Hatırladınız mı Kerkük tartışmalarını? - Savaş Süzal
Şimdi o tarihlerde suç üstü yakalanmanın telaşı ile ve büyük bir panikle yalanlanmaya çalışılan bu noktaları, aradan üç ay geçtikten ve bölgede yaşanan gelişmeler ışığında bir daha değerlendirmenizi istiyoruz. Bakın bakalım. Bugün bu noktalar size şimdi bir şeyler ifade ediyor mu?naproxennatrium site naproxen kruidvatmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgkamagra kamagra 100mg kamagra gel
Aslında bunlara hayranım, namuslarına ve karılarına çok fazla güvenleri olmadığı için önce kadınların kafalarını, şimdide başka yerlerini kilitlemeye çalışıyor. Aynı ortaçağda şövalyelerin kadınlara demirden kilitli külot geçirdikleri gibi. Geçmiş olsun. Artık bu saatten sonra kimse senin kafa tutmalarını falan ciddiye almaz, zaten almıyor da. Zira onlara göre kendilerine diklenecek kafa falan yok ortada.Hepsini temizlediler sayenizde. O eleştirdiğiniz tarafınızdan yetiştirilen yalaka basınınız varya, niye kızıyorsunuz onlara? Aman dikkat bu kızmalarda bakarsınız AB standartlarına sığmaz. Hepinizin amacı aynı değilmi? Ülke parçalansın, Atatürk ilkeleri yok edilsin. Laiklik kaldırılsın, eli en çabuk olan köşeyi dönsün ve avantayı alsın. Ülkeyi ayakta tutan stratejik kararlar alan sistemler dağıtılsın. Bunlar değil mi yapılanlar ve onların da desteklediği? Şimdide fark ettiler ki senden büyük patron var. O nederse sen yapmak zorundasın ve yapıyorsun. onlarda her zaman yaptıkları gibi zaten hiç tanımadıkları yoksulun kendi halklarının yanında değil avanta kapacakları en büyük patrona yalakalık yapıyorlar ve yapacaklar. Niye şaşıyor ampul takımı, hayret vallahi?
Bakın, bundan yaklaşık üç ay kadar önce, Habergazete’de bir haber yayınladık. Bir hatırlatnma yaplım, burda ABD Dışişleri Bakanlığı memurlarının ve beş öğretim üyesi veya uzmanın katılımı ile Kerkük konusunda bir beyin fırtınası yapıldığını anlatmıştık. Bu toplantı ilk kez bizde daha sonra çeşitli gazete ve internet sitelerinde yayınlandı ama buna en büyük tepki toplantıyı düzenleyenlerle, biraz önce bizim Ampul takımının şikayet ettiği en büyük patrona kendisini satmış, sarı ve sapsarı gazetecilerden geldi. Böyle bir toplantı yok dendi. Bunlar uydurma dendi. Katılanlar tekzip etti dendi. Dendi efendim de dendi. İsterseniz bu işin fırtına sonrası hasarı yok göstermeye çalışanların sözlerini bırakalım da o yazılarda neler yazıldığına bir bakalım. O toplantıda cevap aranan sorular şunlardı;
1- Kerkük Kürt eyaleti içinde kalırsa TSK’nın tepkisi ne olur?
2- Kürt milliyetçiliğine islamcıların bakış açısı ne?
3- AKP’nin islam-kürt milliyetçiliğine yaklaşımı ve bakışı nedir?
4- AKP’nin TSK ile birlikte bölgedeki bir kürt devletine yaklaşımı ne olur?
5- AKP’nin Kuzey Irak’ta kurulacak bir kürt devletine bakışı ne olabilir?
6- AKP içindeki kürt asıllıların Başbakan Erdoğan üzerindeki etkileri nedir?
7- Ve yaklaşan ekonomik ve siyasi krizler içinde AKP’nin geleceği ne olur?.
