Washington-Ankara Operasyonu - Savaş Süzal
Müjdeler olsun, yurdumun toprağına taşına, tosun gibi bir yavru vatan Kürdistan oluyor yanıbaşınızda. Siz Ankaradan yapılan lafı güzaflara, atılan nutuklara falan bakmayın, onlar zevahiri kurtarmak için yapılmış konuşmalar. Hatırlayın bu yolu açanlar gene onlar değilmiydi? Zaten onlarda aldıkları talimatı yerine getirmekten başka bir şey yapmadılar. Herkeste aldığı talimatı yerine getiriyor. Gerisi tabana selam göreve devam türünden hep aynı aptal nakarat. naproxennatrium site naproxen kruidvatbuscopan link buscopan plusmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg
İşin şakası bir yana son günlerde Ankara-Washington hattında giderek hızlanan kimsenin görmmek istemediği bir operasyon var. Nasıl diye sorabilirsiniz? Geçen yazımda birazcık bahsetmiştim hatırlarsınız, bazı belirtiler var demiştim. Aracı rolü oynayan ve gazeteci kimliğine bürünen bazı kişiler şimdilerde, İstanbul'da gizlendikleri deliklerden çıkmaya başladı. Türkiye aleyhine faaliyet gösteren Dışişleri bakanı Gül’ün yakınen tanıdığı öğretim üyesi Henri Barkey ve Doktor Necmettin Kerim gibi tiplerse bazı gazeteciler tarafından halka yeniden pompalanmaya çalışılıyor. Henri Barkey’i hatırladınız sanırım, APO’ya meraklı, Kürt davasını ve Fethullah Gülen olaylarını eşeleyen, Türkiye'de doğmuş büyümüş ve hatta askerliğini yapmış, mümtaz bir bilim adamıdır ve aile bağları, CIA’ye kadar uzanır.
Daha önce din konuları üzerine uzman olarak lanse edilen ancak nedense, Osman Öcalan ile başlayanve şimdilerde, kürt ve PKK konularına merak salan birileri tarafından yapılan bu röportajlarda Kuzey Irak’ta Kürt devleti kurulacağı kehaneti işleniyor hep. Bu zatı muhterem, “Kürtler bağımsızlığa uzak değil” demiş. Aksini söylerse zaten çok şaşardım. Kendisi yıllardır bu konuda gayet önemli çabalar harcamış, gayret göstermiş bir kişidir. Bir zamanlar Türk Araştırmalar Enstitüsünden para alarak yapılan konuşmalarda ne hikmetse hep tersi savunulmuştu. Paranın gözü kör olsun. Ama beni çıldırtan bu adamı hala uzman gören ve satan mantık.
Gelelim Necmettin Kerim’e. Kerim, uzun süredir sessizdi. Meclis’te kürtçe yemin eden ve bugünlerde APO adına siyasi parti kurmakla meşgul olan Leyla Zana’ya 30 bin dolarlık doktor faturası kesen Necmettin Kerim aslında bir çocuk doktorudur. Necmettin Kerim’in ihtisası çocuktu ama herhalde Zana o yıllarda dokuz doğuruyordu ki Kerim’e tedavi olduğunu sxöyliyerek 30 bin dolar çekti.
Faturayı da Kuzey Irak’taki bir kürt toplantısında yaptığı konuşmada kanının akıtılmasını istediği Türk halkı ve onlar adına TBMM ödemişti. Kerim yıllarca Washington’da Türkiye aleyhine faaliyette bulundu, Mike Amitay ile birlikte Kürt Enstitüsünü kurdu. Amitay’ın da babası Türkiye sempatizanı bir başka musevi. Barkey’de ne tesadüfse musevidir hatırlatırım.
Necmettin Kerim o yıllarda PKK’ya verdiği destek nedeniyle Türkiye üzerinden Irak’a geçemiyordu. Bu konuda da bizleri, yani Washington’da o dönemlerde görevli meslektaşlarımı ve beni suçlamıştı. Kerim aynı zamanda bağımsız Kürdistan için de imza toplayan kişidir. Birleşmiş Milletler’e Kuzey Irak’ta bağımsız Kürdistan için referandum yapılmasını isteyen kişidir. İşte bu kişi gene aynı gazeteci tarafından Türk halkına mesajlar iletiyor. Kerim, geçenlerde Almanya’da tutuklanan PKK’nın yani KONGRA-GEL’in lideri olan eski DEP milletvekili Remzi Kartal’ı da Washington’a getirtmişti.
Söylediğim gibi operasyon hızlandı. Bu operasyon daha çok Kuzey Irak’ta kurulan Kürt devletine itiraz etmesi, sesini çıkarması beklenen ulusalcı ve Atatürkçü kurumlara karşı yürütülüyor. Bu kurumlar karalanıyor, etkisiz hale getiriliyor, tehtidleri ile alay ediliyor, dalga geçiliyor. Aslında normal ve beklenen bir davranış bu. Ancak bu kurumlarla bir orta yol bularak geçinmeyi öğrenen Başbakan Erdoğan’ın yeniden arasını bozmak acaba kimin işine gelir, kime yarar sağlar?. Bu operasyonu hazırlayanlar, bence AKP içinde, hatta belki de hükümetteler. Ne dersiniz?
Amaç ne diye sorabilirsiniz?. Bence amaç, AKP içindeki bir çekişmenin, oluşumun, görev değişiminin hızlandırılması. Biliyorsunuz, Tayyip Bey ne kadar iyi cilalasa da Türkiye’de herşey pek yolunda gitmiyor, her şey için için kaynıyor. Herşeyin çökmesi birilerinin ipi çekmesine bağlı. İşte böyle anlarda kenarda bekleyen ve tepeye oynamaya niyetli bazı arkadaşlar bu operasyonla kendilerine bağlı üniteleri, tarikatları kullanarak atağa geçip, ortalığı kızıştırmak istiyor. Bence bu değilse bile buna yakın bir şey. CHP’de de aynı tür kavganın olması tesadüf mü acaba?
Görüldüğü kadarı ile Türkiye’de de bazı kişilerinde katkısı ile Kürt Devleti gerçekten bir komşu olacak hemde, ABD ve İsrail’in koruması altında bir komşu. Bu nedenle, eğer bu gelişmelere Türkiye müdahale edemeyecekse ne olur içi boş teditler savurmamalı. Görüldüğü gibi bazıları sonradan bu tehditlerle dalga geçiyor. Türkiye bugüne kadar yeteri miktarda, taviz verdi, hatta küçük düştü veya düşürüldü, bu düzeyin altına düşmemekte yarar var.