Ortadoğu21 Eylül 2004 00:00

Telafer’e İnsanî Yardım Engelleniyor - Selim Somçağ

Her fırsatta dünyanın savaş gücü en yüksek ordularından birine sahip olmakla övünen Türkiye Telafer’e Kızılay yardımı göndermekten bile aciz.   Bu ülke Atatürk’ün bize bıraktığı,  başı dik Türkiye’ye mi,  yoksa İngiliz,  Fransız,  Rus büyükelçilerinin yönettiği,  padişahın öfkesinden kurtulmak isteyen bir sadrazamın İngiliz Büyükelçiliğine iltica ettiği Tanzimat Türkiyesine mi daha çok benziyor.

ABD ve peşmergeler geçen hafta yaptıkları askerî operasyonla 400 bin nüfuslu Türk şehri Telafer’den 50 bin civarında Türk’ü şehir dışına sürdüler ve şehrin denetimini ele geçirdiler.   Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri önce bu olayı yok saydılar;  daha sonra da ürkek demeçler vermekten başka bir şey yapmadılar.   Velhasıl-ı kelâm,  Erbil,  Musul ve Kerkük’ten sonra sınırımıza kuş uçuşu 80 km mesafedeki,  nüfusunun tamamı Türk olan bu çok stratejik şehir de yağdan kıl çeker gibi Amerikalıların ve peşmergelerin eline geçti,  ve böylece Türkiye’nin ve Irak Türklerinin Irak siyasî coğrafyasından silinmesi harekâtı tamamlandı.   Türkiye burnunun dibindeki bir bölgede sayısı yüz binleri bulan soydaşlarını katliamdan korumaktan ve kendi güvenlik stratejisini uygulamaktan aciz bir ülke olduğunu dünya âleme göstermiş oldu.

Telafer’in işgali ve nüfusun önemli bir bölümünün şehirden sürülmesi tamamlandıktan sonra ABD Türk kamuoyunu yatıştırmak amacıyla Türk hükümetinin Telafer’e Kızılay yardımı gönderme talebini kabul etti.    Malûm medya bunu “Türk Askeri Telafer’e Gidiyor” diye ilân etti.   Söz konusu Türk askeri yardım dağıtımı sırasında izdiham olmasını engellemek için Kızılay ekibine refakat edecek bir avuç güvenlik görevlisiydi...   Bizler "Demek Türk kamuoyu Kızılay yardımıyla avutulacak" derken,  aslında ABD’nin buna bile izin vermediği ortaya çıktı.   Dün akşam saatlerinde Telafer’e yardım götüren Kızılay ekibinin bir aracı Musul’da silâhlı saldırıya uğradı;  araçta bulunan üç Kızılay görevlisi ve iki gazeteci yaralandı.   Bu saldırı Türkiye Cumhuriyetinin Irak’ın kuzeyindeki caydırıcılığının ABD-peşmerge koalisyonunun gözünde sıfıra inmiş olduğunu gösteriyor.    Öyle ki bu koalisyon işgal ve etnik temizlik planını uygularken Türk kamuoyunu ve Türkiye Cumhuriyetini yatıştıracak en ufak bir jeste bile gerek duymuyor,  Türkiye’ye “Senin burada ne işin var?” diye posta koyuyor.

Her fırsatta dünyanın savaş gücü en yüksek ordularından birine sahip olmakla övünen Türkiye Telafer’e Kızılay yardımı göndermekten bile aciz.   Bu ülke Atatürk’ün bize bıraktığı,  başı dik Türkiye’ye mi,  yoksa İngiliz,  Fransız,  Rus büyükelçilerinin yönettiği,  padişahın öfkesinden kurtulmak isteyen bir sadrazamın İngiliz Büyükelçiliğine iltica ettiği Tanzimat Türkiyesine mi daha çok benziyor?