Peki bu sorulara verilen yanıtlar ve çıkarılan sonuçlar neydi hatırlayalım;
· “-Kerkük’ün Kürt eyalet içinde kalması TSK’nın tepkisine yolaçabilir ve bu tepki asker tarafından ABD’ye duyulan güvensizliği daha da derinleştirebilir. ABD’nin kürtler yanında yeralmaya devam etmesi TSK’nın güveninin tamamen kaybetmesine ve bu nedenle Amerika’nın konuyla ilgili politikasını açıkca yürütmemesi önerildi. Ancak toplantıda, Kerkük’ün Kürt etnik federasyonu içinde kalmasını da Askerlerin bir operasyon yaparak önleyebilecek durumda olmadıkları, buna hem hükümetin hemde TÜSİAD’ın hemde TÜSİAD eksenli basının AB’yi de yanlarına alarak şiddetle karşı çıkabilecekleri ve askerin manevra alanının yalnızca “sinirlenmekle” sınırlı olduğu”.
- “- Türkiyedeki islamcı hareketin ana kaynağı, kürtçü din adamı Saiidi Nursi tarafından kurulan nur hareketi ve bu nedenle kürtlere sempati ile bakıldığı. Siyasi islamın, Kürtlerin yoğun olduğu Güneydoğu bölgesinde kuvvetlendiği ve 1995 seçimlerine kadar Kürt milliyetçiliğinin islamcı siyasetler içine gizlendiği. İçiçe geçmiş iki hareket, islami hareketle kürt milliyetçiliğinin aynı hedefe Kemalizme muhalif oldukları”.
· “-AKP’nin konuya yönelik politikaları olmamasının, ya da yok görünmesininin altında Türkiye’nin çıkarlarından çok, ülke içi güç mücadelesinden başarılı çıkma güdüsüne dayandığı”, ve başbakan danışmanlarından birinin “tezkere geçseydi o bölgede sıkıyönetim ilan edilecek ve bu da TSK’nın güçlenmesine neden olacaktı” demesi.
- “-Cengiz Çandar’a göre hükümet tarafından Türkmen Cephesi askerlerin bir birimi olarak görüldüğü ve bu durumdan hükümetin rahatsız olduğu, “Türkmen konusunun asker ile hükümet arasında bir mücadele göstergesi olduğu, Türkiye’nin artık tehlike algılamasında homojen olmadığı, sistemin stratejik düşünme mekanizmasının zayıf ve gittikçe parçalanmaya başladığı, Başbakan ve Dışişleri Bakanının geleneksel bürokrasi yerine işi danışmanlarıyla götürmeye çalıştığı, Cüneyt Zapsu’nun Zaman gazetesindeki mülakatında açıkca kürt kimliğini ve kürt milliyetçiliğine olan sempatisini de ortaya koyduğu”.
- “PKK’nın ateşkese son vererek saldırılara başlaması durumunda TSK’nın hareket alanının iyice sınırlanacağı ve hükümetinde asker karşısındaki insiyatifini kaybedebileceği, İlnur Çevik ve Cengiz Çandar’a göre AKP hükümetinin Kürt Federasyonuna karşı olmadığı asker ve MGK zorlamalarıyla Kürt etnik federasyonuna karşı çıkmak zorunda kaldığı, Gül’ün, Kürtlerin haklarına AKP ve hükümet olarak karşı olmadıklarını, ortada zaten bir Defacto devletin olduğu, kendilerininde şu ana kadar bu oluşumla iyi ilişkiler içinde bulundukları, Türkiye yi işin içine katmadıkları sürece gelişmeleri onların işi olarak gördüklerini, Kerkük’ün kürtlere verilmesine AKP’nin büyük tepki göstereceğini sanmadıklarını, hükümetin göstereceği tepkinin yalnızca asker ve milliyetçi gurupların tepkisini azaltma amacı taşıyacağı”.
Şimdi o tarihlerde suç üstü yakalanmanın telaşı ile ve büyük bir panikle yalanlanmaya çalışılan bu noktaları, aradan üç ay geçtikten ve bölgede yaşanan gelişmeler ışığında bir daha değerlendirmenizi istiyoruz. Bakın bakalım. Bugün bu noktalar size şimdi bir şeyler ifade ediyor mu? Ha bu arada bu işi yalanlamaya çalışanlar ve bu toplantılara katılanlara ne olduğunu bu yazı uzun olduğu için sizlere bir başka yazımızda anlatmaya çalışacağız. 17/Eylül/2004
Habergazete