Ortadoğu17 Eylül 2004 00:00

'Vahşi' Oyun - Hikmet Bila

Amaç, Kerkük'te ve diğer önemli kentlerde Kürt nüfusu çoğunluk haline getirmek. Türkmen ve Arapların çoğunluk olduğu yerlerin geleceğini bile seçmenleştirilmiş Kürtlerin oylarıyla belirlemek. Amerikan kuklası Kürt devletini petrol parasıyla güçlendirmek. Kerkük odaklı Kürt devletini sağlamlaştırdıktan sonra sınır ötelerine çomak sokmak. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenarenovation vejle site renovaabilify idippedut.dk abilify

Nihayet Amerikan basını da farkına varmış. Kerkük'e yoğun bir biçimde Kürt göçü yaşanıyormuş. Kerkük, Kosova olma yolunda ilerliyormuş. İç savaş tehlikesi varmış. Falan, filan...

Günaydın...

Bir yıldır tezgâhlanan bir oyun, nedense son perdeye gelince Amerikan medyasının dikkatini çekivermiş.

Dünya âlem biliyor ki, zengin petrol yatağı Kerkük'ü bir Kürt kenti haline getirmek için Irak'ın çeşitli bölgelerinden, İran'dan, Suriye'den, Lübnan'dan, hatta belki Türkiye'den Kürtler Kerkük'e taşınıyor. Göçenlere para veriliyor, arsa veriliyor, inşaat malzemesi veriliyor.

Amaç, Kerkük'te ve diğer önemli kentlerde Kürt nüfusu çoğunluk haline getirmek. Türkmen ve Arapların çoğunluk olduğu yerlerin geleceğini bile seçmenleştirilmiş Kürtlerin oylarıyla belirlemek. Amerikan kuklası Kürt devletini petrol parasıyla güçlendirmek. Kerkük odaklı Kürt devletini sağlamlaştırdıktan sonra sınır ötelerine çomak sokmak.

Bu oyunun başarılı olması için Kerkük'teki Arapların ve Türkmenlerin uzaklaştırılması gerekiyordu. Araplar için gerekçe hazırdı: '' Saddam vaktiyle buraları Araplaştırmıştı. Şimdi her şey tersine dönmeli. Araplar buradan gitmeli.'' Amerikan askerlerinin gözetiminde bu işlem başarıyla yürüyor.

Ya Türkmenler?..

Türkmenlerin bölgeyi terk etmesi için uygulanan yöntem daha vahşi. Bu kez Amerikan askerlerinin gözetimi yetmiyor. Amerikan uçakları, bombaları, füzeleri devreye giriyor, Türkmenler vahşi bir şiddetle uzaklaştırılıyor. Korumasız Türkmenler, kitleler halinde yerlerini yurtlarını terk ediyorlar.

İşte Tel Afer.

Amerika buradaki işini bitirmiş. Türkmenleri kaçırtmıştır. Tel Afer'in artık bir Türkmen kenti olması mümkün değildir. İşin ilginç yanı, Amerikalılar, Tel Afer katliamı ile ilgili olarak Türk basınında çıkan haberleri, ''vahşice spekülatif'' buluyorlarmış.

Tövbe tövbe...

İnsan hiç değilse ''vahşi'' sözünü ağzına almaz. Iraklı sivillerin üzerine bomba yağdırıp çoluk çocuk katleden kendileri, ama nedense Türk basını vahşi.

Türk basını da uyanıyor mu yoksa? Amerika, ''Alın size 1 milyar dolar hibe veya 8.5 milyar dolar kredi'' dediği zaman, ''yaşasın'' diye üzerine atlayanlar, ''Borsa 8.5 milyar dolar kredi sözüyle coştu'' diye manşet atanlar gerçeği gördüler mi? Bu kredinin, ''Türkiye Kuzey Irak'a karışmayacak'' diye koşula bağlandığını öğrendiği zaman gerçeği gördü mü acaba Türk basını?

Bu koşulun gölgesi altında, Amerika'nın Türkiye'yi hedef alan, 1 Haziran'dan itibaren de saldırıya geçen terörü koruyup kolladığını göstermek için kanıt gerekir mi?

Tarih tekrar ediyor.

80 yıl önce Irak'ta İngilizlerin oynadığı oyun, bugün Amerikalılar tarafından, çok daha kesin hatlarıyla, çok daha sonuç alıcı şekilde sahneleniyor.

Türkiye, 80 yıl öncesine göre çok daha hareketsiz, çok daha çaresiz. 80 yıl önce Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkmış, zavallı Türkiye, Irak'taki oyuna karşı çıkma cesaretini gösterebiliyordu. Hatta, Büyük Taarruz için yığınak yapıldığı günlerde bile, Türk hükümeti, Irak'ta inisiyatif kullanabiliyordu.

Bugün?..

Sözüm ona büyük Türkiye, güçlü Türkiye, Amerika'nın ''stop'' dediği çizgide duruyor. ''Geriye marş'' çekinceye kadar da orada duracağı anlaşılıyor.

Türkiye, bugün bir büyük stratejik oyunu kaybetmiştir. Gerisini kim bilir?