Siyaset3 Aralık 2004 00:00

Egemenlik tanımını kim ve ne zaman değiştirdi? - Arslan Bulut

Geçtiğimiz ayın gündemini, büyük ölçüde Başbakanlık Azınlık Çalışma Grubu''nun raporu işgal etti. Son olarak raporun yazarı Prof.Dr. Baskın Oran, Hükümetin rapordan haberdar olduğunu bildirdi! TBMM Başkanı Bülent Arınç''ın egemenlikle ilgili sözlerini ise Yeniçağ''dan başka eleştiren olmadı. Arınç, egemenliğin Avrupa''ya devrinin herkes tarafından bilinen bir konu olduğunu bildiriyordu.Daha önce de 2003''ün Ekim ayında, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, bir Yunan gazetesine verdiği demeçte, AB üyeliğinin egemenliğin kısmen devrini öngörmesinin Türkiye''yi AB üyeliğinden caydırmaya yönelik bir unsur olarak düşünülmediğini belirtmiş ve "bugünkü dünyada egemenlik tarifinin değişmiş olduğuna" dikkat çekmişti!sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectsabilify abilify alkohol abilifyoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Devletin tepesinde bir şeyler oluyordu ama tam anlamıyla çözmek mümkün değildi! Azınlık tartışmaları sürerken Doç.

Dr.Kutlu Merih aradı ve, "Bulut, egemenlikle ilgili tartışmalar geçen yıl Anayasa Mahkemesi''nde yapıldı.

Bugün, raporuyla tartışmalara sebep olan Baskın Oran, benzer görüşlerini orada da dile getirdi.

Kamuoyuna yansımadığı için kimse tepki göstermedi.

Üstelik aynı sempozyumda Prof.

Dr. Mümtaz Soysal bile ''Değişen egemenlik ve meşruluk'' başlıklı bir bildiri sundu.

Sen Genelkurmay Başkanı''nı eleştirmiştin ama, ondan önce, Anayasa Mahkemesi, egemenlik kavramının değiştiğini kabul etmiş, bu kabulün bilimsel tartışmasını yaptırmış bile" dedi.

Anadolu Ajansı''nın 25 Nisan 2003 tarihli haber bültenine baktım, Merih''in verdiği bilgiler harfiyen doğruydu.

Haber şöyle: "Anayasa Mahkemesi''nin 41.kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen sempozyum programı çerçevesinde ilk olarak ''AB ve Globalleşme Sürecinde Egemenliğin Dönüşümü ve Ulusal Egemenliğin Geleceği'' başlıklı toplantı yapıldı.

Anayasa Mahkemesi Konferans Salonu`nda gerçekleştirilen toplantıya emekli büyükelçi Nüzhet Kandemir başkanlık etti.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, toplantıyı açış konuşmasında, ulusal sınırlar içinde kalan ve hiç kimseyi kendi iç işlerine karıştırmayan egemenlik görüşünün, giderek gelişen insan hakları anlayışı ile bağdaşmadığı için terk edildiğini söyledi.

Bumin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''ne Türkiye aleyhine yapılan başvuruların azaltılabilmesi için Anayasa''nın 90.maddesi değiştirilerek ''uluslararası antlaşmaların, ulusal kanunlarımızdan daha üst seviyede normlar olduğu ve çatışma halinde bu antlaşma kurallarının öncelikle uygulanacağının açıkça belirtilmesi gerektiğini'' bildirdi.

(Bu madde, daha sonra, Bumin''in söylediği şekilde değiştirildi) Oturumu yöneten Nüzhet Kandemir de konuşmacılara söz vermeden önce yaptığı kısa değerlendirmede, ulusal egemenlik tanımının farklılaştığını ve artık devletlerin birçok konuda kendilerini uluslararası anlaşmalarla bağladıklarını hatırlattı.

Başbakan Başdanışmanı Prof.

Dr. Ahmet Davutoğlu ''Eğer biz ulusumuzun egemenliğini evrensel alanda güçlü kılmak istiyorsak, temelde semboller önemli olmakla birlikte güçlü bir meşruiyet oluşturmak ve bu egemenliği uluslararası platforma taşıyacak düzenlemeleri yapmak gerekir'' dedi.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.Baskın Oran da günümüzde ulusal egemenlik kavramının içe yönelik anlamının güç kavramına dayanmadığını, dışa yönelik anlamının ise güç kavramına dayandığı zaman sağlam olduğunu vurguladı.

Artık toplumda her türlü azınlığı temsil eden düşünce, talep ve çıkarları dikkate almanın demokrasinin temel direği ve ulus bütünlüğünün temel ilkesi haline geldiğinin altını çizen Prof.

Dr. Oran, ''Türkiye''de azınlıklar konusunda uygulanan mevzuat, ülkede azınlık kavramı ve hakları konusundaki resmi görüşten daha kısıtlayıcı niteliktedir.

Türkiye`de etnik, dinsel ve dilsel farklılıklara dayanan azınlıkların varolduğu ileri sürüldüğü anda, bu bütünlüğün bozulmak istendiği varsayılmakta ve bunu yapanlar bölücülükle suçlanarak cezalandırılmaktadır'' diye konuştu.

Oran, Lozan Anlaşması''ndan da söz ederek Türkiye''nin bu anlaşmayı gerektiği gibi uygulamadığını savundu." Devletin üst düzey yöneticilerinin Atatürk ilkelerinden tamamen ayrıldığının resmi belgesidir bu haber! Bilgilerinize sunulur!