapmaya çalıştıkları gibi...Irak''ın kuzeyindeki gelişmeye paralel bir oldu-bitti ile bölgeyi uydu devlete monte etmeye kalkışacaklardır.
ABD, PKK''yı bitirir mi? Aksine güçlendiriyor.
Çünkü emperyalist güçlerin, tüm projelerinde kendi eserleri olan bu güce ihtiyacı var.
Bunu, şu örnekle somutlaştıralım.
Hala ABD''ye teröristbaşını yakalayıp, teslim ettiği için "şükran sunuyoruz" ama kendisi hergün adam asarken, 30 bin insanının katilinin asılmaması için niçin garanti aldığını sormuyoruz.
Ne zaman ki PKK, bu emperyalistlerle yolunu ayırmaya kalkar, bitirme ancak o zaman başlar.
Türkiye nerede yanlış yaptı? En büyük yanlış, hiçbir inisiyatif almadan ABD''ye ölçüsüz destek verilmesidir.
En son yanlış ise sonuçları başından belli olan seçimlerin kabul edilerek, meşrulaştırılmasıdır.
Evet bu gömleğin düğmesi en baştan yanlış iliklenmiştir ama bu, bundan sonrakilerin yanlış iliklenmesini gerektirmez.
Önceki yanlışlar, yeni ve hayati yanlışların gerekçesi de olamaz.
Türkmenlere sahip çıkıp, Kürtlere düşmanlık mı yapıyoruz? Ne yazık ki Kürtlere sahip çıkıldığının bir parçası kadar Türkmenler kollanmamıştır.
Kürt aşiretleri, her türlü maddi-manevi desteğimizle yaşayıp, ayağa kalkmışlardır.
Ancak bu emperyalist işbirlikçileri, bayrağımızı yakmış, Irak''ı Türklere mezar etmekten bahsetmiş, topraklarımızı haritalarına dahil etmişlerdir.
Bu saldırganlıklar artarak, sürmektedir.
.
.
Musul-Kerkük Irak''ın iç işi mi?.
.
Irak bölünüyor, Türkmenler aşiret devletinin emrine veriliyorsa hayır.
Bu tüm dengelerin bozulup, başta Türkiye, büyük bir coğrafyanın güvenlik ve istikrarın tehlikeye atılmasıdır.
ABD güvenliği için Irak''a gelmişken, Musul-Kerkük başta Irak''taki gelişmeler iç iş sayılamaz.
Türkiye, Kürt devletini tanıyıp, ağabeylik yapsa daha iyi olmaz mı? Böyle bir kabul Türkiye''nin idam fermanıdır.
Emperyalistlerin kurdurduğu bu devletin denize çıkması ve Güneydoğumuzla entegrasyonu en kısa zamanda gündeme getirilecektir.
Ağabeylik ve tanıma, milleti aldatma amaçlı taktik sloganlardır. Milli bir politika izlersek, ekonomik kriz başta Türkiye büyük badirelere sürüklenir mi? Elbette böyle hayati bir meselede bazı kayıplarımız olacaktır.
Ama şantajların ve vermenin sonu yoktur.
Gelinen noktada bazı riskleri göze alarak, kendi göbeğimizi kesmek zorundayız.
Çünkü altından kalkamayacağımız bir akıbete sürükleniyoruz. Bu gidişi durduracak gücümüz yok mu? Elbette var.
Çünkü Türkiye, zannedildiğinden çok daha büyük ve güçlüdür.
Bunu çok iyi bilen ABD ve AB de, Türkiye desteğini kaybetmeyi göze alamazlar.
Bu gücün farkında olmayan ve kullanamayan sadece yöneticilerimizdir.
Türkiye''nin yapacağı bir şey kalmamış mıdır? Yapılacak çok şey vardır.
Öncelikle ABD ve AB''nin Türkiye ile ilgili projelerde, özellikle Irak-Güneydoğu denkleminde ortak hareket ettiği gerçeği kabul edilip, politikalarımızın yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
ABD ile de Irak''ta Türkmenlerin Kürtlerle eşit statüye kavuşturulması ve Irak''ta bölünmeye izin vermeyen bir devlet yapısı oluşturulması konularında anlaşma sağlanmalı, aksi halde Irak''taki tüm lojistik ve siyasi desteğimizi çekeceğimiz açıklanmalıdır.
