Ortadoğu26 Ocak 2005 00:00

Irak'ın Kuzeyi : Güvendiğimiz Dağlara Karlar Yağarken

Türkiye, Irak’ın Kerkük kentindeki gelişmelere ilişkin kaygıları konusunda Washington’dan destek alamadı. ABD tarafının, Türkiye’nin, Kürtler’in Kerkük’te seçmen olarak kaydedilmesinde büyük ölçüde usulsüzluk yapıldığı yönündeki görüşüne katılmadığı belirtildi. Irak'ta seçimler yaklaştıkça Kürt liderlerin "bağımsızlık" sözcüğünü telaffuz etmeleri ve bir de "kırmızı çizgiler"den söz etmeleri ülkede tansiyonu artırdı. Bu arada şimdiye kadar Türkiye’nin uyarılarına karşın ABD’nin örgüte karşı hiçbir önlem almadığını belirten Washington’daki Türk kaynaklar, Washington’ın en azından, askeri güç gerektirmeyen birkaç önlem alabileceği beklentisini ifade etti.new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponscialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardnaproxennatrium go naproxen kruidvatmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Türkiye’nin Kerkük konusundaki kaygılarının, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a yazdığı mektubun yanı sıra, Ankara ve Washington’da ABD’li yetkililere anlatıldığı, Irak makamlarına da bu kaygıların mektupla iletildiği öğrenildi.
       Bu kaygıların, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Richard Boucher’ın 13 Ocak tarihli Kerkük konulu açıklamasının ardından iletildiği belirtildi.
       
BOUCHER: İÇ MESELEDİR

       Boucher, “Irak’ta devrik Saddam Hüseyin yönetiminin Kerkük ve çevresinde uyguladığı zorla göç ettirme, mallara el konması ve idari sınırlarla oynanması gibi haksız politikalara çare bulma çabaları, Iraklıların karar vereceği iç meselelerdir” yönünde bir açıklama yapmıştı. Boucher, Iraklılar tarafından hazırlanıp kabul edilen geçici anayasanın Kerkük’le ilgili 58’inci maddesini de tam olarak desteklediklerini kaydetmişti. Bu madde, Kerkük’ten Saddam döneminde sürülenlerin kente dönmesinin sağlanmasına işaret ediyor. Boucher’ın açıklaması, Kerkük’e Kürt göçüne ABD’nin dolaylı desteği olarak yorumlanmıştı.
       Geçici anayasanın 58’inci maddesinde Kerkük’ün statüsünün, bu yıl içinde hazırlanacak yeni anayasayla belirlenmesi öngörülüyor. Türkiye ise Kerkük’ün sınırlarının, 58’inci maddenin dışında bir tutumla ‘şimdi’ değiştirilmesi girişimine karşı çıkıyor.
       Diplomatik kaynaklara göre Türkiye, Kerkük’e 100 binden fazla Iraklı Kürdün akın ettiğini tespit etmiş bulunuyor. Bu rakamın 80 bininin ise 30 Ocak’taki Irak parlamentosu seçimleri için seçmen kaydı yaptırdığı belirtiliyor.
       
TÜRKİYE’NİN KAYGILARI NOT EDİLİYOR


       Edinilen bilgiye göre ABD’li yetkililer, Türkiye’nin Kerkük kaygılarını ‘not ediyor’ ve Türkiye’nin düşündüğü ölçüde kitlesel Kürt seçmen kaydı yapılmadığı görüşünü dile getiriyor. Bu kaygıların BM’ye iletilmesinin gerekçesini değerlendiren bir kaynak, “BM bir şey yapamaz, ancak bu kaygıların adresidir” dedi.
       Washington’daki kaynaklara göre Kerkük konusundaki sorunlar, Irak seçimleri sırasında ve seçimlerden sonra da devam edecek.

Bunlar da Kürtlerin kırmızı çizgileri :

Irak'ta seçimler yaklaştıkça Kürt liderlerin "bağımsızlık" sözcüğünü telaffuz etmeleri ve bir de "kırmızı çizgiler"den söz etmeleri ülkede tansiyonu artırdı.
KDP lideri Mesud Barzani'nin ardından bu kez Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Celal Talabani'nin yardımcılarından Noşirvan Mustafa, kilit konumundaki isteklerinin Bağdat yönetimi tarafından yerine getirilmemsi halinde Irak'tan ayrılma tehdidinde bulundu. "Bizim için üç kırmızı çizgi var. Eğer bu çizgiler çiğnenirse biz Iraklı kalmayacağız" diyen Noşirvan Mustafa kırmızı çizgileri şöyle sıraladı: "Eğer Araplar, federalizmin prensiplerini kabul etmezlerse biz artık Iraklı kalmayacağız. Eğer onlar bir teokratik rejimde ısrar ederlerse biz Iraklı kalmayacağız. Ve Kürt bölgeleri mutlaka Kürdistan'a geri verilmelidir." Kerkük petrolünün merkezi hükümet (Bağdat) tarafından kontrol edildiğini söyleyen Mustafa, bu konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Bunun değişmesi lazım. Kerkük mutlaka Kürdistan'a geri verilmelidir, diğer Kürt bölgeleri gibi."

Türkiye, PKK için önlem istiyor , ABD Umursamıyor :


Türkiye, terör örgütü PKK/Kongra-Gel konusunda net bir tutum izleyerek bu örgütü terör listesine alan ABD’nin, ilk aşamada en azından askeri güç gerektirmeyen birkaç önlemi almasını bekliyor.Şimdiye kadar Türkiye’nin uyarılarına karşın ABD’nin örgüte karşı hiçbir önlem almadığını belirten Washington’daki Türk kaynaklar, Washington’ın en azından, askeri güç gerektirmeyen birkaç önlem alabileceği beklentisini ifade etti.Türkiye, ABD’nin, terör örgütü PKK/Kongra-Gel konusunda, ilk aşamada en azından askeri güç gerektirmeyen birkaç önlemi almasını bekliyor. Bu önlemlerin başında, örgütün elebaşılarının yakalanarak Iraklılara verilmesi ve Irak makamlarının da bunlarını Türkiye’ye teslim etmesi sayılıyor. İkinci önlem olarak da Irak’ın kuzeyindeki Mahmur kampının kapatılmasına işaret ediliyor.
       Washington’daki bir gözlemci, ABD’nin başından beri Kürtleri Irak’ta en yakın dostu olarak gördüğü ve PKK/Kongra-Gel bile olsa, Kürtlere karşı önlem almak istemediği görüşünü ifade etti.
       Amerikalı yetkililer, Irak’ta isyancılar nedeniyle birçok güvenlikkaygısı bulunduğuna işaret ederek, örgüte karşı önlem almanın kendileri için şu sırada öncelikli bir hedef olmadığını çeşitli defalar dile getirmişti.