Ortadoğu30 Eylül 2004 00:00
Telafer yinelenir mi?. - Uluç Gürkan
66 soydaşımızın öldüğü Telafer olayı bir prova mıydı? Başka kentlerde de, bu arada Kerkük’te yinelenecek mi? Irak’ta yaşam savaşı veren Türkmen liderler, ‘Hiç kuşkunuz olmasın’ diyorlar. Ekim ayındaki nüfus sayımı ve Ocak ayındaki genel seçim öncesinde Türkmen nüfusun planlı olarak kırılmak istendiğini belirtiyorlar ve Telafer’de aslında Kerkük provasının yapıldığını öne sürüyorlar. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetesfusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acneoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
Arap basınında da, çoğunluk nüfusu Yezidi olan Sincar ve Seyhan kentlerinin yakın zamanda Telafer benzeri saldırılarla karşı karşıya kalacağı yazılıyor. ‘Çünkü’ deniliyor, Yezidiler Kürt olarak tasnif edilmeye karşı çıkıyor.
Türkmen liderler ve Arap basını, olayları abartıyor olabilirler mi? ‘Evet, abartıyorlar’ diyenler, Telafer’deki ABD saldırısının Türkiye’nin tepkisi karşısında durdurulduğuna dikkat çekiyorlar ve ABD’nin Türkiye’nin tepkisini yeniden çekmekten kaçınacağını söylüyorlar.
ABD’nin Telafer saldırısını Türkiye’nin tepkisi üzerine planlanandan erken durdurduğu doğru. Ancak bu, kent yönetimin Türkmen karşıtlarının eline geçmesini ve 2.500 kadar silahlı Kürt milisin kente yerleşmesini önlemedi.
Bu koşullarda, Kerkük, Sincar ve Seyhan’da da benzeri sonuçlara ulaşmanın Kürt liderlerin iştahını kabartması son derece doğal.
* * *
Irak’ın Kuzeyinde demografik yapıyı değiştirmek için çok yönlü bir çaba var. Amerikan Haber Ajansı Associated Press bu çabayı ‘Kürdistan yeniden inşa ediliyor’ başlığıyla yorumluyor.
Yeni Kürdistan’ın nihai hedefi, Irak petrol sanayinin merkezi durumundaki Kerkük oluyor.
ABD işgaliyle birlikte, Kerkük’e planlı bir Kürt göçü ve yerleşimi başlamıştı.. Bu göçün son aylarda iyice hızlandığı gözleniyor. Onbinlerce Kürt, bölgesel Kürt yönetiminin teşvikiyle Kerkük ve çevresine yerleşmiş bulunuyor. Associated Press, Kürtleri göçe teşvik için bedava arsa, bin dolar para ve 10 ton çimento verildiğini yazıyor.
Eldeki son bilgiler, Kerkük’e şu ana kadar 72 bin Kürt yerleştirildiği, çevrede 100’den fazla yeni Kürt köyünün inşa edildiği, buna karşın 50 bini aşkın Arap’ın bölgeyi terk ettiğini gösteriyor.
* * *
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Kerkük’ün ‘bir saatli bomba’ gibi Irak’taki bütün her şeyi bozabileceğine dikkat çekerek ABD Dışişleri Bakanı Powell ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan’ı uyardı. Provokasyona gelinmemesini ve Kerkük’ün statüsünün bir an önce belirlenmesini istedi.
Ancak, bölgedeki Kürt liderler laftan anlayacağa benzemiyor. Kerkük, yerleşim ve tarihi açısından hiçbir zaman bir Kürt kenti olmadığı halde, Kürt liderlerden Barzani, kentin Kürt yönetimi dışında bırakılmasının kabul edilemeyeceğini, Kerkük kendilerine barışçı yollarla teslim edilmezse bunu zor kullanma yoluyla da olsa gerçekleştireceklerini söylüyor.
