Siyaset19 Ağustos 2004 00:00

Toprak namustur satılamaz - Yalçın Bayer

KIRKLARELİ’nin Lüleburgaz kentinden fakslar, elektronik mesajlar, telefonlar dinmiyor.‘Bu basit bir mülkiyet değiştirme hadisesi değildir... Cumhuriyetin teslim alınmasıdır... Türkiye tarımının bitirilmek istenmesidir’ diyorlar.new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponscialis coupons printable link discount prescription drug cardcialis forum cialis prodaja cialis bez receptafusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnecialis walgreen coupon site cialis coupon

Günlerdir süren tepki, Alpullu Şeker Fabrikası’na bağlı Sarmısaklı Tarım İşletmeleri’nin Şeker Şirketi tarafından ihale yoluyla Ankara’da 25 Ağustos’ta satılmasına ilişkin...

1926 yılında Atatürk tarafından pancar tohumu yetiştirmek için kurulmuş tarım işletmesi 18 bin dönüm; bunun 15 bini ekilebilir 1. sınıf tarım arazisi... 12 bin dönümü sulanıyor, arazide 14 adet derin su kuyusu bulunuyor. Son yıllarda işletmede, Trakya’da yüksek verim alınan yerli ucuz ve sağlıklı buğday tohumu üretiliyor.

Partilerin ilçe örgütleri ve STÖ’lerin oluşturduğu ‘Lüleburgaz Demokrasi Platformu’ satışı amaç dışı buluyor. Bu konuda çeşitli iddialar ortaya atılıyor.

Bildiride şöyle deniliyor:

‘Özelleştirme, satıp savma ve özkaynakları elden çıkararak yerli ve yabancı haramilere yol açma politikasının sonuçları ortadadır. Atatürk’ün mirası olan Sarmısaklı üzerindeki sosyal devlet kavramı dışında oluşturulan çirkin çabalar gözler önündedir.’

Bazı işbirlikçi firmalar bu yıl buğdayı 270 bin liraya köylüden satın aldı; sonra bunu TMO’ya 340 bin liradan satarak trilyonlar vurdular.

Sonra gidip yabancı tohum firmalarından doğal yapısı değiştirilmiş 1.5 milyona tohum aldılar.

Amerikalı tohum üreticisi Monsanto isimli şirketin yıllık tohum satışları 5 milyar dolar olarak gösteriliyor.

Sarmısaklı Çiftliği geçen yılın aralık ayında 60 trilyonluk bir bedelle ilk ihaleye çıkarılmıştı. Ancak, en fazla 7 trilyon değer bulabildi. Tepkiler üzerine ihale iptal edildi.

Çiftliğin satışına karşı tüm Trakyalı çiftçilerin sonuna kadar direneceklerini açıklayan platformun afişlerinde şöyle deniliyor:

‘Toprak zarar etmez, ettirilir’, ‘Toprak namustur, satılmaz’, ‘Toprağımızın, anamızın yabancılara geçmesini istemiyoruz.’

Ve ‘Atatürk’ün mirasına sahip çıkmak isteyenleri, 23 Ağustos Pazartesi günü 12.00’de Lüleburgaz Edirne Bayırı’ndaki protesto gösterimize çağırıyoruz’ diyorlar.

Neden Güneydoğu

TAPU Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Daire Başkanlığı tarafından açıklanan ve yabancı gerçek kişilerin Türkiye’de bina ve arazi alımını gösteren istatistikler çarpıcı bir durumu yansıtıyor.

Sanayi, ticaret ve turizm gibi alanlarda en önemli merkezlerimiz olan İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi kentlerimizde yabancıların aldığı bina ve araziler az sayıda iken Güneydoğu’da dikkati çekecek kadar çok bina ve arazi satın alınmaktadır. Örneğin, yabancıların aldığı bina ve arazilerin yüzölçümü İstanbul’da 5.3, Ankara’da 0.3, İzmir’de 2.6 ve Antalya’da 2.0 milyon metrekare iken Hatay’da 120.6, Kilis’te 54.9, Mardin’de 50 ve Gaziantep’te 23 milyon metrekaredir. Bu durum çeşitli yönlerden önem taşımakta ve zihinlerde soru işaretleri yaratmaktadır. Hükümetin, Güneydoğu illerimizde bina ve arazi alanlarının kimler olduğu, bu alımları hangi amaçla yaptıkları ve alınan gayrimenkullerin bugün nasıl kullanıldığı konusunda inceleme yapmasını ve kamuoyunu aydınlatmasını bekliyoruz.

Prof. Dr. Vural Fuat SAVAŞ Yeditepe Üniversitesi