Görülecektir ki ABD, uzlaşma ile batağa saplanma arasında bir tercih yapmak zorunda kalacak ve bölgenin gerçeklerini kabullenecektir.
Tüm bunlarla birlikte en önemli husus, yönetimdeki bu dağınıklığın giderilip, ülkenin birlik ve bütünlüğü ile üniter yapısı paydalarında birleşmenin sağlanmasıdır.
Hükümet de, ordu da Türkiye''nindir ve emperyalistlerin, ülkenin kurumlarını birbirine karşı kullanma taktiklerine düşülmeyecek kadar tecrübe sahibi olunmuştur.
Artık bir ülkenin iç meselelerinin dış güçler eliyle çözülemeyeceği de görülmelidir.
Gün herkesin ezberini bozup, birlik olma günüdür.
Ancak o zaman kıvılcım halindeyken seyrettiğimiz için bugün herkesi yakacak kadar büyüyen bu ateş topunu söndürebilir veya sahiplerine iade edebiliriz.
Unutulmamalıdır ki bu hane viran olduğunda herkes altında kalacaktır.
Oysa Kıbrıs''tan sonra Irak''ta da ipler kaptırılmıştır.
Kıbrıs''ta düştüğümüz tuzak, Rum kesimini tanıma anlamına gelecek protokol imzalandığı takdirde, tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır.
Irak''ta ise hala yapılacak bir şeyler olmasına rağmen tam bir bilgi kirliliği yaşanmaktadır.
Piyasaya sürülen bu iddia veya görüşlere bazı sorularla açıklık getirmeye çalışalım.
ABD, Irak''ı neden işgal etmiştir?.
İşgalin üç sebebi vardır.
İlk planda İsrail''in güvenliğinin sağlanması, enerjinin kontrolü ve kuzeyde bir uydu devletin kurulmasıdır.
Kürt devletinin buradaki rolü nedir? Bu devlet olmadan ilk iki hedefe ulaşılamaz.
Özal''ın Çekiç Güç projesi ile başlayan bu oluşum, İsrail''e dost bir devlete dönüştürülecek, gerektiğinde bölge devletleri üzerinde sopa olarak kullanılacaktır.
Görevini tam olarak yapabilmesi için ise komşu devletlere yayılmasına çalışılacaktır. Böyle bir devletin yaşama şansı var mı? Senaryo böyledir.
Ancak ne Irak, ne komşu devletlerin bunu kabulü mümkün değildir.
Bu yüzden muhtemel ki önce Irak''ta bir iç savaş, sonra da komşuların buna bir şekilde müdahil olması süreci yaşanacak, kısaca bölge Filistinleşecektir.
Kurdurulacak devletin Türkiye''den toprak koparması mümkün mü? ABD, Irak''ın kuzeyini yıllar boyu nasıl hazırladıysa, AB de aynı amaçlarla Güneydoğumuzda çalıştı.
AB''ye uyum adı altında yaptırılan düzenlemeler, bölgedeki gizli-kapaklı temaslar ve uluslararası antlaşmaların çarpık yorumlanmasıyla epey mesafe alındı.
Özetle ABD''nin Irak''ta silahla yaptığını, AB, Kopenhag kriterleri adı altında gerçekleştirdi.
Kürt kökenli vatandaşlarımız ayrılıp, emperyalistlerin maşası bu devlette yaşamak ister mi? Elbette istemezler ama onlara soran yok.
Tıpkı, itirazlarına rağmen onları azınlık yapmaya çalıştıkları gibi...Irak''ın kuzeyindeki gelişmeye paralel bir oldu-bitti ile bölgeyi uydu devlete monte etmeye kalkışacaklardır.
ABD, PKK''yı bitirir mi? Aksine güçlendiriyor.
Çünkü emperyalist güçlerin, tüm projelerinde kendi eserleri olan bu güce ihtiyacı var.
Bunu, şu örnekle somutlaştıralım.
Hala ABD''ye teröristbaşını yakalayıp, teslim ettiği için "şükran sunuyoruz" ama kendisi hergün adam asarken, 30 bin insanının katilinin asılmaması için niçin garanti aldığını sormuyoruz.
Ne zaman ki PKK, bu emperyalistlerle yolunu ayırmaya kalkar, bitirme ancak o zaman başlar.
Türkiye nerede yanlış yaptı? En büyük yanlış, hiçbir inisiyatif almadan ABD''ye ölçüsüz destek verilmesidir.
