Ortadoğu17 Eylül 2004 00:00

Telafer’den Kerkük’e - Hasan Ünal

..Bu köşede son bir yıldır ısrarla üzerinde durduğumuz Irak'ın bölünmesi senaryoları her manada hız kazanmış durumda. Böyle bir bölünmenin özellikle Kürt devleti ayağı neredeyse tamamlanmış gibi. Ve Amerika bu gidişatı haberde anılan komutanların söylediği gibi "endişeyle izlemekle" yetinmiyor. Bizzat destekliyor.sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectscleocin 150 mg read cleocin 300 mgkamagra kamagra wikipedia kamagra gel

Kerkük'ü 'Irak'ın Kosovası' olarak nitelendiren bölgedeki ABD'li komutanlar, bunun istikrarı tehdit ettiğini belirtirken, ABD ordusu yine de gelişmeleri izlemekle yetiniyor...

Kuzey Irak'ta Telafer'de gerginlik azalırken, Kerkük, barut fıçısı gibi. ABD medyasındaki haberlere göre, Irak'ta Ocak 2005'te yapılması planlanan seçimler öncesinde Kerkük'e büyük boyutta bir Kürt göçü gerçekleşiyor. The Associated Press ajansı, kente her gün yaklaşık 500 Kürt'ün yerleştiğini bildirdi. Kürt partileri bu kişilerin Saddam Hüseyin döneminde Kerkük'ten sürülenler olduğunu savunuyor.

Kente Kürt göçü özellikle ağustos ayında yoğunlaşırken, zengin petrol kaynaklarına sahip Kerkük'e, savaştan bu yana yerleşen Kürtlerin sayısının72 bini bulduğu belirtildi. Kentteki Kürt sayısını artırarak seçimi etkilemek isteyen Kürt partilerinin, Kerkük'e gelen yandaşlarına para verdiğini, bizzat ABD subayları dile getirdi. Kürtlerin yıldırma politikası çerçevesinde son aylarda yaklaşık 50 bin Arap'ın ise kentten kaçtığı bildirildi.

Bölgedeki komutanlar, Kürt göçünün yol açtığı tehlikelere işaret ediyor. Ancak diğer taraftan ABD ordusu durumu izlemekle yetiniyor... Kerkük'ten sorumlu 1. Amerikan Piyade Tümeni'nin komutanı Tümgeneral John Batiste, nüfus yapısında bu göçten dolayı meydana gelen değişikliğin uzun vadeli istikrarsızlığa yol açabileceğini söyledi. Aynı birliğin istihbarat subayı Yarbay Jim Stockmoe da Kerkük'ü 'Irak'ın Kosovası' olarak nitelendirerek, kentteki gelişmeler yüzünden iç savaş tehlikesine dikkat çekti.

Yukarıdaki satırlar NTV'nin başarılı Washington temsilcisi Ümit Enginsoy'un çektiği haber analizin cümleleriydi. Enginsoy dün İstanbul'a bu haberleri çekerken özellikle Amerikan basınında benzeri haberler yer almıştı. Son bir haftadır bu tür haberlerde bir artış gözleniyordu. Haberlerin ortak noktasını, Kürt grupların Kerkük'teki nüfus yapısını fiilen değiştirdikleri ve bu değişik yapıyı ekim ayındaki nüfus sayımı ile resmileştirmeye çalışacakları oluşturuyor.

Bu köşede son bir yıldır ısrarla üzerinde durduğumuz Irak'ın bölünmesi senaryoları her manada hız kazanmış durumda. Böyle bir bölünmenin özellikle Kürt devleti ayağı neredeyse tamamlanmış gibi. Ve Amerika bu gidişatı haberde anılan komutanların söylediği gibi endişeyle izlemekle yetinmiyor. Bizzat destekliyor. Bunun için Telafer'de yer yer soykırım unsurları içeren operasyonlar yapıyor. Kerkük'ü Kürt grupların önce yağmalamasına sonra da adım adım idari ve demografik açıdan ele geçirmelerine yardımcı oluyor. Buna itiraz eden Türkmenlerin haklı taleplerine de çoğu zaman bölgedeki ABD yetkilileri 'siz de aynısını yapın' anlamında karşılık veriyor.

Eğer Türkmenler de Barzani ve Talabani grupları gibi, devlet dairelerine el koysa veya nüfus yapısıyla oynasa şehirde iç savaş çıkacak. Belki de Amerikalılar bunu istiyorlar. Bu sayede Kürtlerin Türkmenleri etnik temizliğe tabi tutması kolaylaşacak ve Kerkük de Kürt devletinin topraklarına katılacak. Telafer'deki Türkmenler de benzeri yollarla ya kovulacak, öldürülecek ya da sindirilmek suretiyle Kürtleşmeye zorlanacaklar. Petrol bölgeleri üzerinde oturan Kürt devletinin Suriye bağlantısı kurulacak ve AK Parti iktidarı bu devleti büyütme ve yaşatma fikrine çekilemezse, bu devletin petrollerini Suriye üzerinden Akdeniz'e çıkarabilmesi için gayretler devreye sokulacak.

Artık mızrak çuvala sığmıyor. Türkiye zina ya da sadakatsizlik gündemiyle boğuşurken etrafımızdaki mengene sıkılaştırılıyor. Abdullah Gül bile Amerika'nın yaptıklarının endişe verici olduğunu söylemeye başladı. Durum endişe vericinin çok ötesinde ve tıpkı Kerkük ve Musul örneğinde olduğu gibi, Telafer'e de sadece bir askerî gözlem timi gönderebilen kurumların ve hükümetin tepkisi yetersiz kaldıkça, Amerika ve İsrail'in pervasızlık katsayısının iyice artacağını görecek gibiyiz.

Not: Almanya'daki Türkiye tartışmalarını ikinci defadır yazamadım. İnşallah pazartesiye...