Irak adım adım parçalanmaya gidiyor. Buysa, sadece Irak’ı değil, Suriye, İran ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Dolayısıyla, sorunla ‘ciddi’ olarak ilgilenmek için öncelikle bölge ülkelerinin işbirliği ve dayanışması gerekiyor.
Ötesinde, Türkiye’nin Irak konusunda izlediği politikaları da değiştirmesi, askeri müdahale de dahil elindeki bütün imkanlarla çok daha etkin bir politika oluşturması gerekiyor. İstenmeyen gelişmelere etkili karşılıklar verebilmek için başka çare yok.
30.09.2004
Türkmen liderler ve Arap basını, olayları abartıyor olabilirler mi? ‘Evet, abartıyorlar’ diyenler, Telafer’deki ABD saldırısının Türkiye’nin tepkisi karşısında durdurulduğuna dikkat çekiyorlar ve ABD’nin Türkiye’nin tepkisini yeniden çekmekten kaçınacağını söylüyorlar.
ABD’nin Telafer saldırısını Türkiye’nin tepkisi üzerine planlanandan erken durdurduğu doğru. Ancak bu, kent yönetimin Türkmen karşıtlarının eline geçmesini ve 2.500 kadar silahlı Kürt milisin kente yerleşmesini önlemedi.
Bu koşullarda, Kerkük, Sincar ve Seyhan’da da benzeri sonuçlara ulaşmanın Kürt liderlerin iştahını kabartması son derece doğal.
* * *
Irak’ın Kuzeyinde demografik yapıyı değiştirmek için çok yönlü bir çaba var. Amerikan Haber Ajansı Associated Press bu çabayı ‘Kürdistan yeniden inşa ediliyor’ başlığıyla yorumluyor.
Yeni Kürdistan’ın nihai hedefi, Irak petrol sanayinin merkezi durumundaki Kerkük oluyor.
ABD işgaliyle birlikte, Kerkük’e planlı bir Kürt göçü ve yerleşimi başlamıştı.. Bu göçün son aylarda iyice hızlandığı gözleniyor. Onbinlerce Kürt, bölgesel Kürt yönetiminin teşvikiyle Kerkük ve çevresine yerleşmiş bulunuyor. Associated Press, Kürtleri göçe teşvik için bedava arsa, bin dolar para ve 10 ton çimento verildiğini yazıyor.
Eldeki son bilgiler, Kerkük’e şu ana kadar 72 bin Kürt yerleştirildiği, çevrede 100’den fazla yeni Kürt köyünün inşa edildiği, buna karşın 50 bini aşkın Arap’ın bölgeyi terk ettiğini gösteriyor.
* * *
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Kerkük’ün ‘bir saatli bomba’ gibi Irak’taki bütün her şeyi bozabileceğine dikkat çekerek ABD Dışişleri Bakanı Powell ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Annan’ı uyardı. Provokasyona gelinmemesini ve Kerkük’ün statüsünün bir an önce belirlenmesini istedi.
Ancak, bölgedeki Kürt liderler laftan anlayacağa benzemiyor. Kerkük, yerleşim ve tarihi açısından hiçbir zaman bir Kürt kenti olmadığı halde, Kürt liderlerden Barzani, kentin Kürt yönetimi dışında bırakılmasının kabul edilemeyeceğini, Kerkük kendilerine barışçı yollarla teslim edilmezse bunu zor kullanma yoluyla da olsa gerçekleştireceklerini söylüyor.
Irak adım adım parçalanmaya gidiyor. Buysa, sadece Irak’ı değil, Suriye, İran ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Dolayısıyla, sorunla ‘ciddi’ olarak ilgilenmek için öncelikle bölge ülkelerinin işbirliği ve dayanışması gerekiyor.
Ötesinde, Türkiye’nin Irak konusunda izlediği politikaları da değiştirmesi, askeri müdahale de dahil elindeki bütün imkanlarla çok daha etkin bir politika oluşturması gerekiyor. İstenmeyen gelişmelere etkili karşılıklar verebilmek için başka çare yok.
30.09.2004