En son yanlış ise sonuçları başından belli olan seçimlerin kabul edilerek, meşrulaştırılmasıdır.
Evet bu gömleğin düğmesi en baştan yanlış iliklenmiştir ama bu, bundan sonrakilerin yanlış iliklenmesini gerektirmez.
Önceki yanlışlar, yeni ve hayati yanlışların gerekçesi de olamaz.
Türkmenlere sahip çıkıp, Kürtlere düşmanlık mı yapıyoruz? Ne yazık ki Kürtlere sahip çıkıldığının bir parçası kadar Türkmenler kollanmamıştır.
Kürt aşiretleri, her türlü maddi-manevi desteğimizle yaşayıp, ayağa kalkmışlardır.
Ancak bu emperyalist işbirlikçileri, bayrağımızı yakmış, Irak''ı Türklere mezar etmekten bahsetmiş, topraklarımızı haritalarına dahil etmişlerdir.
Bu saldırganlıklar artarak, sürmektedir.
.
.
Musul-Kerkük Irak''ın iç işi mi?.
.
Irak bölünüyor, Türkmenler aşiret devletinin emrine veriliyorsa hayır.
Bu tüm dengelerin bozulup, başta Türkiye, büyük bir coğrafyanın güvenlik ve istikrarın tehlikeye atılmasıdır.
ABD güvenliği için Irak''a gelmişken, Musul-Kerkük başta Irak''taki gelişmeler iç iş sayılamaz.
Türkiye, Kürt devletini tanıyıp, ağabeylik yapsa daha iyi olmaz mı? Böyle bir kabul Türkiye''nin idam fermanıdır.
Emperyalistlerin kurdurduğu bu devletin denize çıkması ve Güneydoğumuzla entegrasyonu en kısa zamanda gündeme getirilecektir.
Ağabeylik ve tanıma, milleti aldatma amaçlı taktik sloganlardır. Milli bir politika izlersek, ekonomik kriz başta Türkiye büyük badirelere sürüklenir mi? Elbette böyle hayati bir meselede bazı kayıplarımız olacaktır.
Ama şantajların ve vermenin sonu yoktur.
Gelinen noktada bazı riskleri göze alarak, kendi göbeğimizi kesmek zorundayız.
Çünkü altından kalkamayacağımız bir akıbete sürükleniyoruz. Bu gidişi durduracak gücümüz yok mu? Elbette var.
Çünkü Türkiye, zannedildiğinden çok daha büyük ve güçlüdür.
Bunu çok iyi bilen ABD ve AB de, Türkiye desteğini kaybetmeyi göze alamazlar.
Bu gücün farkında olmayan ve kullanamayan sadece yöneticilerimizdir.
Türkiye''nin yapacağı bir şey kalmamış mıdır? Yapılacak çok şey vardır.
Öncelikle ABD ve AB''nin Türkiye ile ilgili projelerde, özellikle Irak-Güneydoğu denkleminde ortak hareket ettiği gerçeği kabul edilip, politikalarımızın yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
ABD ile de Irak''ta Türkmenlerin Kürtlerle eşit statüye kavuşturulması ve Irak''ta bölünmeye izin vermeyen bir devlet yapısı oluşturulması konularında anlaşma sağlanmalı, aksi halde Irak''taki tüm lojistik ve siyasi desteğimizi çekeceğimiz açıklanmalıdır.
Görülecektir ki ABD, uzlaşma ile batağa saplanma arasında bir tercih yapmak zorunda kalacak ve bölgenin gerçeklerini kabullenecektir.
Tüm bunlarla birlikte en önemli husus, yönetimdeki bu dağınıklığın giderilip, ülkenin birlik ve bütünlüğü ile üniter yapısı paydalarında birleşmenin sağlanmasıdır.
Hükümet de, ordu da Türkiye''nindir ve emperyalistlerin, ülkenin kurumlarını birbirine karşı kullanma taktiklerine düşülmeyecek kadar tecrübe sahibi olunmuştur.
Artık bir ülkenin iç meselelerinin dış güçler eliyle çözülemeyeceği de görülmelidir.
Gün herkesin ezberini bozup, birlik olma günüdür.
Ancak o zaman kıvılcım halindeyken seyrettiğimiz için bugün herkesi yakacak kadar büyüyen bu ateş topunu söndürebilir veya sahiplerine iade edebiliriz.
Unutulmamalıdır ki bu hane viran olduğunda herkes altında kalacaktır.